“Oyunculuk, çocukluk hayalimdi…”

Güzel oyuncu Burcu Kıratlı Akçıl’ın bir süredir yoğun iş temposu nedeniyle sporla arasına mesafe girmiş olsa da o hala fit, sıkı ve sağlıklı kalabilmeyi başarıyor!

Röportaj: Elif Gürsoy
Fotoğraflar: Murat Sargın
Styling: Tülin Demir
Makyaj: Hamiyet Akpınar
Saç: Suat Ürün

O mesleğine aşık, tutkuyla ilerleyen bir kadın. Çocukluğundan beri hayali olan oyunculuk dışında bir meslek sahibi olduğunu düşünemiyor. Oyunculuğun ve yansıttığı rollerin, kendisini her seferinde bir adım öteye taşıyarak geliştirdiğine inanıyor. Dış güzelliğin içerden geldiğini düşünüyor. Zaman zaman çocuksu hissediyor, bazen de kendini tüm dünyayı karşısına alabilecek kadar güçlü bir kadın olarak görüyor. Sahtekar duygulara ve yalana asla katlanamıyor. İnandığı ve güvendiği şeylerin peşinden gittiği sürece, gerisini kafaya takmıyor. Karşınızda merak ettiğimiz tüm sorularla Burcu Kıratlı Akçıl!

Sizi ilk olarak 2010’da ekranlarda görmeye başladık. O günden bugüne hem mesleki hem kişisel olarak nasıl bir değişim yaşadınız?
Kişisel olarak birazcık daha olgunlaşmamın dışında pek de değişmedim aslında. Ama kendimi çok geliştirdiğime inanıyorum. Mesleki anlamda “Aşk ve Mavi” şehir dışında çekildiği için bana bambaşka bir tecrübe kattı. Aileden uzakta yaşamanın zorluğu, bilmediğin bir şehirde, yeni tanıştığın insanlarla neredeyse 24 saatinin 18’ini beraber geçirmek ve çalışmak çok zor ama güzel bir tecrübeydi benim için. İlk başrolüm olduğu için bana daha fazla sorumluluk kazandırdı, beni daha çok çalıştırdı ve her gün kendime yeni şeyler katmamı sağladı. Tam benlik dedim!

Çocukluğunuz nasıl geçti? En büyük hayaliniz neydi?
Çocukluğu güzel geçen son nesil biziz sanırım. Bizim çocukluğumuzu teknoloji bu kadar ele geçirmemişti. Yakar top, hırsız-polis, ip atlama gibi oyunların hepsine yetiştim. Çok da güzeldi! Yazları özellikle havuz başında okey, akşam üzeri site maçları… Şanslıyım ki hepsini yaşadım. Çocukluk hayalim ise kendimi bildim bileli, her zaman oyunculuktu.

Bir gününüzü nasıl geçiriyorsunuz? Evde mi dışarıda mı olmayı seviyorsunuz?
Evde vakit geçirmeyi çok seviyorum. Özellikle bu dönemde. Sinan ile istediğimiz ve hayal ettiğimiz gibi bir ev yaptık. Sanırım aşkla yapılan her şey başka güzel oluyor. Bu dönem evde vakit geçirmek daha bir keyifli ve anlamlı. Arkadaşlarımız gelsin, yemek yapayım… Akşamları dizi ya da film izleyeyim. Bunlardan çok keyif alıyorum.

Spora vakit ayırıyor musunuz? Yoksa bu fit görünümün başka bir sırrı mı var?
Genetik olarak şanslı olanlardanım sanırım. Ama çocukluğum spor ve dansla geçti. Profesyonel voleybol oynadım ve tango yaptım. Onun dışında her fırsatta yüzüyorum. Çalıştığım dönemlerde tabii ki bunlara pek vaktim olmuyor. Set temposu en büyük spor oluyor.

En sevdiğiniz ve asla yiyemem dediğiniz yiyecekler neler?
Makarnaya asla hayır diyemem! Yemek ayırt etmem aslında ama bir tek kuru fasulyeyi asla yemem.

Güzellik anlayışınız nedir? Hangi kadın güzeldir sizce?
Bence kendini seven her kadın güzeldir. Güzel bir iç enerjinin kesinlikle dışa yansıdığını düşünüyorum. Dış güzelliği tamamlayan en önemli etken iç dünyanın güzel olması.

Siz nasıl güzel kalmayı başarıyorsunuz peki? Makyaj, cilt ve kişisel bakım konusunda nelere dikkat ediyorsunuz?
Mutlaka geceleri makyajımı silip yatıyorum. Haftada bir nem maskesi uyguluyorum. Bunlara ek olarak ayda bir cilt bakımı yaptırıyorum.

Burcu Kıratlı Akçıl genelde çocuksu mu, kadınsı mı hissediyor? Hangisi daha baskın geliyor?
Aslında bu duygular ruh halime göre değişiyor. Bazen gerçekten çok çocuksu oluyorum. Ufacık şeye alınıp, akıl almayacak bir şeye inanılmaz sevinebiliyorum. Bazen de kendimi tüm dünyaya karşı koyabilecek kadar güçlü bir kadın olarak hissediyorum.

Planlı biri misiniz? Yoksa akışa bırakmaktan yana mısınız?
İstesem de çok planlı yaşayamıyorum. Tez canlı ve içinden geldiği gibi yaşayan biri olduğum için set dönemi programı dışındaki programlarım hep spontane gelişiyor.

Ne kadar çılgınsınız? Bugüne kadar yaptığınız en çılgın şey neydi?
Çılgınlığın bir sınırı yok! Herkesin çılgınlığı kendine göre farklı. (gülüyor) Benimkiler de bana kalsın.

Sizi en çok hangi davranışlar sinirlendiriyor?
Yalan söylenmesine tahammül edemiyorum.

Arkadaş ilişkilerinizde en çok neye önem veriyorsunuz?
Sahteliğe ve yapmacıklığa asla gelemiyorum. Samimiyetsiz olduğunu hissettiğim an mesafemi koyarım. Zaten benim bütün dostlarım çocukluk arkadaşlarım.

Nasıl bir iş disiplinine sahipsiniz? Sizin için çalışırken neler önemli?
Çok uzun saatler çalışıyoruz. Bedenimiz gibi beynimiz de yoruluyor. Bu yüzden
karşılıklı anlayış çok önemli. Ben müzik ve kahveyle sahneye hazırlanmayı çok seviyorum.

Sevmediğiniz, törpülemeye çalıştığınız huyunuz nedir? Ve en çok hangi huyunuzu seviyorsunuz?
Çabuk parlayan biriyim, tepkimi hemen gösteriyorum. Beni üzen ya da sinirlendiren bir olaya karşı soğukkanlı ve mantıklı olamıyorum maalesef! En sevdiğim huyum, özelliğim ise vicdanım. Çok vicdanlı biri olduğumu düşünüyorum ama bunu bazen kullananlar da oluyor tabii ki. (gülüyor)

Hayattaki en büyük korkunuz nedir?
Sevdiklerimi kaybetmek.

Yakın zamanda giydiğiniz gelinlikle ilgili yapılan eleştiriler hakkında ne düşünüyorsunuz?
Bununla ilgili bugüne kadar hiç konuşma gereği duymadım. En güzel açıklamayı da eşim yaptı zaten. Chanel’in 2019 Summer Wedding tanıtımındaki gelinlik, benimkinin neredeyse aynısıydı. Ben de Instagram’a eğlencesine “Aaa, Chanel beni geriden takip ediyorsun ama…” diye yazdım. Amsterdam’a ve benim ruhuma uygun bir nikah elbisesiydi bence.

Evlilik nasıl gidiyor? Aşk ve sevginiz dışında, bu kararı almanızdaki en büyük etkenler nelerdi?
Kocamla sevgiliyim, öyle düşünün… Sinan’la çok eğleniyoruz. Aynı zamanda birbirimizin tek dert ortağıyız. Bu dünyada bizi birbirimizden başka kimse anlamıyor gibi geliyor. 24 saat birlikteyiz ve her şeyi beraber yapıyoruz. Bu durumdan da hiç sıkılmıyoruz. Bu en önemli şey bence. İki ayda evlenme kararı aldık. Hiç evlenmeyi düşünmediğim bir dönemdi. Hatta bende evlilik fobisi vardı. Ama aramızda çok değişik bir bağ var. Bu senelerdir böyleydi. Sanki bizim ötemizde ruhlarımız da başka bir paralelde aşk yaşıyor gibi.

Çocuk sahibi olma konusunda neler düşünüyorsunuz? Burcu Kıratlı nasıl bir anne olur?
Köpeğim Mira’ya bile deliriyorum, çok düşkünüm. O da ufak çaplı bir sorumluluk, çocuğumda kim bilir nasıl olurum! Arkadaş gibi anne olmak isterim, benden bir şey saklamak yerine benimle paylaşsın isterim. Benim annemle ilişkim gibi yani. Ama şu an bunları düşünmek için erken.

Nasıl bir yaşlılık hayal ediyorsunuz?
Hala çalışıyor olduğum bir yaşlılık! (gülüyor) Kendi oyunculuk deneyimlerimi yeni nesil oyunculara aktarabileceğim bir okul açmayı çok istiyorum.

Peki şu sıralar nelerin hayalini kuruyorsunuz?
Hayal kurmak… Çok güzeldir ama bir o kadar da tehlikeli bence. Gerçekleşebilecek, gerçekleştirebileceğin hayaller kurmalısın düşlerindekiler şartlar gereği olmazsa, o hayal kırıklığı insanın hayata karşı tüm motivasyonunu düşürebiliyor. Benim de hayallerim var tabii ki… Gerçekleşeceği günü beklediğim ve bunun için çabaladığım!

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here