Kaplıca rehberi

Belki de sağlık ve tatil kelimelerini yan yana getiren en eski kavram kaplıca. Modern spa otelleri açılmadan yüzyıllar önce, insanlar kaplıcalara gidiyor, hem şifa arıyor hem de dinleniyordu. Aslında, şifalı sular açısından dünyanın en zengin ülkelerinden biri olan Türkiye’de bu gelenek hâlâ oldukça yaygın. Kaplıcaları, hangisinin hangi hastalığa iyi geldiğini öğrenmek isteyenler rehber niteliği taşıyan bu haberden faydalanacaklar.

Türkiye şifalı sular açısından belki de dünyanın en zengin ülkelerinden biri. Öyle ki, sınırları içinde bir kaplıca, bir içme ya da Anadolu’da daha yaygın olarak kullanılan terimle bir çermik olmayan ilimiz yok gibi. Bizler de, Formsante gibi bir sağlık dergisinde çalıştığımız için, söz konusu gezi haberleri olduğunda bile mutlaka işe sağlık boyutundan bakıyor, gittiğimiz yerlerin önce kaplıcalarını, şifalı otlarını soruyoruz. Bu ay da bunca zamandır, gezdiğimiz, gördüğümüz kaplıcaları derleyerek bir rehber hazırlamaya karar verdik. Türkiye’de hangi kaplıcanın hangi hastalığa iyi geldiğini araştırdık. Bize göre, yaz tatili için çok geç, kış tatili için de erken olan bu dönemde, tatile gitmek isteyenler kaplıcaları ve termal otelleri düşünsünler, çünkü tam zamanı!

Sular ne zaman şifalı oluyor?

Kaplıca denince hepimizin aklına sıcak sular geliyor ama yeraltından gelen suların, kaplıca suyu olarak nitelendirilmesi için mutlaka şu 3 özelliğe sahip olması gerekiyor. Öncelikle, suyun sıcaklığı 20 derecenin üzerinde olmalı. Suyun içinde çeşitli mineral ve maden tuzları bulunmalı. Ayrıca bu sularda, karbondioksit ya da hidrojen gibi çeşitli gazlar da olmalı. Uzmanlar yer altından kaynayan herhangi bir suyu şifalı olarak tanımlayabilmek için 1 litresinde en az 1 gram mineral ve eşit değerler üzerinde karbondioksit, hidrojen sülfür veya radon gazlarından en az birinin bulunması gerektiğini belirtiyorlar. Bu sulardan, tedavi amacıyla faydalanılması ise kaplıca tedavisi olarak tanımlanıyor. Kaplıca tedavisi, başta kas ve iskelet sistemi rahatsızlıkları olmak üzere romatizmal, nörolojik ve travmatik hastalıklarla, ağrılar, kireçlenme ve spor sakatlıklarının tedavisinde kullanılıyor. Ayrıca kaplıca sularından içilerek de fayda sağlanmaya çalışılıyor. Kaplıca suları sindirim ve idrar yolu hastalıklarına karşı kürler halinde içilebiliyor.

Bireyler herhangi bir rahatsızlıkları olmasa bile, kaplıca sularından genel sağlık durumlarını daha iyi hale getirmek, vücut direncini arttırmak, stresten kurtulmak ve rahatlamak amacıyla da faydalanabiliyorlar. Kaplıca tedavisinde, asla atlanmaması gereken bir nokta var: Bu tedavi özellikle bir kür şeklinde sürdürülecekse mutlaka bir uzman doktor denetiminde yapılmalı. Çünkü, bir kişi için fayda sağlayan su, bir diğeri için sakıncalı olabiliyor.

Devamı 2005 Kasım sayımızda…

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here