Ana Sayfa Beslenme & Diyet Metabolizmayı kahvaltıyla uyandırın

Metabolizmayı kahvaltıyla uyandırın

subat-2013-beslenme-raporu-resim-1

Çalışan insanların yaptığı en büyük hata, sabah hızlıca hazırlanıp evden çıkmak ve kahvaltıyı işyerinde yapmak ya da hiç yapmamak oluyor. Oysa günlük enerji ihtiyacımızın dörtte birini kahvaltıdan almamız gerekiyor. Hem de evden çıkmadan önce… Aksi takdirde metabolizma uyumaya devam ediyor. Eğer uykunuzdan fedakarlık yapmamaya kararlıysanız, kapıdan çıkmadan önce iki adet kuru kayısı ve bir ceviz atıştırmak ya da bir bardak süt içmek ve işyerinize vardığınızda daha kapsamlı bir kahvaltı yapmak da bir seçenek olabilir. Diyetisyen Ayşegül Bahar, “Peki kahvaltıyı kral gibi yapmamız gerektiği doğru mu?” sorusunu şöyle yanıtlıyor: “Günlük kalori ihtiyacının dörtte biri olan bu öğüne doğru seçimleri koyarsak kral gibi bir kahvaltı yapabiliriz. Karbonhidrat ve protein dengesini de iyi kurmak gerekiyor. Bir simit ya da bir poğaça ile kahvaltı etmek doğru değil. Yanında mutlaka peynir, süt gibi proteinler olması gerekiyor. Süt eklenmiş bir müsli de iyi bir seçenek oluyor.”

subat-2013-beslenme-raporu-resim-2Peki ya yumurta?
Yumurta deyince akla kolesterol gelse de son yıllarda yapılan birçok araştırma yumurtanın aslında içeriğindeki kolin sayesinde karaciğerdeki yağ ve kolesterol üretimini yavaşlattığını gösteriyor.

subat-2013-beslenme-raporu-resim-3Kış gecelerinin favorileri SALEP&BOZA
Uzayan kış gecelerinde içiniz kazındığında abur cubura yönelmek yerine daha keyifli ve sağlıklı seçimler yapabilirsiniz. Darı irmiği, su ve şeker içeren boza, A, C, E ve B grubu vitaminlerden zengin. Sindirimi kolaylaştıran, bağırsak florasını yenileyen bozanın 100 ml’si 240 kalori. Bozayı haftada bir-iki gün bir bardağı geçmeden tüketebilirsiniz. Salep de bağırsakları çalıştırıyor, öksürüğe iyi geliyor. Bağışıklık sistemini güçlendiriyor. 100 ml’si 90 kalori.

subat-2013-beslenme-raporu-resim-4Ayın güzeli Kinoa
Birleşmiş Milletler, 2013’ü “Kinoa Yılı” ilan etti. Birçoğumuzun henüz adını bile duymadığı bu gıda maddesinin İnkalar tarafından 7 bin yıl önce yetiştirildiği biliniyor. İçeriğindeki yüksek protein oranı ile adeta ete rakip olan kinoanın en önemli özelliği ise yaşlanmayı geciktiren süper oksit dismutaz enzimini içermesi… Kinoanın çok tercih edilme nedenlerinin başında cildi yıpranmaya karşı koruyucu etkisinin geldiği düşünülebilir. A, B, C ve E vitaminlerini içeren, yüksek lif oranı ile bağırsakları çalıştıran, demir içeriği ile vejetaryenler için de iyi bir seçenek olan, günlük kalsiyum ihtiyacını karşılayan kinoa, gluten içermediği için alerjisi olanlar için de önemli bir besin kaynağı. Haşlayıp salatalarınıza katabilir, kuskus, pirinç ve bulgur gibi pişirebilirsiniz. Ancak pişirmeden önce en az bir saat suda bekleterek içindeki enzimlerin harekete geçmesini sağlamayı unutmayın.
subat-2013-beslenme-raporu-resim-5
Formsanté Dergisi Şubat 2013 Sayısı

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here