Kış Depresyonuna geçit yok

Kış mevsimi bazıları için oldukça zor geçiyor; yorgunluk, ümitsizlik ve isteksizlik, kış aylarını çekilmez hale getiriyor. Oysa kış depresyonu olarak adlandırılan bu durum, anti-oksidanlı çaylar ve ışık terapisi gibi basit yöntemlerle ortadan kalkabiliyor..

Pınar Yüce, Güzel Sanatlar Fakültesinde, resim bölümünde okuyor. Fırsat buldukça Türkiye'nin çeşitli yerlerinde kamp kurarak, doğa resimleri yapıyor. Ancak bir iki senedir, sonbahar ve kış aylarında yaptığı resimlerin bahar ve yaz aylarında yaptıklarından daha farklı olduğunu hissetmiş. Bu farkı "Kış resimlerim sanki daha karanlık ve depresif" diye açıklıyor ve "tıpkı ruh halim gibi" diye ekliyor. Gerçekten de Pınar, kış aylarında depresif bir ruh haline giriyor, karamsarlaşıyor ve hiçbir şeyden zevk alamaz hale geliyor. Ve ilginç olan bunun kapalı havalar dışında başka hiçbir nedeni yok.
Kış aylarında yaşadığı bu durumun ürütekenliğini de son derece olumsuz bir şekilde etkilediğini açıkça yaşayan Pınar Yüce, bir gün yabancı kaynaklı bir sağlık dergisinde "Kış Depresyonu" diye bir durumdan bahsedildiğini duymuş ve bunun yaşadıklarıyla birebir örtüştüğünü düşünerek bir uzmana başvurmuş. Uzman da Pınar'ın tahminin yanlış olmadığını belirtmiş ve gerçekten de mevsim değişikliği sendromu diye tanımlanabilecek bir durum yaşadığını doğrulamış.
Aslında Pınar'ın durumu pek çok kişiye hiç de yabancı değil. Sadece A.B.D.'de 10 milyon kişi bu durumu ağır bir biçimde yaşıyor. Depresyonu daha hafif biçimde yaşayanların sayısıysa 25 milyon. Yaşanılan bölgedeki güneşli günlerin sayısı azaldıkça kış depresyonunun görülme sıklığı da çoğalıyor. Tatlı krizleri, kilo artışı, yorgunluk, uyku hali ve sosyal olaylara karşı ilgisizlik de kış depresyonuyla beraber seyrediyor.

Yaratıcılığı etkiliyor

Kış depresyonunun, Pınar gibi yaratıcı olan ve yaptığı işte yaratıcılığını kullanan kişileri daha çok etkilediği yapılan araştırmalarda ortaya çıkarılmış. Pek çok ressamın ve yazarın eserlerinde de bunu hissetmek mümkün. Genelde kış aylarında bu kişilerin üretkenliği azalıyor. Ve yine bu aylarda ortaya çıkarılan eserler, yaz aylarındakilere göre çok daha karamsar duygular içeriyor.
Yine yaratıcı bir işle uğraşan iç mimar Nazlı Karahasan, kış depresyonunu ve bunun yanında daha pek çok semptomu son derece açık bir şekilde yaşadığını söylüyor. Nazlı Karahasan'ın anlattığına göre, kış aylarında uyku ihtiyacı günde 12 – 16 saat arasına çıkıyor, içinden çalışmak ya da egzersiz yapmak gelmiyor ve canı sürekli çikolata, pizza, kahve ve kola çekiyor.
Kış depresyonunun tam olarak neden kaynaklandığı hakkında maalesef fazla bir veri yok. Yapılan son araştırmalarda, bu durumu yaşayan kişilerin vücutlarının, mevsimin değiştiğine dair biyolojik sinyaller gönderdiği ortaya çıkarılmış. Buna çok benzer bir sinyal kış uykusuna yatan hayvanların vücutları tarafından da gönderiliyor. Oysa kış depresyonu yaşamayan kişilerin vücutlarında böyle bir durum yok; yani mevsim değişikliğine ait bir sinyal gönderilmiyor.

Tedavi seçenekleri artıyor

Araştırmalar çoğaldıkça tedavi seçenekleri de aynı şekilde artıyor. Örneğin Pınar'ın durumunda bitkisel kaynaklı anti-depresan ilaçlar kullanılmış ve iyi sonuçlar alınmış. Bu bitkisel ilaçlarla psikolojik durumunda fark edilir bir iyileşme olduğunu ve moralinin yükseldiğini belirten Pınar, aynı zamanda uzman tavsiyesiyle egzersiz yapmış ve düzenli beslenmiş.
Anti-oksidan maddeler içeren yiyecek ve çaylar mevsim değişikliğinin olumsuzluklarına karşı etkili. Amino asit ve melatonin içeren ilaçlar da uzman tavsiyesiyle kullanılıyor.
Kış depresyonuna karşı özellikle A.B.D.'de kullanılan "Işık Terapisi" gün geçtikçe yaygınlaşıyor. Işık Terapisi, depresyon yaşayan kişinin, çok parlak ışık veren bir lambanın önünde belirli bir süre oturması esasına dayanıyor. Bazı uzmanlar solaryum seanslarının da aynı şekilde etki ettiğini savunuyorlar. Işık terapisi sayesinde kişinin iç saati etkileniyor ve mevsim değiştiğine, vücut tarafından kışın geldiğine dair sinyaller gönderilmiyor. Işık terapisi için en uygun zaman uyandıktan yaklaşık birkaç saat sonrası.
Kış aylarında depresif durumunun arttığını hissedenlerin bir uzmana başvurması ve onunla birlikte uygun bir tedavi şekli bulması şart. Çünkü bütün bu semptomlar uzun vadede kişinin hayatını son derece olumsuz etkileyebiliyor.

Işık terapisi

Işık terapisi yurtdışında oldukça yaygın bir uygulama. Vakaların yaklaşık yüzde 80'ninde etkili. Kişi her gün 25-45 dakika arası yüksek dozda ışık veren özel olarak tasarlanmış ışıklı panoların karşısında konumlandırılıyor. Haftada 3 – 4 kez yapılan seanslar yarım saat sürüyor ve 4-5 gün içinde etkisini gösteriyor. Bu yöntem Türkiye'de henüz uygulanmıyor; Türkiye'de yaygın olarak anti-depresan ilaçlar kullanılıyor ve kişiye sıcak bölgelerde tatil yapması öneriliyor.

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here