Ana Sayfa Sağlık Kahve deyip geçmeyin!

Kahve deyip geçmeyin!

mayis-2012-saglikk-2-1

Çoğumuz kahvesini içmeden sabahları kendine gelemez. Kahve en güzel sohbetlerin bahanesi, keyfin anlamlı içeceğidir. Kahve, aynı zamanda cildi de koruyor. Bu keyifli içecek cildin yaşlanması ile savaşan antioksidanlar yönünden oldukça zengin. Bu nedenle erken yaşlanmak istemiyorsanız kahve saatlerinizi atlamamalısınız.

mayis-2012-saglikk-2-2 5 hastanın 4’ü kolon kanserinden kurtuluyor!
Prof. Dr. Faruk Aykan, Amerika’da ‘Kolonumu Tara’ bilinçlendirme kampanyası ile yılda 35 bin kişinin kolon kanserinden kurtarıldığını belirterek, hastalığın karın ağrısı, halsizlik, kansızlık, kabızlık, ishal gibi belirtilerinin sıklıkla başka hastalıklarla karıştırıldığını, bu nedenle de hastaların doktora başvurmada geç kaldığını söyledi. Prof. Dr. Oktar Asoğlu belirtilerin ciddiye alınması, rutin kontrollerin ihmal edilmemesi ve gerekli yaşam tarzı değişiklikleri ile kolon kanseri riskinin yüzde 60 oranında azaldığını belirtiyor. Hastalığın tanısında kullanılan en önemli yöntem kolonoskopi fakat öncelikle dışkıda gizli kan testi yapılması öneriliyor. Uzmanlar, 20-30 yıl önce hastalığın tedavisinin kısıtlı imkanlarla yapıldığını ve hastaların ortalama yaşam süresinin altı ay olduğunu, oysa yeni tedavilerle bu sürenin uzadığını belirtiyor. Kolon kanserinden korunmak için kişinin yaşam tarzında birtakım değişiklikler yapması; örneğin günde beş öğün sebze-meyve tüketmenin yanı sıra, her gün en az 30 dakika egzersiz yapması öneriliyor.

mayis-2012-saglikk-2-3 Glokom gözleri vuruyor
Türk Oftalmoloji Derneği Başkanı, Glokom Birimi Başkanı Prof. Dr. İhsan Öge, halk arasında ‘karasu’ ve ‘göz tansiyonu’ olarak bilinen glokomun, körlükle sonuçlanabilen önemli bir göz hastalığı olduğunu belirtiyor. Prof. Dr. Öge, “Glokom, gördüklerimizi beynimize ulaştıran optik sinirin bir hastalığı. Yükselmiş göz içi basıncı görme sinirine baskı yapıyor ve sinir liflerinin hasar görmesine neden oluyor. Göz içi basıncı normalden yüksek olan insanlar, yani göz tansiyonu olanlar, glokom hastalığı için risk altında” diyor. Her yaştan insanın, glokom hastası olabileceğini söyleyen Prof. Dr. Öge, 45 yaş üstündeki herkesin, artan bir risk altında olduğunu belirtiyor. Glokom’un diğer önemli risk faktörleri arasında, aile öyküsü, şeker hastalığı, göz yaralanmaları, miyopi, düşük tansiyon, retina hastalıkları, migren ve diğer hastalıklar yer alıyor.

Tek taraflı çiğnemeyin!
Yüzünüze hiç alıcı gözüyle baktınız mı? Yüzünüzün bir tarafı daha şiş görünüyorsa simetri bozukluğundan şüphelenebilirsiniz. Ortodontist Aylin Sezen Yalçın, yüzdeki simetri bozukluğunun nedenleri arasında genetik, doğumsal, travmatik faktörlere ek olarak tek taraflı çiğneme alışkanlığının da olduğunu söylüyor. Tek taraflı çiğneme çok çeşitli sebeplerle olabiliyor. Çiğneme tek taraflı olarak yapılıyorsa o taraftaki çiğneme kasının hacminde artış oluyor. Zaman içinde artarak, diğer tarafla arasında belirgin farklılıklar oluşmaya başladığında simetri bozukluğu fark edilebiliyor.

Doktorlar da hastalar da bu hastalığın farkında değil
15 Nisan Akromegali Günü dolayısıyla yapılan basın toplantısında uzmanlar hastalığın görülme sıklığının giderek yükseldiğine dikkat çekti. Ergenlikten sonra beyindeki hipofiz bezinde iyi huylu bir tümörün oluşması sonucu ortaya çıkan akromegali, başta yüz ve kemik yapısı olmak üzere pek çok değişikliğe yol açıyor. Toplantıya katılan bilim adamları bedenlerinde şu belirtileri fark eden kişilerin mutlaka bir uzmana başvurması gerektiğinin altını çizdi: Büyüyen ayakkabı numarası, dar gelen yüzükler, aşırı terleme, et benlerinde artış, alt çenenin öne doğru büyümesi, dişlerin seyrekleşmesi, aşırı horlama. Aynı zamanda akromegali hastası olan dernek yöneticileri Dr. Mehmet Özden ve Hasan Ayhan ise hastalıkla ilgili farkındalıkları artıkça, etraflarına da bu gözle bakmaya başladıklarını dile getirdiler. Hastalıkla ilgili geniş bilgiye www.akromegali.org.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

Formsanté Dergisi Mayıs 2012 Sayısı

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here