Ana Sayfa Aktüel Doğru iletişimle kariyerinizde yükselin

Doğru iletişimle kariyerinizde yükselin

 

08072013 kariyer2Ufak işleri küçümsemeyin

Başlıktaki cümle, iş hayatına yeni başlayanların çok sık kullandığı yakınmalardan biri… Bu yakınmaları “Bu işe dosya taşımak için mi girdim?”, “Çay-kahve getirmek benim işim mi?”, “Ne zaman birileri beni fark edecek?” diye uzatmak mümkün… İş hayatına yeni başlayan gençlerin yaptığı en büyük hatalardan biri de işte bu yakınma aşamasında yeterince sabırlı davranamamak oluyor. Psikoterapist Nuray Filiz, bu aşamada yapılması gerekenler için şunları söylüyor: “Bir iş yerinde her şeyi öğrenmek, prizin yerini dahi bilmek önemlidir ve bunu öğrenmenin yolu da bu tür işleri yapmaktan geçer. Yöneticiler ayrıca sabır ölçmek için de yeni başlayanlara bu tür işleri verir. Artık bu tür işleri yapmaktan sıkılmış olsanız bile yöneticinize asla olumsuz yanıt vermeyin. ‘Tabii yaparım ama şu işi de istemiştiniz, arkasından onu da yetiştireceğim’ şeklinde bir cümle kurun. Eğer olumsuz tepki verir ya da beden dilinizle bunu hissettirirseniz bir süre sonra bu işlerin diğer arkadaşınıza verildiğini ve pozitif tavırları sayesinde onun göz bebeği olduğunu fark edersiniz.”

 

Sabretmeyi öğrenin

Üniversitede okurken hayallerini kurduğunuz şirkete girdiniz ama o da ne? Bütün gün masa başında önünüze gelen verileri bilgisayara giriyorsunuz. Onca yıl bunun için mi okudunuz? Üstelik aldığınız maaş da yetmiyor. İşte bu noktada da pes etmemek gerekiyor, çünkü size verilen işi küçümsemeden ve mükemmel bir şekilde yapmanız hiç beklemediğiniz anda size artı olarak dönüyor. Yarın çok farklı bir yerden iş teklifi alabilir ya da başka bir kuruma transfer olan müdürünüzün beraber gitme teklifi ile karşılaşabilirsiniz. Yeter ki hırsınızı ve azminizi kaybetmeyin, işinizi düzgün yapın.

 

Özelinizi kendinize saklayın

Eşimizden, çocuklarımızdan, anne-babamızdan daha sık gördüğümüz iş arkadaşları ile güçlü ilişkiler kurabilmek önem taşıyor. Ancak bir ilişkinin ‘güçlü’ olmasının anlamını iyi bilmek gerekiyor. Psikoterapist Nuray Filiz, bu konuyu Şirazlı Sadi’nin şu sözü ile açıklıyor: “İnsanlarla münasebet, ateşle olan münasebet gibi olmalı. Çok yaklaşma yanarsın, çok uzaklaşma donarsın.” Yani insanlarla ilişkileri güçlendirmek için özel yaşamınızdan bahsetmeniz gerektiğini düşünmeyin. Yeni girdiğiniz iş yerinde insanlarla senli-benli olmak için biraz bekleyin. Zaman içinde kiminle daha samimi olacağınızı fark edeceksiniz ancak o zaman geldiğinde dahi özelinizi koruyun.

 

Grup değil, birey olun

İşyerindeki arkadaşlarla yemeğe inmenin, kahve molaları vermenin, iş aralarında kaçamak sohbetler yapmanın ve araya diğer iş arkadaşları ya da yöneticiler hakkında dedikodular sıkıştırmanın keyfi inkar edilemez. Ancak burada da sınırı bilmek, ipin ucunu kaçırmamak gerekiyor. İşyerinde bireyselliğinizi korumak, yöneticinizle ilgili sıkıntılarınız bile olsa kapıyı en azından ayağınızı sokacak kadar açık tutmak önem taşıyor.

 

Doğrudan iş istemeyin

Psikoterapist Nuray Filiz, bu konuda ‘Bir kapı kapanır, bir kapı açılır’ atasözü ile başladığı sözlerini şöyle sürdürüyor; “Böyle bir durumda kesinlikle olumsuza odaklanmayın. Tabii ki oturduğunuz yerde olumlu düşünerek ayağınıza iş gelmiyor. Tıpkı proje örneğinde olduğu gibi küçük parçalardan işe başlayın. İnternet üzerinden başvurularınızı yapın, bağlantılarınızı arayın ama kimseden doğrudan iş istemeyin. Yönetici konumuna gelmiş insanlara herkesin iş istiyorum diye gittiğini aklınızda tutun ve daha doğru bir ifade tarzı ile şunları söyleyin; ‘Şu tarihte işten ayrıldım. Başvurularımı yapıyorum. Beni de hatırlamanız için sizi arıyorum. Konuyla ilgili olarak size özgeçmişimi göndermek istiyorum.’ Daha fazlasına gerek yok.”

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here