Ana Sayfa Sağlık Kronik yorgunluğu iltihaplı romatizmayla karıştırdılar, Şüphecilik işe yaradı!

Kronik yorgunluğu iltihaplı romatizmayla karıştırdılar, Şüphecilik işe yaradı!

Bundan 10 yıl önce, şiddetli ve devamlı ağrılardan şikayetçiydim. Pek çok açıdan yakınmalarım romatizmayı çağrıştırıyordu. Muayene sonrası doktor “iltihaplı romatizma” teşhisi koydu. Ancak ağır kortizon tedavisine başlamadan önce ben yine de bir uzmana daha görünmek istedim.

1. Semptomlar
39 yaşında beslenmesine dikkat eden, sağlıkla ilgili konularda dikkatli ve bilgili olanlardanım. Yoğun iş hayatım dolayısıyla spor yapmaya fırsat bulamasam da, sağlığımla ilgili sorunları sebep-sonuç ilişkisi içinde düşünürüm. Mümkün olduğunca konuyua anlamaya, olayın köküne inmeye çalışırım. Size sözünü edeceğim hikayenin geçmişi 10 yıl öncesine dayanıyor.
Çocukluğumdan beri kendini sakınan biri olmadığım ve biraz da sakarlığımdan olsa gerek, dizlerimden yara bere hiç eksik olmadı. Bisiklet tepesinden voleybol antremanlarına derken acı ile arkadaş olmamız uzun sürmedi. Yaklaşık 10 yıl önce şiddetli ağrılar baş göstermeye başladı. Spor yapan herkes gibi sakatlanmalar ve sonrasında gelen ağrılar ile bunun sonrasında gelen iyileşme süreçlerine alışkınım. Düşersiniz, bir yerinizi çarparsınız, ağrılar oluşur ve geçer. Ancak benim olayımda işin düşündürücü yönü ağrının şiddetinin geçmemesi ve ara ara yoğunlaşması oldu. Ağrıların uzun sürmesiyle, size saydığım bütün bu ihmallerin ciddi bir soruna sebep olabileceğini düşünmeye başladım. Önce sebebin yine bir incitme olabileceğini düşündüm. Ancak ne buz tedavileri ne de dinlenmek, dizimi zorlamamak fayda etmedi. Benzer ağrılar ellerimde de başlayınca bana doktor yolu göründü. Bana kalırsa belirtiler romatizmayı işaret ediyordu. Neyse ki çok yakınımızda bu konuda önemli uzmanlardan birinin muayenehanesi vardı.

2. TEŞHİS
Randevu, ardından hızlı tetkikler ve ardından teşhis… Ama doktorun teşhisi beni deyim yerindeyse şok etti. Doktorumun ifadesine göre "iltihaplı romatizma" sebebiyle kortizon tedavisi görmem gerekiyordu. Doktorum, tedaviye gecikmeden başlamamı öneriyordu. Teşhisin konulduğu günü hatırlıyorum. Muayenehaneden çıkıp hem yürüdüm hem de uzun uzun düşündüm. Kortizon tedavisi zorunluluğu hiç hoşuma gitmemişti. Evet, ağrılarım vardı ama acaba başka bir çare bulunamaz mıydı? Doktorun yazdığı ilaçlar eczanenin poşetinde masamın üzerinde bana bakarken kararımı verdim. Başka bir doktora daha muayene olacaktım.
Tanıdığım güvendiğim doktorlara da danışarak yaptığım araştırma beni bu defa Anadolu yakasında bir profesöre götürdü. Randevu için bekleme süresi aylar alan bir profesör!
Sekreterini bıktırma pahasına defalarca aradım. Sonunda ancak iki ay sonra bir görüşme şansı koparabildim! Bu iki ay bekleme sürecinde çevremden "gittiğin doktorun tavsiyesine uy" diyen çok oldu. Gecikiyor olduğum fikri doğrusu beni de rahatsız ediyordu. Ama ailem bilgime ve araştırmalarıma güvenir, o nedenle kararıma saygı gösterdiler. Ben de sabırla bekledim.

3. ŞAŞIRTAN SONUÇ
Nihayet ikinci uzmanın karşısındaydım. Profesör sessizce başımdan geçenleri dinledi. Diğer doktoru iyice karalamak istemem ama bu ikinci doktor uzun yıllardır rastlamadığım kadar detaylı bir genel muayene yaptı. Bir takım ilave tetkikler istedi. Bunlar bazı kan testleriydi. Gerçi başta şüphelendiği rahatsızlığı söylemişti ama testleri kesin emin olmak için istiyordu. Bu detaylı muayene ve ardından ilave tetkikler beni adını ilk defa duyduğum hastalığımla tanıştırdı: "Kronik Yorgunluk Sendromu." Basit bir şeymiş gibi geliyor kulağa ama ciddiye alınmadığında ağır sonuçlar doğurabilen bu 21. yüzyıl hastalığı, az daha iltihaplı romatizma ile karıştırılıp lüzumsuz yere uzun bir kortizon tedavisi görmeme sebep olacakmış! Sonuçlarını düşünmek dahi istemediğim bu yanlış teşhisten kurtulduğum için mutluydum. Yeni tanıştığım, stres kökenli hastalığım sebebiyle şaşkındım. Muayenehaneden çıkarken yine de, aldığım sorgulamacı, bilimsel şüphe üzerine kurulu eğitime şükrediyordum.

4. ŞİMDİ…
Her alanda olduğu gibi tıpta da hatalar yapılabildiğini biliyorum. Ama bunu şahsen yaşamak tüylerimi diken diken etmiş, bu ders bana hayatıma sahip çıkmayı öğretmişti. Kronik yorgunluk öncelikle stres ve vücudun bağışıklık sisteminin zayıflaması sebebiyle oluşuyor. Teşhis sonrasında bir takım ilaçlar kullandım. Ama en önemlisi iş yükümü biraz olsun azalttım. Artık kendime daha iyi bakıyordum. Ağrıların bir daha tekrarlamaması için dikkatli davranmaya başlamıştım. Zaten burada en önemli şey insanın vücudunun verdiği sinyalleri ciddiye alması. Vücut zaten bizi uyarıyor!

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here