Meme estetiği hakkında mutlaka bilmeniz gerekenler

Uzun zamandır düşündüğünüz, uygulama konusunda cesaretli davranamadığınız meme estetiği hakkında doğru bilgi sahibi olmak için bu satırları dikkatli okuyun!

Yazı: Elif Gürsoy

Büyük, küçük ya da sarkık meme… Estetik cerrahide hepsinin bir çaresi var. Önemli olan siz ne istediğinizi biliyor musunuz, aslında hangisine ihtiyacınız var ve operasyon geçirmeye hazır mısınız? İnternette dolaşırken denk geldiğiniz kulaktan dolma cümleleri, kaynağından emin olamadığınız bilgileri bir kenara bırakalım. Belki de uzun zamandır sıkılaştırmak, büyütmek ya da küçültmek istediğiniz göğüsleriniz için bir uzmanın ağzından dökülen cümlelere ihtiyacınız vardır. Op. Dr. Gökhan Haytoğlu, meme estetiğini hakkında merak ettiğimiz tüm soruların yanıtını veriyor.

Meme estetiği için “Artık eskisi kadar zahmetli ve zor değil…” diyebilir miyiz?
Moda trendleri her değiştiğinde, kişilerin vücut yapıları veya istekleri de buna bağlı olarak değişebiliyor. Biz de hastalarımızda farklı istekler ile karşılaşabiliyoruz. Fakat genelde vücuda uygun, doğal, daha diri ve dik duran memeler tercih ediliyor. Bazı hastalarımız ise daha büyük, biraz yapmacık duran memeleri de tercih edebiliyor. Bu istekleri göz önünde bulundurarak, anatominin bize izin verdiği ölçüler doğrultusunda güncel teknikleri kullanarak bu ameliyatları gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Her gün ortaya çıkan teknolojik gelişmelerle daha hızlı, ağrısız ve az zahmetli hale geliyor. Hastalar iş ve sosyal hayatlarından ödün vermeden hızlı bir şekilde ameliyat sonrası iyileşme dönemine geçebiliyor.

Meme estetiği ile ilgili bilgi verebilir misiniz?
Bu ameliyatları üç gruba ayırmak mümkün. Genellikle en çok küçük meme yapısına sahip genç yaştaki hastalar ameliyat oluyor. Vücutlarına oranla meme yapıları daha az gelişmiş olan bu hasta grubu, daha hacimli ve büyük bir meme dokusu talep ediyor. Bu hastalara en güzel çözüm ise son teknolojinin sunmuş olduğu silikon dolgulu meme implantları. Yani meme büyütme estetiği… İkinci grup, genelde gebelik sonrası emzirme ve kilo değişimi nedeniyle başvuran hastalardan oluşuyor. Memelerin içleri boşalmış, hacimleri azalmış, meme dokusu sönmüş ve gevşemiş memelere sahip olan hastalar meme dikleştirmeden yana oluyor. Hacim kaybı yaşamış olan hastalara meme dikleştirme ile birlikte aynı anda meme implantı da uygulanıyor. Üçüncü grupta ise daha çok medikal nedenlerle ameliyat olmak isteyen hastalar yer alıyor. Boyun ağrısı, sütyen askı izi, meme kıvrımlarında pişiklere sahip hastaların yanı sıra istediği kıyafetleri üzerine yakıştıramama ve büyük memeden şikayetçi kadınlar da bu gruba dahil oluyor. Bol giysileri tercih ettikleri için daha kilolu görünüyorlar. Buna bağlı olarak toplum içinde sürekli kendilerine bakıldığını zannedip, daha da utangaçlaşıyorlar. Söz konusu hasta grubuna ise meme küçültme ve dikleştirme ameliyatları yapılıyor.

Ameliyat sonrasında kişinin nelere dikkat etmesi gerekiyor?
Operasyonlar genel anestezi altında ve tam teşekküllü hastanelerde gerçekleştiriliyor. Ameliyat sonrası hastalar bir gece hastanede kontrol altında tutulduktan sonra ertesi gün taburcu ediliyor. Ameliyat sırasında yapılan ince kesilerin iyileşmesi için bir süreye ihtiyaç oluyor. Meme dokusunun şeklini değiştirdiğimizden dokunun doğal olarak vermiş olduğu reaksiyon için iyileşme süreci gerekiyor. Genelde ilk üç gün kol hareketlerinde zorlanma olabiliyor. Üçüncü günden sonra hastalar normal hareketlerine dönüyor ve ilk yedi gün yara izinin iyileşmesi için zaman gerekiyor. Yara iyileşmeleri herhangi bir problem olmadan yedinci günün sonunda gerçekleşmiş oluyor. Ameliyat sonrası vücudun verdiği doğal reaksiyon yani bizim ödem dediğimiz şişlikler ve hafif morluklar olabiliyor. Bu durumların en aza indirilmesi için hastalarımızdan üç hafta boyunca destekleyici sütyenler kullanmasını rica ediyoruz. Bu süre boyunca söz konusu ödem, morluk ve şişlikler yüzde 70-80 oranında geçmeye başlıyor. İlk 1,5-2 aylık süreçte ise hızlı bir iyileşme dönemine girerek, memeler vücut yapısına alışarak iyice oturmaya, yumuşamaya ve şekil almaya başlıyor. Geri kalan kısmı ise operasyonu takip eden altı ay ile bir yıl içinde düzeliyor. Hastalar bu durumu fark etmeden vücut kendi kendine, her geçen gün daha da iyiye giderek iyileşmeye devam ediyor. Bir yılın sonunda tamamen iyileşmiş memeler normal yapısına ulaşmış, ödemler gerilemiş, yaralar tamamen kaynamış hatta yara izleri cilt rengine dönerek, ince çizgi ortadan kaybolmuş oluyor.

Küçük memeden şikayetçi kişi, büyütme operasyonu sonrasında psikolojik olarak kendini nasıl hissediyor?
Hastalar ameliyattan önceki ilk muayenede çok utangaç ve çekingen davranıyor. Öyle ki bazen kendi hastalarımızı muayene etmekte dahi zorlanıyoruz. Ameliyatı takip eden iki-üç günlük dönemde yani operasyonun etkileri azalmaya başladıktan sonra ise hastalarda aşırı özgüven oluşuyor. Daha rahat davranıp, giydiklerini kendilerine yakıştırıyorlar. Ayrıca postürlerinin değişmesiyle birlikte kıyafet seçimi de değişmiş oluyor. Çok daha özgüvenli ve iddialı kıyafetler seçebiliyorlar. Sosyal hayatlarında da pozitif enerjili bir birey olarak hayatlarına devam ediyorlar.

Meme küçültme operasyonu ile kişinin hayat kalitesi ne yönde değişiyor?
Meme küçültme ameliyatı iki-üç saat süren bir operasyon olup, hastadan fazla meme dokusu alınarak gerçekleşiyor. Geri kalan meme dokusunu yeniden şekillendirerek memeyi dikleştiriyoruz. Hastanın vücut yapısına uygun, daha dik ve diri duran, iyi görünen memeler elde etmeyi amaçlıyoruz. Böylelikle hastanın ilk etapta aşırı bir yükten ve ağırlıktan kurtulduğu için boynuna binen yük boyun ağrısı, boyun fıtığı başlangıcı ile postür bozuklukları ameliyattan sonra iyileşmeye başlıyor. Hastalar ameliyat sonrası dönemlerde daha dar ve istediği kıyafetleri giymeye başlıyor. Böylece özgüvenleri geri geliyor ve sosyal hayatlarında oluşan baskıyı hissetmemeye başlıyorlar.

Sarkan memeyi dikleştirme işlemi nasıl gerçekleşiyor?
Genel anesteziyle yapılan bu ameliyat, ortalama 2,5-3 saat sürüyor. Genellikle hastanın kendi meme dokusu yeterli ise mevcudu şekillendirmeyi tercih ediyoruz. Fakat bazı hastalarda kullanılabilecek meme dokusu kalmıyor. Bir şekilde emzirmeden veya kilo vermekten ya da diğer sebeplerden dolayı meme dokusu erimiş oluyor. Bu gibi durumlarda memeyi şekillendirip, meme başını yukarı alıyor ve küçük implantlardan yardım alarak memeye uygun hacmi desteği sağlıyoruz. Bu iki ameliyatı birlikte yapabiliyoruz. Ağrılı ve zor geçen bir ameliyat değil. Sonrasında hastalar çok fazla ağrı hissetmiyor. İlk üç gün belki kol hareketlerinde zorlanma olabiliyor ama yara iyileşmeleri yedi günden sonra tamamlanmaya başlıyor. Şişlik ve morluk varsa yine üç hafta boyunca morlukların geçmesi için süreye ihtiyaç oluyor. Bu dönemde de destekleyici sütyenler kullanılıyor. Üçüncü ve dördüncü haftadan sonra bu sütyenlerin kullanımını sonlandırılıyor. Üç-dört haftalık dönemden sonra memenin şişlikleri zamanla ilk iki ay içerisinde yüzde 80 oranında geçmeye başlıyor. Altıncı ayın ve bir yılın sonunda tamamen iyileşme sağlanmış, bütün ödem ve yaralar geçmiş, kesiler ise cilt renginde ince çizgiler halinde kalmış oluyor.

Söz konusu estetik operasyonlar için yaş sınırlaması var mı?
Meme küçültme, büyütme ve dikleştirme için yaş sınırı var. 18 yaşından sonra meme dokusunun tamamen gelişmiş olması beklendiğinden, bu dönemden hemen sonra ameliyat yapılabiliyor. Bir diğer önemli konu da emzirme süreci… Gebelikten sonra en az altı ay geçmesini daha uygun buluyoruz. Hatta emzirme devam ediyorsa iki-üç ay sonrasında bu işlemleri yapmak daha uygun oluyor. Eğer ilk bir yıl içinde gebelik düşünen hastalar varsa, operasyonun gebelik sonrasına ertelenmesini tercih ediyoruz.

Meme protezi süt bezlerine zarar veriyor mu?
Meme protezi, süt bezlerine zarar vermiyor. Eskiden implantlar süt bezlerinin ortasına yerleştiriliyordu ancak o teknikler günümüz plastik cerrahi anlayışında yer almıyor. Artık memenin altında koruyucu bir zar olan, kasın hemen üstündeki alana bir cep açılıyor ve meme dokusuna hiçbir şekilde dokunulmuyor. Operasyon tamamen zarın altında gerçekleştiriliyor. Kas altı veya dual plan denilen teknikte ise implantlar yine memenin altındaki kasta oluşturulan cebe yerleştiriliyor. Dolayısıyla bu operasyonlarda herhangi bir meme protezinin süt bezlerine zarar verme durumu olmuyor.

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here