Özgüven duygusu ailede başlıyor

ekim-2012-bebek-6-resim-1

Kendine güvenen, ayakları yere basan, iş ve sosyal hayatında başarılı yetişkinlerin temeli ailede atılıyor. Çocukluk günlerinde ebeveynlerinin desteğini alan minikler, geleceğin özgüven sahibi büyükleri oluyor…

Yaşamın olmazsa olmaz duygularından biri de özgüven… İnsanlara kendini iyi hissettiren, yaptığı işte ve hayatta başarılı olmasını sağlayan bu duygu, kişinin yaşamdan keyif alabilmesine de yardımcı oluyor. Yokluğu ya da eksikliği hayatı çekilmez hale sokabilen özgüven duygusunun temelleri, insan hayatının ilk yıllarında atılıyor. Çocukluk döneminde ailede aşılanması gereken bu duygu, gerektiği gibi gelişmez, eksik kalırsa gelecek yıllarda telafisi mümkün olmayabiliyor.

Sevginizi de sinirinizi de abartmayın
Çocuk 3-4 yaşlarındayken anne ve babanın tutumları, yetiştirme biçimi, çocuğun kendisi hakkındaki duygularının oluşumunda ve özgüvenin derecesinde büyük önem taşıyor. Bunun yanı sıra arkadaş ve sosyal çevreden aldığı tepkiler de bu duygunun gelişiminde rol oynuyor. Duru Psikoloji Merkezi’nden Uzman Psikolog, Terapist Nihal Araptarlı, çocukların çevresinden aldığı tepkiler doğrultusunda kendisine ilişkin olumlu ya da olumsuz bir benlik algısı edindiğini belirterek şunları söylüyor: “Çocuklar kimi zaman arkadaş veya sosyal çevre içinde bazen haksızlığa ve istismara maruz kalabiliyorlar. Bundan ne yönde ve ne derece etkilenecekleri ise aileden aldıkları temel güven duygusunun yeterliliğiyle doğru orantılı oluyor. Aile içinde sevildiğini, değerli bulunduğunu hisseden bir çocuk, çevreden gelecek olumsuz tepkilerden pek fazla etkilenmiyor ya da bu durumu kısa sürede atlatıyor. Ebeveynlerin biri ya da her ikisi, aşırı derecede eleştirel ve yüksek beklenti içinde, mükemmeliyetçi, aşırı korumacı ya da bağımsızlığı engelleyiciyse, bu durum çocuğun kendini yeteneksiz, yetersiz ve değersiz hissetmesine yol açıyor. Öte yandan ebeveynler aşırı korumacı tavırlarıyla çocuklarını koruduklarını, onlara iyilik ettiklerini düşünüyorlar. Oysa çocuğunu aşırı sevgi ve ilgiye boğan, zorluk yaşamaması için her şeyi kendisi yapan ve fazlaca kontrol eden anne babalar; sorumluluk alamayan, aileye bağımlı, problem çözme becerisi gelişmemiş yani özgüvenden yoksun nesiller yetişmesine neden oluyor. Bunların aksine, çocuğunu destekleyen, gelişimini takdir eden, hata yaptığında doğruyu bulmasına ya da yapmasına yardımcı olan, onu bu haliyle seven ebeveynler kendini olduğu gibi kabul eden ve güvenen çocuklar yetiştirebiliyor.”

Çocukları başkalarıyla karşılaştırmayın
Aileler çocuklarını yetiştirirken birtakım hatalar yapabiliyor. Bunlardan biri de çocuğu yaşıtları ile kıyaslamak! Kardeşi, kuzeni ya da komşunun çocuğuyla karşılaştırılan çocuk; yetersizlik hissine kapılabildiği gibi, bir şeyler başarmayı kendisi için değil de diğer çocuğu geçmek amacıyla isteyebiliyor. Uzman Psikolog Araptarlı, burada dikkat edilmesi gereken bazı noktalar olduğunu belirterek, büyüklerinden sevgi gören, ihtiyaç duyduğu ilgi ve yakınlığı bulan, fikirlerine değer verilen, önemsenen, güvenilen ve sorumluluk verilen, iyi yaptığı şeyler için övülen, gurur duyulan, yaptığı hatalarda doğruya uygun biçimde yönlendirilen ve sahip olduğu özellikleriyle kabul edilen çocukların özgüven sorunu yaşamadığını söylüyor. Ama bunların tam tersini yaşayan çocuk kendini değersiz hissediyor ve özgüveni gelişmiyor. Gelecek günlerde bu çocuklar; yaşadığı aile, çevre, okul ve toplum içinde çeşitli sorunlara neden oluyor.

Geleceğin, çocuklukta şekillendiğini unutmayın
Özgüveni zayıf çocuklar; duygusal, sosyal ve akademik konularda zorluk yaşıyorlar. Bu durum okulda ve yaşamın diğer alanlarında kendini çeşitli şekillerde belli ediyor. Bazı çocuklar aşırı kontrol kullanarak, duygusal anlamda kırılgan ve hassas, yeni deneyimlere kapalı, çekingen bir kişilik geliştiriyor. Bazıları ise aşırı kontrolsüzlük ile zorbaca davranan, asi, otoriteyle çatışan, sürekli problem yaratan tutum ve davranışlar sergiliyorlar. Bu çocukların kendilerine, başkalarına zarar verdiği ve çevreyi rahatsız ettiği için daha fazla dikkat çektiğini belirten Uzman Psikolog Nihal Araptarlı, ailesi ya da öğretmenleri tarafından sürekli uyarılan ve cezalandırılan çocuklarda güvensizlik duygusunun daha da arttığını vurguluyor. Aşırı kontrollü çocuklar ise kimseyi rahatsız etmedikleri için davranışları önemsenmiyor, sorun olarak görülmüyor ancak bu da aynı biçimde etki ederek çocuğun özgüven yetersizliğinin pekişmesine yol açıyor.

ekim-2012-bebek-6-resim-2DOĞRU ADIMLAR ATIN, ÖZGÜVEN AŞILAYIN
Uzman Psikolog Nihal Araptarlı, özgüven duygusu gelişmiş, gelecekte sosyal ve mesleki olarak başarılı nesiller yetiştirmek için ebeveynlere şu önerilerde bulunuyor:
● Aile fertlerinin birbirine güvendiği bir ortam oluşturun.
● Ona karşı duygularınızda dürüst davranın.
● Çocuğunuzun gerçek kapasitesinin farkında olun.
● Davranışlarınızla ona model oluşturun.
● Çocuğunuzun yanlışlarını, onu suçlamadan ve onun tüm kişiliğini eleştirmeden tartışın.
● Beklentilerinizi onun yaşına ve seviyesine uygun tutun.
● Kibir ve kendini beğenmişliği, özgüven sahibi olmakla eş tutmayın.
● Çocukların birbirlerinden farklı olduklarını ve her çocuğun kendine özgü bir yeteneği olduğunu unutmayın.
● Çocuğunuza sorumluluk vermekten kaçınmayın.
● Onun her şeyine değer verdiğinizi ve takdir ettiğinizi gösterin.

Ayşegül Uyanık ÖRNEKAL

Formsante Dergisi Ekim 2012 Sayısı, Bebek Eki

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here