Lizzy Hawker’dan ilham veren hikaye

AJT2002-Edit

Nepal’in dağlarından 1600 km koşmaya hazırlanan dünya rekortmeni ultra maratoncu Lizzy Hawker’ın hikayesi tüm kadınlara ilham oluyor: İçinizdeki potansiyeli keşfedin, rüyalarınızın peşinden koşun ve hiçbir zaman pes etmeyin…

 

 

 

 

 

Ultra maratoncu Lizzy Hawker için dağlarda koşmak bir yaşam biçimi… Dağlar ve doğal yaşamla kurduğu derin bağla sadece yarışmak ya da spor yapmak için koşmuyor, bu onun için adeta bir aşk. Bu aşkla koşarak birçok dünya rekoruna imza atan Hawker 2015 yılı sonlarına doğru Nepal’e geri dönmek ve Himalayalar üzerinden 1600 km koşarak dünyanın en dağlık ülkesini keşfetmek istiyor. Yaşadığı stres kırıkları yüzünden zorlu günler geçiren ancak pes etmeyen ve hareket etmeye devam eden Hawker, yaşadığı deneyimleri The North Face’in “Power In Me – İçimdeki Güç” kampanyası ile paylaşıyor. Koşunun keşfetmek için bir araç olduğunu söyleyen ve tüm dünyadaki kadınlara ilham vermek, rüyalarını gerçekleştirmek için onlara destek olmak istediğini söyleyen Hawker sorularımızı yanıtladı…

 ULTRA MARATON KOŞMAYA NASIL BAŞLADINIZ?
Benim için her şey muhtemelen altı yaşındayken dağlara ilk çıkışım ile başladı. Bu aynı zamanda dağlar ile uzun bir aşk ilişkisinin başlangıcıydı. Ultra mesafeleri koşmam ise tamamıyla tesadüfen oldu. Açıkçası hayatım boyunca koşmadığım bir zamanı hatırlamam çok zor… Ben her zaman koştum ama bu sadece kendim için yaptığım bir şeydi. 2005 yılında, ilk ultra yarışıma katıldım ve uzun mesafeler koşmanın benim için doğal olduğunu gördüm. Sanırım dayanıklılık daima içimdeydi, sadece bunun rekabetçi koşu yoluyla ifade edilebileceğini fark etmemiştim. Bundan aldığım ders, nereye varabileceğini her zaman bilmediğimiz fırsatların bazen ortaya çıkacağı ve onlardan yararlanma cesaretini gösterirsek, yeni bir dünyanın doğabileceği oldu.

 MOTİVASYONUNUZU NASIL YÜKSEK TUTUYORSUNUZ? 
Yaya olarak uzun yolculuklar yapmak çok sevdiğim bir şey… Ultra maraton koşmak aslında bunun bir uzantısı. Dolayısıyla, uzun bir yarışta motivasyonumu sürdürmek için, orada bulunma amacımı düşünürüm ve o anın içinde kalmaya odaklanırım. 

YARALANMALAR SONRASINDA TEKRAR ULTRA KOŞAMAYACAĞIM DİIYE ÜMİTSİZİLİĞE KAPILDIĞINIZ OLDU MU? 
Tekrar ultra koşup koşamayacağımı ya da ne zaman koşacağımı bilememe belirsizliği ile her gün başa çıkmam gerek. Sanırım, gerçek dayanıklılık bu… Bu durum size kendiniz ve diğer insanlar hakkında çok şey öğretiyor. Ama yaşıyoruz ve dolayısıyla umudu yitirmek için sebep yok.

KOŞMAYA BAŞLAMAK İSTEYEN GENÇ KADINLARA NE ÖNERİRSİNİZ?
Sadece başlama, deneme ve beklenmeyen fırsatları elde etme cesaretini gösterin. Kendimize verebileceğimiz en iyi armağan, tanımlanmanın ötesinde olduğumuz ve sınırlarımızın daima onların bulunduğunu düşündüğümüz yerin ötesinde olduğunu idrak etmemizdir. 

• 2005 yılında ilk ultra maratonunu kazandı.

• Dünyanın en zorlu ve saygın dağ maratonu Ultra Trail du Mont Blanc- UTMB’yi tam beş kez kazandı. 

• 2012’de 247 km’yi 24 saatte koşarak ilk dünya rekorunu kırdı.

• 2013’te ikinci dünya rekorunu Everest’ten Katmandu’ya 63 saat hiç durmadan koşarak elde etti.

• Önündeki hedef ise 1600 km’lik Büyük Himalaya Parkuru’nu koşarak aşmak.

Formsanté – 2015 Temmuz sayısı
Aytaç Özkardaş Gozzi

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here