Özümüzü örten perdeleri kaldırıyoruz

31082014 artt01

Hayat boyu birbirinin zıddı olan düşünce ve duyguların görünmez duvarları arasında savruluyor, bilinçsizce gelgitler yaşıyor, sonunda da yorulup yaşama küsüyoruz. Bir bilinçaltı dönüş tekniği olan ARTT, duyguların esaretine son vermeyi vadediyor.

Hayatta her şey bize “duygu yaşatmak” için var ve hepimiz duygularımızın esiri olarak yaşıyoruz. Her şey gibi duygular da bir elektrik alanı olduğu için bizi bir girdabın etrafında ne varsa yutması gibi içlerine çekip yutuyor. İşte özümüze ulaşmamızı engelleyen de onu katman katman örten bu duygu perdeleri oluyor. Her duygu bilincimizin üzerini örterek özümüzü yaşamamızı engelliyor. ARTT tekniği, duyguları tıpkı bir lahana gibi soyarak ve duyguları nötrleyerek öze ulaşmayı ve gerçek hayatımızı yaşatmayı vadediyor.

Küçük loş bir odada, bir yatağa uzanıyor ve gözlerinizi bir maske ile kapatıyorsunuz. Fonda bedeninizin tüm kaslarını gevşeten bir müzik çalıyor. Tamamen kendinizdesiniz, ortamı fark ediyor hatta seans çıkışında yapacaklarınızı bile düşünüyorsunuz. Bilinçaltı Dönüşüm Uzmanı Güneş Tan en yumuşak sesi ile soruyor: “Hangi konuyu çalışmak istersin?” Söylüyorsunuz… Farz edelim ki “Hayatımı paylaşabileceğim bir eş bulamıyorum” dediniz. Güneş Hanım tekrar soruyor: “Hayatını paylaşabileceğin bir eş bulamamayı bedeninin neresinde hissediyorsun?” Bu da ne demek diye düşünebilirsiniz ama o an gerçekten bedeninizin hiç tahmin etmediğiniz bir noktasında bir soğukluk, sıcaklık, uyuşma veya bambaşka hisler fark ediyorsunuz. Bu, konuyla ilgili duygularınızın bedeninizin o noktasında biriktiğini gösteriyor. O alanın içine giriyorsunuz ve size o duyguyu yaşatan anınızı hatırlamanız isteniyor. Strese girmenize gerek yok çünkü siz isteseniz de istemeseniz de geçmişten, belki de çok önemsiz bulduğunuz hatta tamamen unutmuş olduğunuz bir görüntü, anı, fotoğraf geliveriyor gözünüzün önüne. Hatta önce “Bu anının konuyla ne alakası var?” diyorsunuz ama seans ilerledikçe bağlar öyle kuruluyor ki çıkan sonuçlara inanamıyorsunuz. Sonra tam o noktadan bir pencere açıyor ve o duyguyu boşaltıyorsunuz. Seçim bilinçaltınızın; ister bir su, ister ışık, ister duman olarak boşaltın. O pencereden kuşlar ya da kelebekler de uçuşabilir. İki saat süren seans boyunca bedenin birçok yerinden duygular boşaltıyor, birçok anıyı hatırlıyor hatta geçmiş yaşamlarınıza gidebiliyorsunuz. 

Bu deneyimler, Güneş Tan’ın geliştirdiği ARTT’nin seanslarında yaşanıyor. ARTT; Akashic Records Transformation Technique yani Akaşik Kayıtları Dönüştürme Tekniği anlamına geliyor. Teknik adını, dünyada yaşamış herkesin ve yaşanmışlığın bilgilerinin kayıt altına alındığına inanılan Akaşik Kayıtlar’dan yani Yaşam Kitabı’ndan alıyor. Tan’a kendisine adeta akarak geldiğini söylediği ARTT tekniğinin detaylarını ve yaşamda yaratabileceği değişiklikleri sorduk. 

 

ARTT tekniği nasıl çalışıyor?

Akaşik kayıtlarda dünyada yaşanmış her şeyin, her hareketin, hissin, düşüncenin ve niyetin bulunduğu söylenir. ARTT de kişinin kayıtlarına ulaşıyor ve bilinçaltının temizlenip dönüşmesini sağlıyor. Bunun sonucunda kişinin hayatı, fiziksel veya psikolojik sorunları, yaşadığı kısır döngüler tamamen ve kalıcı olarak değişiyor. 

 

Bir seansın nasıl ilerlediğini anlatır mısınız?

Önce kişinin çözmek istediği konuyu belirliyoruz; bu psikolojik bir sorun olabilir, fiziksel bir hastalık olabilir ya da bir yaşam sorunu olabilir. Geçtiğimiz günlerde çalıştığım birini örnek vereyim. İş hayatında belli bir hedefi var, çok iyi insanlar tanıyor, hedefine hep yaklaşıyor ama anlaşma imzalama aşamasında hep tıkanıyor ve bu yıllardır böyle gidiyor. Bunun gibi hayatınızın içindeki herhangi bir konuyu seçebilirsiniz. Eşinizle ilişkiniz de olabilir, çocuk sahibi olamamanız da… Sorunu belirledik diyelim. Her insanın yaşadığı sorunun bedende bir enerji alanı var, fark etseniz de etmeseniz de. O sorunu nerede hissettiğini sorduğumda kişi kalbinde, başında, bacağında yani bedeninin neresindeyse onu söylüyor. O zaman kişiye o alanın içine girmesini söylüyorum ve yönlendirme yapıyorum. Diyorum ki “Bu soruna neden olan, geçmişteki yaşanılanlar aklınıza gelecek.” O sırada gözleri kapalı ve kendi evrenine girmiş olan kişiye bilgiler otomatik akmaya başlıyor. Bir anı hatırlıyor, bir fotoğraf görüyor ya da geçmiş yaşamına gidiyor. 

 

Bedeninde hissedemeyen ya da anı hatırlamayan da oluyor mu?

ARTT’nin bir özelliği her şeye çare bulunabilmesi. Eğer aklınıza bir anı gelmiyorsa, “Aklıma gelmiyor hissini bedeninizin neresinde hissediyorsunuz?” diyorum. Oradaki enerji alanını boşalttığınızda hemen aklınıza geliveriyor. Ya da diyelim ki bir şeye çok üzüldünüz ama üzüntüyü bedeninizde hissedemiyorsunuz. O zaman, “‘Hissedemiyorum’ bedeninizin neresinde?” diyorum, onu buluyorsunuz. Onu da bulamıyorsanız hiç sorun değil, bu sefer duyguyu tüm bedene yaydırıyorum. Bunu da hayal kurdurarak yapıyorum. Mesela bedeni etten kemikten değil de güneşin altında yatan, ısındıkça eriyen, yayılan bir jöle gibi hissetmesini istiyorum. Onu da yapamıyorsa “Beden bir hamur, al bir oklava, onu aç” diyorum. Kişiye uygun çözüm o anda bana geliyor zaten, mantıkla değil sezgilerimle konuşuyorum. Sonra kişi yufka gibi açtığını bedeninin içine giriyor ve seans öyle devam ediyor. 

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here