Panik atağı küçümsemeyin!

Gazetelerin sağlık köşelerinde rastlardım panik atak haberlerine. Belirtilerini okudukça “tamam kesin bende de var” derdim. Benim başıma nasıl geldi bilmiyorum ama gerçekten başıma geldiğinde anladım ki bu atak öyle sıradan bir şey değil. İnsanı geriyor, korkutuyor. Kısa sürüyor ama izi epeyce kalıyor…

Yeşim Nur

İlk kez panik atak geçirdiğim günü daha dün gibi hatırlıyorum. Çalıştığım şirkette sıradan bir gündü aslında. Yemekhanede tansiyonumun düştüğünü zannettiğim bir anda etrafa bağırmaya başladığımı hatırlıyorum: "Beyin kanaması geçiriyorum, kurtarın beni! Hastaneye götürün, ölmemem lazım, çocuğum var benim!" Kendimi yerden yere attığımı gören arkadaşlarımı da bir korku almıştı. Beni tutmaya çalışıyorlardı. Bense içimden bir şeyin, bir sıcaklığın göğsüme ve sonra başıma doğru ilerlediğini hissediyordum. Saç diplerimden sanki alevler fışkırıyordu, havalara zıplamaktaydım. Bu korku hissi neydi bilemiyordum. Beynimdeki uyuşma gibi sıcaklık bir anda geçti. Daha doğrusu bana öyle gelmiş olmalı. 5 dakika sonra yine başladı ve bu sefer ben duramadım. İlk şaşkınlıktan sonra beni hastaneye götürdüler.
Hastanede daha sakindim sanki ama panik halim devam ediyordu. Diazem ve damardan ilaç verdiler. Ertesi gün işe gitmedim. Bir sonraki gün gittiğimde olayın başıma geldiği yemekhaneye adım atamadım. Daha merdivenden çıkarken, o an aklıma geldi ve bayılır gibi oldum. Benim için hâlâ adı konulmamış bir tedirginlikti bu. Korkumdan yine eve gittim. Bu karmaşa bir hafta sürdü. Yemekhaneye ne zaman çıkmaya kalksam, ellerim titriyor gözlerim dönüyordu. Hemen beynime doğru bir sıcaklık yayıyordu. Eve gitmeliyim diye düşünüyordum. Ev sanki benim için bir koruyucu, bir sığınaktı.

Ancak sonunda kendime gelip düşündüm. Bu ne ise bunu yenmeyi öğrenmeli, bunu başarmalıydım. 27 yaşındaydım evliydim 6 yaşında bir oğlum vardı. Onlar için güçlü olmalı, ayakta dik durabilmeliydim. Önce büyük hastanelerden birinde bir psikiyatriste başvurdum. Ama pek ısınamadım, vazgeçtim. Derken Etiler Terapi Merkezi'nden Dr. Haşmet Işıklı ile tanıştım. Işıklı’nın teşhisi panik ataktı. İlaç verdi ama bu arada beni başıma gelebilecekler karşısında da uyardı. Doktoruma öyle ısındım ki. Ne zaman sıkılsam ya da atak geçireceğimi düşünsem kendisini arıyordum. Konuşup çözüm buluyorduk…

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here