Ana Sayfa Psikoloji Kasaya geldiğinizde bir kez daha düşünün ‘neden satın alıyorum?’

Kasaya geldiğinizde bir kez daha düşünün ‘neden satın alıyorum?’

Kendimizi hiç mi şımartmayacağız?
Sürekli kısıtlanmak da bizde stres yaratıyor çünkü ‘Ben bir şeye layık değilim’ hissi gelişmeye başlıyor. Yine değersiz hissetmek söz konusu oluyor. Arada bir kendinize güzel bir yemek ısmarlamak, ihtiyacınız olmayan lüks bir şeyi satın almak gibi keyifleri yaşamanız gerekiyor.

Hesapsız harcama yap
ıp borçlananların psikolojisi nasıl etkileniyor? Depresyon görülüyor. Depresyonun temelinde zaten çaresizlik duygusu vardır. Borçlu insanda borcunu ödemek konusunda çaresiz kalıyor ve depresyona giriyor.

Eşim tutumlu mu cimri mi?
Bir kişiyi cimri ya da tutumlu diye tanımlamak aslında sizin bakış açınıza göre ortaya çıkıyor. Eli çok açık olan bir insan, gelirine göre harcama yapan arkadaşını ‘cimri’ olarak nitelendirebiliyor. Bu konu özellikle eşler arasında sorun yaratıyor. Hesapsız kitapsız yaşamayı seven bir kişi, gelir-gider hesabını tutan, hesaplı yaşamayı seven eşini tutumlu değil, cimri olarak tanımlayabiliyor.

ocak-2012-psikoloji-3-resim-2‘Online alışveriş’e direnebilmek çok zor
Her sabah e-postalarımızda bizi indirimli alışverişe çağıran, birbirinden güzel ürünler sunan internet sitelerinin e-postaları ile karşılaşıyoruz. Bu çekici tekliflerle başa çıkmak için çok güçlü olmak gerekiyor. Uzman Psikolog Nihal Araptarlı, “Eğer bu tekliflere hayır diyemeyenlerdenseniz kredi kartı kullanmamak, kart limitlerinizi sınırlı tutmak, bu sitelere üye olmamak ya da sadece bir ihtiyacınız varken siteleri ziyaret etmek sizi gereksiz para harcamaktan koruyabilir. Bir ürünü satın alma aşamasına geldiyseniz son onayı vermeden önce yerinizden kalkıp başka bir işle uğraşın. Tekrar yerinize döndüğünüzde satın alma isteğinin kaybolduğunu göreceksiniz” diyor.

Kontrollü olmak isteyenlere neler önerirsiniz?
Hangi zamanlarda para harcama isteği duyduğunuzu kendinize sorun. O zaman hangi duygu durumundaydınız, üzgün müydünüz, öfkeli miydiniz, kırgın mıydınız? Sonrasında bu duygu nasıl oluştu, neden o duygunun etkisindeyim sorusunu sorun. Neden sorusunu sora sora temel duyguya ulaşabilirsiniz. Gerçekten doyurulması gereken duygunun ne olduğunu fark ettiğinizde ise bununla ilgili çözümler üretebilir ya da bir uzmandan destek alabilirsiniz.

Eşimiz ya da çocuğumuz çok para harcıyorsa ne yapabiliriz?
Eleştirmeden yaklaşmak gerekiyor. “Çok alışveriş yapıyorsun, ne gerek var?” demek yerine, “Bunu alırken neler hissettin? Şu an kendini nasıl hissediyorsun? Almasan ne olurdu?” gibi sorular sorup onun kendini fark etmesini sağlamak gerekiyor. Eleştirel yaklaşım olduğu zaman karşı taraf da savunmaya geçiyor ve iletişim kurmak zorlaşıyor.

YAŞAYANLAR ANLATIYOR
Kadınların adı çıkmış bir kere…

“Giyim alışverişi yapmayı seviyorum ancak her zaman makul olmaya çalışıyorum. Eşim ise her gün aynı pantolonu ve ayakkabıyı giymeyi sorun etmiyor ancak teknolojik ürünlere dayanamıyor. Her gün bir ürünün bir üst modeli çıkıyor ve daha birinin taksidi bitmeden ikinciye başlıyoruz. Eşim eski cihazları ikinci elde satıp değerlendirdiğini söylese de hesapladığımda hep zararda olduğumuzu görebiliyorum. Kadınların alışveriş düşkünü olduğu fikri o kadar yerleşmiş ki her gün teknoloji sitelerinde ürün kovalayan eşim, ben bir ayakkabı aldığımda ‘Yine mi?’ diye soruyor.” Ece, 30, İstanbul

Çocuklarıma oyuncak almaktan vazgeçemiyorum
“Kendime ihtiyacım dışında hiçbir şey almıyorum. Ancak söz konusu çocuklarım olunca kendimi tutamıyorum. Küçükken sahip olamadığım her şeye onların sahip olmasını istiyorum. Aldığımız oyuncaklar artık odalarına sığmıyor. Biri eskimeden yenisini alıyoruz. Onlar da yeni bir oyuncak sahibi olmanın heyecanını çoktan yitirdiler. Biraz oynayıp kenara atıyorlar. ‘Bu sefer almayacağım’ diyorum ama her cumartesi kendimizi yine oyuncak mağazasında buluyoruz. Onlara kötülük yaptığımı biliyorum ama kendimi nasıl durduracağımı bilemiyorum.” Zerrin, 42, İstanbul

Dersimi aldım
“Süpermarkete girdiğimde kendimi kaybediyordum. Her üründen ikişer tane alıyor, yeni çıkan her şeyi inceliyor, indirimli ürünleri ise asla kaçırmıyordum. Ta ki üç kredi kartımın borçlarını ödeyemez hale gelene kadar… Bankalarla başım derde girdi, icralık oldum, kara listeye girdim. Annemin desteği ile bir uzmandan destek aldım. Artık kredi kartı kullanamadığım için cebimdeki nakit para kadar harcıyorum. Şimdi daha mutluyum.” Arzu, 35, İzmir

Yaprak Çetinkaya

Formsante Dergisi Ocak 2012 Sayısı

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here