Kanatsız uçacaksınız…

Gerçekleşmesini istediğim hayaller listesinde, bir maddeye daha çizik attım, geçtiğimiz günlerde; “Aironex Dikey Hava Tüneli” sayesinde, kelimenin tam anlamıyla, havalandım ve uçtum. Peki, ama nerede ve nasıl? İşte tüm bu soruların yanıtı haberimizde…

Erdinç Yapan – Fotoğraflar: Ahmet Gül

Beline taktığı kemerle oradan oraya uçan, Jetgiller'deki George Jetson'ı izlerken, ben de bir gün gökyüzünde özgürce uçabilmeyi hayal ederdim. Uçmanın, benim gibi pekçok insanın hayalini süslediğinden de eminim. Yer çekimine karşı koymanın imkansız olduğunu anlayıp, tam bu işten vazgeçecekken Aironex'in varlığından haberdar oldum: Bir dikey hava tüneli olarak tanımlanabilecek bu sistemin beni "uçuracağını" öğrenince, haber yapma kararını almamız pek de uzun sürmedi.

Uçuş Başlıyor

Selimpaşa'daki tesise doğru 5 kişilik ekibimizle birlikte yola koyulduk. Ben, Formsante ekibinden Tina ile Nilay, bizi görüntüleyecek olan Ahmet Gül ve tabii ki ona asistanlık edecek sevgili oğlu Erke… Bizi, 1.5 senedir bu sporla ilgilenen, eğitimini, bu işin anavatanı Letonya'da almış olan Hakan Cilasın karşıladı. Mısır, İtalya ve Torino'da gösterilere gitmiş olan Cilasın, gerçekten konusunda uzman bir eğitmen ve yurtdışında yaptığı sayısız uçuşla da deneyimlerini sürekli arttıran bir sporcu aynı zamanda… Hakan Cilasın hiç vakit kaybetmedi ve bize tesisi tanıttıktan sonra da uçuş için gerekli mini eğitimi vermeye başladı: Her spor dalında olduğu gibi, bunda da güvenliği elden bırakmamak için gerekli özel kıyafetler var; Tulum, eldiven, kask, gözlük ve kulak tıkacı ve spor ayakkabı. Bunları giymeden önce yarım saati bulan bir uçuş eğitimi alıyorsunuz. Havalanırken yapacaklarınız ve havada kalmak için nasıl durmanız gerektiği tarif ediliyor. Başınızı daima ileride tutmak ve dengede kalmak başlıca önemli noktalar. Gerisini 120 kiloluk bir insanı kaldırabilecek güçte pervane hallediyor. Uçmak için alt sınır 20 kilo, doğal olarak sistem bu kilonun altındaki çocuklar için uygun değil.

Dikkat; Birazdan havalanacaksınız!

Bu, aslında dikey hava tüneli olarak tanımlanan ve alttan üflenen güçlü bir hava akımıyla sizi 20 metre kadar yukarda tutan basit bir uçuş sistemi. Aşağıdan yukarı doğru üfleyen hava akımıyla hiçbir yere tutunmadan, havada öylece kalabiliyor ve giydiğiniz özel kıyafetlerle 3 dakikalık bir uçuş keyfi yaşayabiliyorsunuz.
Aironex'in güçlü pervanelerinde aynı anda dört kişi bu heyecanı yaşayabiliyor. Profesyonel bir uçucu rüzgarsız bir havada maksimum 15-20 metreye çıkabilirken, ilk defa uçacak olanların ideal yüksekliği 4-5 metre. Hafif yağmur, rüzgâr ve kar hava tünelinde uçuşu etkilemiyor. Ancak sert rüzgârlarda, yoğun yağmurda veya kar yağışlarında uçuş gerçekleştirilmiyor. Böyle özel durumlarda hava koşullarının düzelmesi bekleniyor ya da uçuş başka bir güne erteleniyor. 7'den 77'ye herkesin rahatlıkla yaşayabileceği bu deneyimi; hamileler, sırt, omuz ve bedeninin diğer bölgelerinde rahatsızlıklar yaşayanlar, sara hastaları yapamıyor. Ayrıca kurallara uymazsanız bilek burkulmaları yaşama olasılığının olması hocanızın talimatlarına uymanızı gerekli kılıyor. Bu heyecanı ilk kez tadacaklar için, hava tünelinde uçmak yorucu olabiliyor; çünkü vücudunuzu kontrol altında tutmak için oldukça büyük bir güç harcıyorsunuz. Hava tünelinde uçmak sadece keyifli değil aynı zamanda faydalı. Vücuttaki tüm kasları çalıştırıyor ve 3 dakikalık bir uçuş bile kendinizi farklı hissetmenizi sağlıyor. Uçuş için "yüzme kadar hatta daha faydalı" diyen Hakan Bey, işe yarayabilmesi için; Haftada minimum 10 dakika maksimum 45 dakika yapmamız gerektiğini söylüyor. Uçarak form tutmak yeni bir çılgınlık haline gelir mi bilmiyorum ama başlı başına uçuyor olmak bile keyifli.

Haberin devamı 2008 Ağustos sayımızda…

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here