Onlar sorunlarını nasıl aşıyor?

ocak-2012-psikoloji-resim-4Nöropsikiyatr
MEHMET YAVUZ

“Psikiyatristler de sonuçta insandır ve her insan gibi onların da çeşitli fiziksel ya da ruhsal problemleri ve rahatsızlıkları olabiliyor. Bir psikiyatrist depresyon, anksiyete bozukluğu ya da panik atak gibi nevrotik rahatsızlıklara maruz kaldığında, genellikle mecbur kalmadıkça bir diğer hekim arkadaşına gitmez. Çünkü meslektaşı da olsa güven problemi yaşayabilir. Onun rahatsızlığı diğer hekim ve hastalar arasında yayılırsa, kendisi açısından büyük sorun olur diye düşünebilir. Bu nedenle bir psikiyatrist, öncelikle kendini uygun gördüğü bir ilaçla tedavi etmeye çalışır. Eğer başa çıkamadığı ya da ilaçlarla düzelmeyen büyük bir problemi varsa bu durumda çok güvendiği başka bir psikiyatriste ya da eğitim gördüğü ihtisas hastanesindeki hocasına müracaat eder. Eğer güvendiği biri yoksa, bu takdirde çalıştığı bölgeye uzak bir uzmanı tercih edebilir. Tablo nevrotik bir bozukluk değil de şizofreni gibi psikotik bir tablo ise kendisi psikiyatri uzmanı da olsa, kendi hastalığını teşhis edemeyebilir ve hastalığını bilmeyebilir. Bu durumda genellikle diğer meslektaşları tarafından hastalık farkedilir ve tedaviye başlanır.”

ocak-2012-psikoloji-resim-5Psikolog
AYŞE YANIK KNUDSEN

“Psikolog olarak depresyon ve mutsuzluğu iki şekilde değerlendiriyorum. Birincisi ağır depresyon, ikincisi işlevsel depresyon. Eğer ağır bir depresyon geçirdiğimi fark edersem yine bir uzman yardımına başvurarak gerekirse ilaçla tedavi yöntemine başvurabilirim. İşlevsel bir depresyon geçiriyorsam; depresyonun ne olduğunu, neden kaynaklandığını ve niçin depresyona girdiğimi bildiğim için kendime ‘depresyon’ teşhisi koyabiliyorum. Hastalarıma terapi uygularken onları nasıl yönlendiriyorsam, beni mutsuz eden şeyleri mümkün oldukça hayatımdan çıkarmaya ya da uzaklaştırmaya çalışıyorum. Koşulları kendime göre düzenleyerek en verimli olabileceğim durumu tercih etmeye çalışıyorum. Bilinçliyim ve bu durumla profesyonel olarak baş etme yollarını biliyorum. Çalışmak beni çok tatmin ediyor. Empati kuruyorum ve açıkçası hastalarımın sorunlarını dinlerken kendi sorunlarımı unutuyorum.”

ocak-2012-psikoloji-resim-6Klinik Psikolog
TUĞÇE PEKER DARCAN

“Kendimi sıkıntılı ya da mutsuz hissetiğim zamanlarda hava uygunsa açık havada vakit geçirmeye çalışıyorum. Ayrıca gerginken alınan ılık bir duş da kaslarımın gevşemesine ve daha rahat hissetmeme sebep oluyor. İçimden olumsuz ne geçiyorsa, tam tersini olumlu bir dille bir kağıda yazıp okumak da iyi geliyor. Vaktim varsa kendime özen gösterdiğimi hissettirecek aktiviteler yapmak ya da değişik bir seminere katılıp yeni insanlarla tanışmak da ruh halim ve duygu durumum üzerinde olumlu bir etki sağlıyor. Rahatlatıcı bir müzik eşliğinde okuduğum bir kitap, bana neşeli zamanlarımı hatırlatan albümler de iyi geliyor. İleriye yönelik yaptığım tatil, kariyer planları, hazırladığım hedef listesi beni geçmişin melankolisinden koparıyor. Hayata çoğunlukla gülen gözlerle bakan pozitif bir arkadaş ya da yakınım ile yaptığım bir kahve sohbeti de bana iyi geliyor. Sanırım asıl önemli olan kendimizi tanımak, bize neyin iyi hissettirdiğini bilmek, kendimizi isteksizliğimizin kollarına bırakmadan azıcık zorlamak, herkesin zaman zaman mutsuz hissedebileceğini ve bunun geçeceğini hatırlamak olmalı.”

Nilgün Yıldız

Formsanté Dergisi Ocak 2012 Sayısı

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here