Korunun ve bilgilenin. Meme kanserinden korkmayın

4111171 HiRes

Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türü. Her 8-10 kadından biri ömür boyu meme kanserine yakalanma riski taşıyor ve bu risk yaş ile beraber artıyor. Hiçbir ek risk faktörü olmasa da, sadece kadın olmak bile hastalığa yakalanmak için yeterli oluyor. 


H
er yıl ekim ayı, meme kanseri farkındalık ayı olarak kutlanıyor. Bu kutlamaların amacı daha fazla kadına ulaşarak onları meme kanserine karşı bilinçlendirmek. Çünkü ne kadar bilgilenirseniz kansere karşı o kadar güçlenmiş oluyorsunuz. Genel cerrahi uzmanından psikoloğa kadar tamamen bir ekip çalışması ile mücadele edilen meme kanseri hakkında merak ettiklerimizi Amerikan Hastanesi uzmanlarına sorduk. Yanıtlarını sizler için derledik. 

DÜZENLİ MEME MUAYENESİ ŞART! 

DOÇ. DR. ECE DİLEGE 
GENEL CERRAHİ UZMANI 

“Meme kanserinde ‘erken tanı’da asıl hedef hastalığın klinik bulgu vermediği dönemde, henüz kitle oluşturmamışken, hiçbir şikayete yol açmamışken teşhis edilmesidir. Bu da ancak kanser tarama programlarıyla olabiliyor. Meme kanseri hiçbir şikayete yol açmayacağı gibi, memede kitle, ağrı, şekil bozukluğu, şişlik, sertlik, cilt çekintisi, meme başının içeri çekilmesi, kızarıklık, kabuklanma, pullanma, portakal kabuğu görüntüsü, meme başından kanlı akıntı, bir memenin anormal şekilde büyümesi ya da koltuk altında kitle gibi şikayete yol açabilir. Nadiren, memede fark edilmeyip hastalık ileri aşamalara geldi ise daha önce olmayan kemik ağrısı, karın ağrısı, baş ağrısı, sarılık, halsizlik gibi sistemik hastalık belirtileri olabiliyor. Erken evre meme kanserinin tedavisi ameliyat ile başlıyor, ileri evre hastalıkta ise diğer tedavi türleri (kemoterapi, radyoterapi gibi) ön plana çıkıyor. Her iki memenin kanser olmadan koruyucu amaçla alınması ancak, çok yüksek risk taşıdığı genetik testlerle tespit edilmiş kişilere risk azaltmak üzere yapılıyor.” 

MEME KANSERİNDE TARAMA ÇOK ÖNEMLİ! 

UZM. DR. SEVTAP DURMAZ 
RADYOLOJI UZMANI 

“Tarama mamografilerinde amaç, şüpheli bulguları ve varsa olgunun eski tetkikleri ile karşılaştırarak yeni oluşan bulguları saptamak. Tanı amaçlı mamografi ise klinik muayenede bulgusu olan olgulara uygulanıyor. Mamografi çekimi, dijital mamografide yeni teknoloji olan tomosentez tekniği ile yapılırsa meme dokusunun 3 boyutlu olarak değerlendirilmesini sağlıyor. Meme hastalıklarının tanısında mamografiyi tamamlayıcı en önemli görüntüleme yöntemi meme ultrasonografi oluyor. Ultrasonografi hem tarama hem de tanısal amaçlı kullanılıyor. Meme ultrasonografisi mamografik olarak saptanan lezyonların tanımlanması için gerekli incelemedir. Yerleşimi nedeniyle mamografinin görüntü alanına girmeyen veya meme yoğunluğu nedeniyle mamografide görünmeyen ancak klinik bulgu veren lezyonların saptanmasında ultrasonografi kullanılıyor.” 

“Ortalama risk grubundaki kadınlar 25-40 yaş arasında, 1-3 yılda bir klinik meme muayenesi olmalı. Bu sıklık ilk muayene sonrasında kişinin risk durumuna ve meme yapısına göre belirlenmeli. 40 yaşından itibaren ise yılda bir kez klinik meme muayenesi ve mamografi yapılmalı.” 

CERRAHİ TEDAVI HASTAYA VE TÜMÖRE GÖRE BELİRLENMELİ

DR. CANAN GÜRSEL 
GENEL CERRAHI UZMANI 

“Meme kanseri cerrahi tedavisinde en çok kullanılan tekniklerden biri lumpektomi. Bu yöntemde meme bütünlüğü korunurak, tümör çıkartılıyor. Cerrahi sonrası, lokal tedavinin tamamlanması için, mutlaka radyoterapi (ışın tedavisi) uygulanıyor… Modifiye radikal mastektomi, çok uzun yıllardır kullanılan bir ameliyat şekli. Deri koruyucu mastektomiler uygulanmaya başladıktan sonra daha az tercih edilen bir teknik olmaya başladı. Bu yöntemde, tüm meme, meme başı ve derisi, koltuk altı lenf bezleri çıkartılıyor. Çok büyük ve farklı merkezlerden çıkan çoklu tümörlerde ya da hasta ışın tedavisi alamayacaksa tercih ediliyor… Deri koruyucu mastektomiler son 5 yıldır giderek aran sıklıkta tercih ediliyor. Meme tümüyle alınıyor ancak derisi ve bazı hastalarda meme başı da korunuyor… Günümüzde, sentinel lenf bezi biopsi olarak adlandırılan yöntem ile koltuk altı ve meme arasında bulunan, birkaç adet lenf bezi, çeşitli teknikler ile bulunuyor ve ameliyat sırasında incelenerek, eğer bu lenf bezlerinde kanser hücresi yok ise koltuk altına bir işlem yapılmıyor. Nöbetçi lef bezlerinde kanser hücreleri var ise, aksiller diseksiyon uygulanıyor.” 

TEDAVİ SONRASI MEME KOLAYCA YAPILANDIRILABİLİYOR 

PROF. DR. SELAHATTİN ÖZMEN 
PLASTIK, REKONSTRÜKTIF VE ESTETIK CERRAH

“Memenin kanser nedeniyle alınması sonrasında, kanser ameliyatıyla eşzamanlı olarak veya daha önce meme kanseri ameliyatı geçirenlerde geç dönemde plastik cerrahi teknikleriyle yeniden meme oluşturulabilir (meme rekonstrüksiyonu). Yeni meme yapılırken temel olarak iki tür yol izlenebiliyor; hastanın kendi dokularının (karın, sırt, uyluk vb.) kullanıldığı teknikler veya protezle yeni meme oluşturulması tercih edilebiliyor, bazen bu iki yöntem kombine edilerek yapılabiliyor. Hangi yöntemin kullanılacağı; hastanın genel sağlık durumu, vücut yapısı, kalan meme dokusunun miktarı, tek veya çift taraflı meme rekonstrüksiyonu gerekliliği, doktorun tecrübesi (mikrocerrahi vb.) ve hastanın isteğine göre belirlenmeli. Meme yapıldıktan sonra yeni meme başı da yapılabiliyor ve meme başının rengi de çeşitli yöntemlerle normale en yakın hale getirilebiliyor.” 

KANSER TEDAVİSİNDE SEÇENEKLER ARTIYOR 

PROF. DR. NIL MOLINAS MANDEL 
MEDIKAL ONKOLOJI UZMANI 

“Kanser biyolojisindeki arayışlar ve gelişmeler ile bireysel tedavi seçenekleri tedavideki umutları artırıyor. Son yıllarda hedefli tedaviler eşliğinde yapılan uygulamalarla tümörün tamamen gerileyebileceği gösterildi. Hastalık başka organlara sıçramışsa, yani metastaz yapmışsa, cerrahi uygulamadan vazgeçilerek, sistemik tedavi ve gerektiğinde de radyoterapi uygulanması öneriliyor. Meme kanserinin sistemik bir hastalık olduğu, tanı anında bile mikrometastazların var olduğu kabul edilir. Bu nedenle, son 30 yıldır, erken evre meme kanserinin cerrahi tedavisine ek olarak, mikroskopik metastazları yok etme hedefleyerek yapılan koruyucu (adjuvan) kemoterapi ve hormonoterapi ile hem hastalıksız sağkalım hem de genel sağkalım oranlarında belirgin artış sağlandı. Daha yakın zamanlarda ise, tümörün gen profiline bakılarak, hastalığın risk belirlemesi daha ayrıntılı bir şekilde ortaya konuluyor. Bu yöntemle, koruyucu tedavi gereksinimi olan grupların daha net bir şekilde belirlenmesine çalışılıyor. Bu yöntem, adjuvan tedavi konusunda kararsız kalınan olguları yönlendirmek için, hekimlere önemli bir destek sağlıyor.” 

RADYOTERAPİ TEDAVİSİNDE NELERE DİKKAT EDİLMELİ? 

DOÇ. DR. YASEMİN BÖLÜKBAŞI 
RADYASYON ONKOLOJISI 

• Tedavi alanı ılık su ve nemlendirici sabun ile yıkanmalı: Yumuşak dokunuşlar kullanılmalı ve keseleme yapılmamalı. 

• Tedavi alanını nemlendirmek için, tedaviden sonra krem kullanılabilir. 

• Sıkı ve pamuklu olmayan giysiler giyilmemeli. 

• Cilt direkt güneş ışınlarından korunmalı. 

• Sıvı alımı önemli. Özellikle içilen çay, limonata gibi benzeri sıvıların suyun yerini tutmadığı unutulmamalı. 

• Düşük enerji hissi olabilir. Tedavi sırasında çalışıyorsanız, iş temponuzu hafifletmelisiniz. Bu dönemde arkadaşlar ve aile üyelerinin hastaya yardımcı olmasına izin verilmeli. Hafif düzeyde yürüyüşler ve egzersiz daha az yorgun olunmasını sağlayabilir. 

• Tedavi süresinde seksüel aktiviteye, doktor aksini söylemediği sürece devam edilebilir. Bu dönemde güvenilir bir doğum kontrol yöntemi kullanılması önemli. 

MEME KANSERİNDE PSIKOLOJİK DESTEK ALINMALI 

UZM. PSIKOLOG ASLIHAN KURT BEIERLEIN 

“Memenin, kadınlar ya da erkekler için kişiliklerindeki ve yaşamsal gelişim dönemlerindeki anlamı, insanlık tarihi kadar derindir. Bu yüzdendir ki, meme kanseri tanısı almak, fiziksel olduğu kadar duygusal olarak da travmatik bir durum. Tanıdan itibaren kişiler, önerilen tedavilerin yanında, bu tedavilerin yan etkilerinin psikolojik yükünü de beraberinde yaşarlar. Depresyon ve kaygı tedavi döneminde en çok gözlenen psikolojik sıkıntılar. Süreç içinde varolan olumsuz duygular daha da artıp, depresyon gibi daha ciddi duygu durum problemlerine dönüşerek, kişinin tedaviye uyumunu etkilerse bir uzmandan destek almak gerekebilir. Bu alanda çalışan psiko-onkoloji uzmanı psikologların öncelikli hedefi; tıbbi tedavilerin yarattığı, fiziksel, duygusal ve sosyal alandaki zorlanmalarla baş edebilmelerinde hastalara yardımcı olmaktır. Yapılan çalışmalar, psikolojik destek alan, iyi sosyal desteğe sahip, yaşamda hastalıklarla ilgili deneyimi olan, aktif baş etme becerilerini kullanabilen hastaların tedavi dönemlerini daha rahat geçirdiklerini gösteriyor.” 

KANSERDEN KORUNMAK İÇİN İDEAL KİLONUZU KORUYUN 

UZM. DIYETISYEN TUĞÇE AYTULU 

“Meme kanserinden korunmak için sağlıklı ağırlıkta olmak çok önemli. Özellikle menopoz sonrası kadınlarda obezite arttıkça meme kanserine yakalanma oranı da artıyor. Bu nedenle kilo kontrolü için sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz yapmak gerekiyor. Meme kanserinden korunmak için beslenmede her türlü sebze çeşidini içeren bir beslenme şekli benimsenmeli. Günde 5-9 porsiyon arasında meyve-sebze tüketilmeli. Haftanın bazı günlerinde et ürünleri yerine kurubaklagiller tercih edilebilir. Tam tahıllı ürünler tercih edilmeli, süt-yoğurt gibi yiyeceklerin daha az yağlı olanları yenmeli, tuzlanmış, tütsülenmiş ve salamura gıdalar daha az tercih edilmeli. Alkol tüketiliyorsa sınırlı miktarda olması, kadınlar için 1 kadeh, erkekler içinse 2 kadehte kalınması öneriliyor.” 

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here