Kafeinli mi, kafeinsiz mi?

04092014 secim

İçindeki kafein maddesi nedeniyle bağımlılık yapan kahvenin sert, hafif içimli türleri olduğu gibi, kafeinsiz olanları da mevcut. Peki nedir kafeinli ve kafeinsiz kahvenin farkı? Yararlarını, insan sağlığına etkilerini Medical Park Göztepe Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Arzu Gökmen anlattı.

Kafeinli kahve

Kafein, gıdada bulunan maddeler arasında en fazla araştırılanlarından biri. Asırlardır yiyecek ve içeceklerde güvenli bir şekilde tüketilen bu madde ile ilgili ciddi bir bilgi birikimi var. Buna rağmen kafeinin sağlığa etkileri ile ilgili yanlış kanılar ve sorunlar halen devam ediyor. Kahvenin alışkanlık yaptığı ise bilimsel araştırmalar sonucu biliniyor. Bu madde bireysel tepkiye göre değişiklik gösterse de kan konsantrasyonunda 30-60 dakika içinde pik yapıyor. Ancak vücutta depolanmadığı gibi, birkaç saat içinde de atılıyor. Kafein tüketim miktarının 300 mg/gün olması öneriliyor. Yani günde ortalama iki fincan kahve tüketilmesi tavsiye ediliyor. Aksi halde aşırı kahve tüketimi kalbin ritmini olumsuz etkiliyor. Kafein, vücudun demir ve diğer besinleri emmesini engelliyor. Ayrıca kalsiyumun idrar ile vücuttan atılmasına neden oluyor ki bu da kemik erimesi riskini artırıyor. Günde üç fincan ve daha fazla kahve içmek kadınlarda doğurganlık oranını azaltıyor. Çünkü aşırı miktarda kafein tüketimi yumurtlamayı olumsuz etkiliyor. Kafeinin anne karnındaki bebek için zararlı olduğu da biliniyor.

 

Kafeinsiz kahve

Normal kahvedeki kafeinin alınması için işlemden geçirilen kahve, kafeinsiz kahve olarak adlandırılıyor. Ancak adı kafeinsiz olsa da bu tür kahveler tamamen kafeinden arındırılmıyor. Kafeinsiz etiketini taşıması için kahvenin yüzde 97 oranında kafeinsiz olması ve bu konudaki uluslararası standardı tutturması gerekiyor. Bu tür kahvenin kalp krizi riskini artırdığı veya kanserojen birtakım tetikleyiciler içerebileceğini belirten farklı bilimsel araştırmalar bulunuyor. Ancak kafeinsiz kahvenin herhangi bir sağlık sorununa yol açtığına ilişkin kesin veriler yok. Selülite yol açma oranının da kafeinli kahve ile aynı düzeyde olduğu biliniyor.

 

Sonuç

Kafein; kahve, çay, kola, çikolata gibi yiyeceklerin içinde bulunan, vücutta bağımlılık yaratabilen bir madde. Bağımlılık yaratmasının yanı sıra uyku açıcı ve enerji verici etkileri de bulunuyor. Yaklaşık dört-beş fincan kahve, kan basıncının beş birim artmasına sebep oluyor. Kortizon ve kateşolamin gibi stres hormonlarının üretimini de artırıyor. Özellikle gebe ve emziren kadınların kafeinden uzak durması öneriliyor. Günde 300 mg’dan fazla kafein tüketen kadınlarda düşük riskinin arttığı gözlemleniyor. Kafeinsiz kahve ise çok az miktarda kafein içeriyor. Bu tür kahve ile ilgili bazı araştırmalar olsa da sağlık üzerine etkileri konusunda halen yeterli veri bulunmuyor.

 

Ayşegül UYANIK ÖRNEKAL

Formsanté Dergisi Ağustos 2014 sayısı

 

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here