Labirent yolunda adım adım şifa

23102014 vfrost01

Bu labirentteki yürüyüşte hedef yok, önemli olan yaptığınız ruhsal yolculuk… Bu yolculuk, beden, zihin ve ruhsal bütünlüğünüzü sağlayacak çok önemli bir deneyim olabilir. Tabii sizin için vakti geldiyse… 

Vernon Frost, 12 yıldır düzenli olarak Türkiye’ye de gelerek Labirent seminerleri düzenleyen Güney Afrikalı metafizik öğretmeni… İnsanların farkındalıklarını geliştirmeleri ve şifalanmaları için çalışıyor, usta şifacılar da yetiştiriyor. Labirent çalışması için “Benim bebeğim gibi” diyor ve bir kez katılanın tekrar gelmek istediğini, her seferinde başka bir şey aldıklarını söylüyor. Türkiye’deki programlarını organize eden Ayşe Kızılöz onunla çalışmanın bir ayrıcalık olduğunu belirtiyor ve ekliyor: “Çünkü Vernon çalışmada neyse özel hayatında da o; insanlara yaklaşımı hiç değişmiyor.” 

Sadık bir Pozitif okuyucusu olan İletişim ve İlişki Uzmanı Hande Akın, 2011 yılında tanıştığı, ezoterizmden metafiziğe ve şifaya kadar birçok şey öğrenmeye devam ettiği Vernon Frost’u sizlerle de tanıştırmak için sayfalarımıza konuk etti. 

 

Kendinizi tanıtmanızı istesem, neler anlatırsınız?

Sadece bir insanım; eğlenmek isteyen… İnsanlara ruhsal bilgiler vererek nasıl büyüyeceklerini, olgunlaşacaklarını öğretiyorum.

 

Workshoplarınızda meditasyonlar, şifa çalışmaları, ruhsal bilgiler, hayata dair sorular ve cevaplar, zenginleştirici farkındalıklar oluyor. Bunlardan biraz bahseder misiniz?

Workshoplarımı tasarlarken, hayatım boyunca karşılaştığım öğretmenlerden benim de deneyimlediğim pek çok farklı süreci dahil ederek bir paket oluşturuyorum. Fark ettim ki parçalar halindeki öğretiler bir paket haline getirilince çok daha kolay ve anlaşılır oluyor. Bu paket öncelikle insanlara birbirlerine daha yakın ve samimi olmayı öğretiyor. Aynı zamanda birbirleriyle daha fazla uyum içinde olmayı, yaşamayı… Bunu deneyimleyecekleri süreçleri paketin içine dahil ediyorum. Anladım ki pek çok insan duygularını hissetmeyi bilmiyor, buna dair hiçbir fikirleri yok. Farklı koşullar içinde kendini ifade etmeyi bilmeyen de pek çok kişi var çünkü baskı altındalar ve korkuyorlar. 

Önce onlara nasıl meditasyon yapacaklarını öğretiyorum. Böylece bedeni rahatlatmayı öğreniyorlar. Bu tamamlandığında meditasyonla Tanrı’yla bağlantı kurmak ve ona daha da yaklaşmak geliyor. Bir misyon edinmeden nasıl zarafetle bağlantı kurulabileceğini öğretiyorum. Akışı hissetmek için izin vermelerini telkin ederek her seferinde bir sonraki seviyeye yükselmelerini öğretiyorum. Yavaşça bunu öğrendiklerinde farkındalıkları artarak bedenlerini şifalandırmaya başlıyorlar. Bedende var olan eski programları fark ederek akışın bedenlerinde daha sağlıklı bir şekilde devam etmesine yardımcı oluyorlar.

 

Labirent çalışmanıza katıldığımda çok ilginç bir tecrübem oldu. Labirentte yürürken çok eski bir anıyı hatırladım. O an enerjinin bütün bedenime yayıldığını ve üzerimde etki bırakan o anıdan şifalandığımı hissettim. Labirent çalışması ile ilgili ne söylemek istersiniz?

Labirent muhteşem bir sembol ve insanlar bunun içinde yürüdüklerinde daha sessiz ve durgun hale geliyor. Aslında Labirent bir meditasyon! Fakat işin güzel tarafı içinde barındırdığı sembolizmin tek bir yoldan girişinin ve yine tek bir yoldan çıkışının olması. Hata yapamazsın ve sadece yolu takip etmelisin; tıpkı hayat gibi… Eğer kalbini takip edersen o seni bir yola sokar ve sonunda yolun vardığı yere ulaşırsın, sonra buradan çıkıp daha başka bir şeyi keşfedebilirsin. Bu nedenle Labirent’in sembolizmi eşsiz! Aynı zamanda workshoplarımız içinde de eşsiz… Yaklaşık 12 yıldır bizimle beraber, tıpkı sihirli bir halı gibi İstanbul için… Labirent’te yürürken pek çok insanı gözlemliyorum. Özellikle küçük çocukları görüyorum; anneleriyle gelir gelmez Labirent’in içine dalıyorlar. Sanki ne yapmaları gerektiğini biliyor gibi görünüyorlar. Harekete başlamalarıyla birlikte gülmeye ve harika zaman geçirmeye başlıyorlar. Bu nedenle Labirent çok verimli ve şifalandırıcı bir süreç! 

 

Siz Labirent’i ilk defa ne zaman deneyimlediniz?

Labirent’i ilk defa Güney Afrika’da deneyimledim. Labirent, tasarlayan kişinin iki senesini aldı. Labirenti yaparken hastaydı, tamamladıkça iyileşmeye başladı. Bir misyonu vardı, onu gerçekleştirmeye odaklanmıştı. Benim düşünceme göre hepimiz bir noktayı kaçırıyoruz; eğer hepimiz şaşırtıcı güzellikte bir şeylerin hayatımıza gelmesine izin verirsek veya bir şeye gerçekten aşk ile odaklanırsak her şey değişmeye başlar. Bu da bizim workshoplarımızdaki koşulumuzdur. Bu neyi istemediğinle alakalı değil, aslında tamamen neyi gerçekten istediğinle alakalı. İnsanlar için gerçekten değişmesi zor olan bu… Çünkü “Eğer bir hastalığım varsa nasıl başka bir şey üzerine odaklanabilirim?” mantığına sahibiz. İnsanlar bunun mümkün olduğunun farkına vardıklarında yürümeye başlıyor. İşte bu nedenle Labirent workshopları şifalandıran bir yöntem haline geldi.

 

Labirent workshoplarını 12 yıldır İstanbul’da yapıyorsunuz ama çok eskiden beri bu çalışmaların içindesiniz. Ne kadar oldu?

Bilmem… Şimdi 22 yaşındayım (gülüyor). 17 yaşındayken spiritüel konularla ilgilenmeye başladım ve herhalde 45-50 yıl oldu. 

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here