Oyunculuk ve spor en büyük aşklarım

1

Hırslı, duygusal, güzel ve güçlü! Geçtiğimiz yıl Survivor Ünlüler-Gönüllüler ve bu yıl Survivor All Star yarışmasında daha yakından tanıma fırsatı bulduğumuz güzel oyuncu Serenay Aktaş, 2011 yılından beri oyunculuk sektöründe emin adımlarla ilerliyor. Aynı zamanda içinde futbol aşkı yaşatıyor. 

 

 

 

 


G
elecek günlerde adından daha da sık söz ettirecek, Survivor’ın yıldızlarından Serenay Aktaş aslında beyaz perdeden tanıdığımız başarılı oyunculardan. Arka Sıradakiler, Kalbim Seni Seçti, Yahşi Cazibe, Türk Malı, Kanıt, Muhteşem Yüzyıl, Kaçak Gelinler dizileri ile Çılgın Dersane 3 ve Figüran filmlerinde rol alan güzel oyuncu Survivor All Star’ın en çok konuşulan güzeliydi. Serenay Aktaş ile yarışma deneyimleri, oyunculuk sevdası, spor sevgisi, beslenme ve bakım tüyoları hakkında konuştuk.

İKİNCİ SURVIVOR DENEYİMİNİZ NASIL GEÇTİ?
Çok zordu. Gerek oyunlar, gerek psikolojik etkenler, gerek insanlar açısından bir hayli çekişmeliydi. Çünkü All Star’daki herkes çok tecrübeliydi. Herkesin kafasında belli bir planı vardı. Tabii ki ben de plan yaptım, sonuçta finale gitmek istiyordum ama diğerleri kadar plan yapamadım. Yapabilseydim belki finalde ben de olabilirdim. Ama kısmet değilmiş, geldim ve geleceğe bakıyorum… 

“ÜNLÜLER GÖNÜLLÜLER” VE “ALL STAR” ARASINDA NE GİBİ FARKLILIKLAR VARDI? İKINCİ MACERANIZDA DAHA TECRÜBELİ HİSSETTİNİZ Mİ?
Gönüllülerin erkekleri daha iyiydi ünlülülerinde kızları daha iyiydi diyebilirim.Aslında All Star’a bu kez daha iyi olacağım diye gittim. Sıkı bir antrenman sürecinden geçtim. Sakatlıklarım için genel bir kuvvet antrenmanı yapmaya başlamıştım. Survivor’dan önce de zaten sporumu aksatmıyordum. İkinci kez gideceğimden haberim yokken bile tam gaz devam ediyordum antrenmanlarıma. 

ÇOK UZUN SÜRE İSTEDİĞİNİZ ŞEYLERİ YİYEMEDEN DURABİLMEK NASIL BİR DUYGU? BU SİZE NE HİSSETTİRDİ?
Çaresizliği! Aynı zamanda bunları yemeden de durabiliyormuşum meğer dedim… Bazen canım fıstık ezmesi çekerdi ama yiyemezdim haliyle. Birkaç saat sonra yemeden de durabildiğimi fark edip, yiyemesem bile yeni bir güne uyanabildiğim, nefes alabildiğim için şükrediyordum. İnsanın karnı doyabildiği sürece üzerindeki kıyafetin, ne taktığının bir önemi kalmıyor. Yeter ki karnımız doysun. Adada istediğimi yiyemediğim zamanlarda nefsimi ve sabrımı yoklayabildim. Bu bana çok şey öğretti. 

YARIŞMA BOYUNCA YAŞADIĞINIZ FİZİKSEL VE RUHSAL ZORLUKLARIN ÜSTESİNDEN GELMEYİ NASIL BAŞARDINIZ? 
Fiziksel olarak yaşadığım zorlukların üstesinden sporla geldim. Koştum, mekik ve barfiks çektim, ip atladım… Turabi’nin yarattığı mini spor alanında sürekli bir şeyler yapıyorduk. Orada yaptığımız hareketler beni bir hayli toparladı. Ruhum daraldığında ya da kendimi psikolojik olarak iyi hissetmediğimde hep annemi aklıma getirdim. Annem için sabrediyorum dedim hep. Bunu onun için yaptığımı hatırlattım kendime. Dibe vurduğum zamanlarda yine annemi hatırlayarak “Biraz daha dayan, o seni finalde görürse çok sevinecek, çok mutlu olacak” diye sayıkladım. Annemin adını bu kadar anmamın nedeni ondan güç alabildiğimdendi. Orada sığınacak başka kimseniz olmuyor gerçekten. 

SURVIVOR DENEYİIMİ KENDİNİZİ BULMADA VE ANLAMADA YARDIMCI OLDU DİYEBİLİR MİYİZ? 
Tabii ki. Bir kere çoğu zaman yalnız kalıyorsunuz ve düşünmek için çok vaktiniz oluyor. Dışarıyla iletişim, telefon, hiçbir şey yok. Haber alamıyorsunuz, ne olup ne bitiyor bilmiyorsunuz… Acaba döndüğümde spor yaparken hangi taytımı giysem diye hayal bile kuruyordum. Dönünce yapacağım egzersizleri bile düşünüyordum. Sürekli kendinizi dinliyorsunuz, mecbur kalıyorsunuz dinlemeye. Kendinizi dinledikçe ne kadar sabırlı olabildiğinizi ortaya çıkarıyorsunuz. 

NORMALDE BU KADAR SABIRLI MIYDINIZ PEKİ? 
Sabırlıydım ama bu kadar sabırlı olduğumun farkında değildim. Survivor All Star’da buna bir kez daha şahit oldum ama bir noktada da insanın damarına basıldıkça artık yeter dediği yerler de oluyormuş. Maceram boyunca kendimden çok fazla şey buldum. Hassasiyetlerimi gördüm. Ufak tefek de olsa acaba şöyle yapsaydım daha iyi mi olurdu diye düşündüm. Geçmişi analiz ettim. Gelecekteki planlarıma odaklandım. Genel olarak ciddi ve güzel konulara daldım ama zaten yapacak da pek fazla bir şey yoktu. 

FUTBOLCUSUNUZ. BU ASLINDA KADINLARDA ÇOK AZ RASTLADIĞIMIZ BİR MESLEK. HİKAYENIZ NASIL BAŞLADI? 
Bu hikaye tamamen benim seçimimdi, bu yolu ben çizdim. Ama bunda içimdeki Galatasaray sevgisinin çok büyük katkısı var. Babam küçükken beni sürekli Galatasaray’ın maçlarına götürürmüş omzunda. O günlerden beri sürekli futbolla iç içeyim. Maça götürüldüğüm zamanlarda mahallede sokak aralarında top oynamaya başladım. Belli bir süre sonra çok keyif aldığımı fark ettim. İyi de olduğumu ve olabileceğimi gördüm. 

İYİ OLDUĞUNUZU NASIL FARK ETTİNİZ?
Mahallede maç yapıldığında diğerleri “Serenay varsa biz oynamayız, kesin yeniliriz” dediklerinde anladım. Demek iyiyim ki, bunlar benden çekiniyor dedim kendi kendime. Mesela beş devre 10 golde biter diyerek oynadığımızda zaten yedi golü ben atıyordum. 

AİLENİZ FUTBOL KONUSUNDA NE KADAR DESTEK OLDU SİZE?
İlk başlarda karşı çıktılar. Aslında beni bu yola sokan babam oldu ama en çok da o karşı çıktı diyebilirim. Bir kızın o kadar erkeğin arasında ne işi var gibi toplum baskılarından pek istemezlerdi. Babam bir daha top oynarsan bacaklarını kırarım derdi. Ama ertesi sabah ben yine bir hışımla çıkıp kendimi sokağa atıp, top oynamaya başlardım. 

FUTBOLUN HARİCİNDE BİR DE OYUNCULUK GEÇMİIŞİNİZ VAR. FUTBOL MU OYUNCULUK MU?
İkisini yaparken de kendimi çok mutlu hissediyorum. İlk önce futbol vardı tabii. 2011 yılında bir oyunculuk deneyimim oldu. Ama o döneme kadar benim hayalim hep futbolcu olmak ve yurt dışına transfer edilmekti. Büyük paralar kazanmayı ve ünlü bir kadın futbolcu olmayı hayal ediyordum. Ama zamanla bu mesleğin sağlam bir geleceği olmadığını fark ettim. Bir noktada da tıkandığımı hissettim. Zaten Türkiye’de kadınlar için gelişmiş bir alan değil. Cep harçlıkları veriliyor ama tatmin eden miktarlar dönmüyordu. İnsanlar kadın futbolcuların da erkek yıldız futbolcuların aldığı kadar para kazandığını zannediyor ama durum öyle değil. Zaten ben bu işi hiçbir zaman para için yapmadım ama bu ilgisizliği görünce de geleceğimin sıkıntıya gireceğini düşündüm. Haliyle futbol benim için ikinci planda kaldı. Ama spor hep hayatımda, asla çıkarmam. Sadece futbola yeteri kadar vakit ayıramıyorum. 

FUTBOL DIŞINDA İLGİLENDİĞNİZ BAŞKA SPORLAR VAR MI?
Futbol dışında fitness yapıyorum. Ama koşmayı da çok seviyorum. Survivor All Star’a gitmeden önce yaklaşık bir buçuk ay Crossfit yaptım. Keyifliydi ve çok sevdim. Ama bir süre sonra kas kütlesi olarak kalınlaştığımı farkettim. Sanırım çok fazla yapamayacağım, belki belli aralıklarla çok yüklenmeden yapabilirim çünkü kalınlaşmak şu an yaptığım meslek için uygun bir durum değil. Daha fazla kalınlaşmamak adına bıraktım. 

KOŞUYU NEREDE YAPIYORSUNUZ? SPOR SALONU YA DA AÇIK HAVA…
Hava güzelse tabii ki açık havada olmayı istiyorum. Ama ben karda bile koştuğumu bilirim. Spor salonunda da vakit geçirmenin yararlı olacağını düşünüyorum. Haftada en az iki kere gidilmeli, bir saatliğine bile olsa… 

BOŞ VAKİT YARATABİLDİĞİNİZ BİR GÜNÜNÜZ NASIL GEÇİYOR?
Öncelik sporun! (gülüyor) Ben yerinde durabilen bir insan değilim. Bir yerde çok oturduğum zaman hemen sıkılabiliyorum. Hareketi çok seviyorum. Annem sürekli “Kızım, gel biraz da dizimin dibinde otur da bir şeyler izleyelim” diye çağırır. Onu kırmamak için yanına yarım saat gidiyorum. Ama yarım saatten sonra “Anne ben gideyim biraz ip atlayayım” diyorum. Sonra tekrar annemin yanına dönüyorum. Spor yapmadan duramıyorum. Müzikle bir arada olunca daha da çok seviyorum!

YEMEKLE ARANIZ NASIL?
Aslında benim enteresan bir yapım var. Kilo aldığım zaman bir tek yüzüm ve bel bölgem alıp başını gidiyor. Bölgesel kilo alıyorum yani. Bu durum da beni çok rahatsız ediyor. Çoğu zaman yediklerime dikkat etmek zorunda hissediyorum kendimi ama bir yandan da sağlıklı ve temiz beslenmeyi seviyorum. Çünkü geleceğime yatırım yapmış oluyorum. Vücudumun ince olmasını seviyorum. Salata yiyorsam gelecekte beni daha iyi göstereceği ve sağlığıma sağlık katacağı için yiyorum. Mesela Survivor’dan döndükten sonra ne yeseniz yarıyor. Bir limonata bile içseniz, vücut anında tutuyor onu. Yarışma sonunda herkesin vücudunda ödem vardı. Ödül kazanıp, hamburger yediğimizde vücut onu direkt yağa çeviriyordu. Adadan döndükten sonra allak bullak olan, besini unutmuş metabolizma birden yemek görünce yine bir afalladı tabii, üç kilo aldım. Vücudumun ödem yaptığını ve su tuttuğunu hissedebiliyordum. Düzene girmeye çalıştığım için de temiz beslenmeye ve güzel şeyler yemeye özen gösteriyorum. 

HİÇ DİYET YAPTINIZ MI?
Yaptım. Geçen seneki Survivor’dan sonra bir diyet uygulamıştım. Bu da hayatımda bir ilkti zaten. Ama başarılı bir sonuç elde ettim. Bir buçuk, iki ayda fazlalıklardan kurtuldum. 

CİLDİNİZE NASIL BAKIYORSUNUZ?
Günlük hayatta makyaj yapmayı sevmediğim için cildim bir tek sette yapılan makyajla yoruluyor. Makyaj anlayışım da zaten rimel ve parlatıcıdan ibaret. Son zamanlarda da Türk kahvesinin telvesiyle haşır neşirim. Çok güzel peeling yapıyor, tavsiye ederim. Telvesini sürdükten sonra biraz bekletiyorum. Bir de annemin maskesi var. Yumurta, limon ve soda karışımından oluşan bir maske bu. Bunların dışında özel olarak klinik bakımlar uygulamıyorum. Doğal ve ev yapımı kürlerin daha faydalı olduğunu düşünüyorum. 

ESTETİK HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?
Keyfi yapılan estetiğe karşıyım. Burnumu estetik sanıyorlar ama hiçbir yerimde estetik yok. Dişlerime varana kadar orijinalim! Durduk yere yapılan estetiği çok doğru bulmuyorum. Ama gerçekten insan bir yerinden mutsuzluk duyuyorsa, yaptırmasında sakınca yok diye düşünüyorum. Oyuncu olduğum için mimiklerim benim için önemli. Kırışıklıklardan kurtulmam gereken zamanlar olabilir ileride. Mesleğimi ön plana koyarak onlardan kurtulmak için birkaç müdahalede bulunmam gerekebilir. Ama abartacağımı düşünmüyorum çünkü fazlası zarar! 

Elif Gürsoy
Formsanté – 2015 Ağustos sayısı

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here