Ana Sayfa Beslenme & Diyet Maden suyu mu soda mı? İşte ikisi arasındaki fark

Maden suyu mu soda mı? İşte ikisi arasındaki fark

Günümüzde eş anlamlı olarak kullanılsa da aslında maden suyu ve soda birbirinden çok farklı iki sıvıyı ifade ediyor. Biri doğal, diğeri birtakım kimyasalların belirli oranlarda bir araya gelmesi sonucu oluşuyor. İçerikleri farklı ama toplumda aynı şeyi ifade eden bu iki içecek hakkında oluşan karışıklığı ve ayrıntılı bilgiyi Diyetisyen Seçil Kenar’dan öğrendik.

MADEN SUYU MU?

Yeraltından çatlaklar bularak yeryüzüne çıkan, tamamen doğal ve mineral içeriği yüksek
sıvılar maden suyu olarak adlandırılıyor. İçeriğinde yüksek miktarda çeşitli mineraller,
birtakım elementler ve karbondioksit gazı yer alıyor. Bir suyun maden suyu özelliği taşıması için bileşimindeki çözünmüş katı madde içeriğinin toplam 250 ppm’den az olmaması gerekiyor. Çözünmüş mineral tuzları, element ve gaz içeriyor. Maden suyunun içinde de bikarbonat, sülfat, klorit, kalsiyum, magnezyum, florit, demir ve sodyum bulunuyor. Piyasada bulunan farklı markalardaki maden suları, birbirinden değişik miktarda mineral içeriyor. Bu farklılık, kaynağın bulunduğu coğrafi bölgeye göre değişebiliyor.

Gün içinde, özellikle de yaz aylarında veya egzersiz sonrası, terlemeyle vücutta bir miktar mineral kaybı oluşuyor. Kaybedilen minerallerin yeniden alınması için de asitli içecekler, çay ve kahve yerine maden suyu içilmesi öneriliyor. Kalsiyum içeren maden suları her yaştan kişinin kemik gelişimini desteklemeye yardımcı oluyor. Ayrıca içerdiği mineraller cildin nemlenmesini ve daha canlı görünmesini de sağlıyor. Mineral ve iz elementler sayesinde sağlık bakımından faydalı olan maden suyuna, içeriğindeki sodyum açısından da dikkat etmek gerekiyor. Özellikle hipertansiyon, kalp ve böbrek hastaları ile mide ülseri rahatsızlıkları olan kişilerin maden suyu tüketimine dikkat etmesi önem taşıyor. Ayrıca aşırı sodyum alımı idrarla kalsiyum atımını hızlandırdığı için, kemik erimesine de yol açabiliyor.

İçeriğindeki sodyum miktarı göz önüne alındığında, Amerikan Obezite Birliği sağlıklı bireyler için maden suyu tüketimini günlük 600 ml ile sınırlıyor. Genel bir inanışa göre, yemeklerden sonra mideyi rahatlatmak için maden suyu içiliyor. Oysa bikarbonat içeriği yüksek olan asit fazlalığı, yanma ve ekşimeyle seyreden mide hastalıklarında mide asidi fazlalılığını baskılayıcı olsa da sürekli mide kaslarını kasmak ve gevşetmek ileriki dönemlerde reflüye neden olabiliyor.

Bu yüzden maden suyunu yemek sonrası içmek yerine, ara öğünlerde tüketmek gerekiyor. Öte yandan halk arasında maden suyunun böbrek taşına yol açtığı düşünülüyor. Oysa sağlıklı insanlar 600 mililitreden çok maden suyu tüketmiyor ve yeterli su içerse, bu kişilerde böbrek taşı oluşmuyor. Böbrek taşı problemi olanların ise kalsiyum içeriğinden dolayı maden suyu içmemesi öneriliyor.

SODA MI?

Soda, içilebilir özellikli suların içerisine karbondioksit gazı eklenerek imal ediliyor. Doğal olmayan, yapay özellik taşıyan bir içecek olan soda, mineral ve iz elementler içermiyor.
İçindeki sodyum ise vücutta aşırı tuz tutulumuna yani ödeme sebep oluyor. Tansiyonu yükseltme riski bulunan bu içecek, çok miktarda tüketildiğinde mide problemleri ile gastrit, ülser ve reflü gibi hastalıkları tetikleyebiliyor.

SONUÇ

Toplumda anlam karmaşası yaratsa da maden suyu ve soda birbirinden çok farklı iki içecek. Uzmanlar, doğal kaynaklardan elde edilen maden sularını sınırlı tüketmeyi öneriyor. Öte yandan yapay yollardan elde edilen soda da aşırı miktarda içilirse kişiye zarar verebiliyor. Her iki içecek özellikle böbrek, mide ve tansiyon hastalarına önerilmiyor ya da limitli tüketilmesi uyarısında bulunuluyor.

Sonuç olarak, sağlıklı bireylerin özellikle terleme yoluyla kaybettiği mineralleri yerine koyması için günlük 600 ml’yi aşmayacak şekilde maden suyu tüketmesi öneriliyor. Ancak içinde herhangi bir mineral ya da iz element bulunmayan soda için aynı durum söz konusu olmuyor.

ŞİŞEDEN İÇİN

Havaların ısınmasıyla vücudumuz terle birlikte sıvı kaybediyor. Bu eksikliğin giderilmesi için su tüketimimizi artırmamız önem taşıyor.

Kaybettiğimiz mineralleri geri kazanmak içinse maden suyu yardımımıza koşuyor. Günlük ortalama iki şişe maden suyu içmek vücudun tüm mineral ihtiyacını karşılayabiliyor. Ayrıca vücuttaki sıvı dengesinin sağlanmasında da önemli rol oynuyor.

Fakat uzmanlar tüm bu faydalardan yararlanmak için maden suyunun bardaktan değil, cam şişeden içilmesi gerektiğini belirtiyor. Çünkü maden suyu bardağa boşaltıldığında oluşan aşırı köpürme içindeki gazın (Co2) kaçmasına sebep oluyor.

Bunun temelinde de elde ya da makinede yıkanan bardakların yeterince steril olmaması yatıyor.

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here