Ana Sayfa Sağlık Önce tiroid kanserini yenen sonra çocuk sahibi olan Kübra Tekin anlatıyorPes etmedim...

Önce tiroid kanserini yenen sonra çocuk sahibi olan Kübra Tekin anlatıyorPes etmedim ve sonunda anne oldum

Evliliğimin ilk yıllarından itibaren çocuk sahibi olmak istedim. Karşıma sürekli engeller çıkıyordu. Önce yanlış tedavilerle vakit kaybettim ama günün birinde tiroid kanseri olduğumu öğrendiğimde hayatım alt üst oldu. Yine de pes etmeye niyetim yoktu. Tiroid kanserini yendim ve ardından da anne oldum. Şimdi biri 4.5 yaşında, biri sekiz aylık iki kızım var. İşte hikayem…

Size bu satırlarda anlatacaklarımın, anne olmak için çabalayan pek çok kadına cesaret vereceğini umarak hikayeme geçmek istiyorum. Adım Kübra Tekin. 10 yıllık evliyim. Türkiye'nin önde gelen bir sigorta şirketinin acentasıyım. Evliliğim ilk yıllarından itibaren çocuk sahibi olmayı istedim. O dönemde anaokulu öğretmenliği yapıyor olmamın da bunda etkisi olduğunu düşünüyorum. Çünkü çocukları çok seviyorum ve onlarla birlikte olmaktan büyük keyif alıyorum. Eşimle yaş farkım da olduğundan çocuk sahibi olmak için fazla beklemek istemedik. Evliliğimin birinci senesinden sonra kesinlikle çocuk sahibi olmaya karar vermiştim. Aradan 8 ay geçip de hâlâ hamile kalamayınca bir şeylerin yolunda gitmediğini düşündüm. Aslında doktorlar bu konuda mutlaka bir yıl bekleyin diyorlar ama ben hemen doktora gitmeye karar verdim.
İlk doktorda yanlış teşhis
Ancak bu ilk gittiğim doktorda yanlış teşhis kondu. (Bunu daha sonra iki çocuğumun da doğumunu borçlu olduğum hekimim sayesinde öğrenecektim!) Daha doğrusu bir problem olmadığını söylediler. Üstelik bunu anlayabilmek için de "laparoskopi yapmam lazım" dedi sözkonusu doktor. Nasıl bir şey olduğunu bilmediğimiz için "peki" dedik. Aslında laporoskopi neresinden baksanız bir ameliyat. Ama bunu o dönemde bilmiyordum. Ve yaptırmakta da tereddüt etmedim. Laparoskopi sonrasında doktorumun görüşü "sapasağlam" olduğum yönündeydi. Daha doğrusu önemli bir fizyolojik bozukluk yoktu. Birkaç aylık bir ilaçla tedavi süreci gerekiyordu. 7 ay boyunca aynı doktora tedavi oldum.
Doktorumu değiştiriyorum…
Doğrusu anne adaylarının en dikkat etmesi gereken şey konunun uzmanına kendini teslim etmek. Gerçi benim doktorum da böyle isim yapmış bir doktordu ama maalesef hem boşu boşuna maddi bir harcamaya girdik hem zamandan kaybettik hem de bu süre zarfında uyguladığı tedavilerle yumurtalarım zarar gördü. Üstelik manevi üzüntüsü de cabası.
Bu kadar yıpranmadan sonra eşim artık, "Ben istemiyorum, bırakalım artık tedaviyi" dedi. Bu arada inanılmaz sancılarım başgösterdi. Meğerse bu yanlış tedavi dolaylı olarak kist oluşumuna, endometriozis denen hastalığa neden olmuş. Daha sonra tavsiye üzerine, şimdiki doktoruma muayene oldum. Daha ilk muayenemde ameliyat olmam gerektiğini öğrenince "imkansız kesinlikle olmam" dedim. Ancak sonrasında başıma daha büyük dertler açılabileceğini öğrenince kabul ettim. Daha bir yıl geçmeden ikinci bir ameliyat oldum. Bu ameliyat da yaklaşık bir yıl gibi bir dönem beni menopoza soktu. Ancak sonrasında nihayet mikroenjeksiyonu denemeye başlayacağımız dönem geldi.
Bozuk giden bir şey var ama…
Artık ilaçları kullanmaya başlıyordum. Bu sırada bendeki sürekli gergin ve sinirlilik hali de dikkatini çekti doktorumun. Fiziken bir rahatsızlığım yoktu ama Önceleri bunun tedavi sürecinden kaynaklandığını psikolojik destek almam gerektiğini düşünüyorduk. Uyku düzenim de bozulmuştu. Agresif ve saldırgandım. Doktorum bende tiroid olabileceğinden şüphelendi ve beni hemen bir uzman arkadaşına yönlendirdi. Bu arada Karadenizli olduğumuzu söyleyeyim. Babam Trabzonlu annem Rizeli. Bizim oralarda herkes boğazında bir yumruyla dolaşıyor. İnsanların hiç umurlarında değil ve bu insanlar 60-70 yaşına kadar böyle yaşıyor.
Radyolojiye gidiyorum…

Devamı 2005 Eylül sayımızda…

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here