Panik atağı yogayla yendim

sekiz ay önce kurulan yoga merkezi Uma Yoga’nın ortaklarından Zeynep Uğurlu panik atak hastalığını üç “ilaç”la yendi: Doktor, meditasyon ve yoga! Zeynep Uğurlu’yla hastalığını ve tedavi sürecini konuştuk.

İş hayatının ve metropolde yaşamanın stresi tartışılmaz.Reklam sektörü ise stresi en yüksek olan işlerden. Zeynep Uğurlu işte böyle stresli bir iş ortamında yaşıyordu. Zaten çocukluğundan beri evhamlı bir yapısı vardı. Bir gün kalbi, bir gün beyni,başka bir gün kan kanseri… Böylece doktor doktor dolaştı. 26 yaşına geldiğinde, iş hayatının en yoğun olduğu dönemde, bir gece "kalp krizi" geçirdiğini zannetti. Aslında sadece bir panik atak kriziydi. Mükemmeliyetçi karakteri, her şeyin en iyisini yapma isteği, farkında olmadan içinde bir baskı oluşturmuştu. Şimdi bu baskı dışarı çıkıyordu. Panik atak, doktorlar tarafından "vücudun ağlaması" olarak adlandırılıyor. Zeynep Uğurlu'nun vücudu ağlıyordu. bu hastalığı yenmesini üç ilaca borçlu: Doktor, meditasyon ve yoga.

Ataklar ilk olarak nasıl ortaya çıktı?
Panik atak bir günde çıkan bir şey değil. Doktorun yaptığı psikanaliz sonucu çocukluğunuza kadar gidiyorsunuz.Yatılı okulda okumam, orada yaşadıklarım, aileden uzak olmam… Bütün bunların panik atak yaşamamda etkisi var. Panik atak rahatsızlığı olan insanlar çok kolay konuşamıyor. Ben rahat konuşabiliyorum çünkü bununla barıştım.
Panik atağınızın temelinde ne yatıyormuş?
Toplumun çizdiği bir program var: İyi bir okula gidilir, iyi bir iş sahibi olunur, evlenilir,çoluk çocukarışılır. Tabii ki bunlar güzel şeyler ama herkesin aynı zamanlarda, aynı hızda bu hayatı yaşaması diye bir şey yok. Bazı insanlar üniversite mezunu olmadan da başarılı olabiliyor. Biz toplum tarafından çizilen bu hayatı yaşıyoruz ve kendi iç sesimizi, isteklerimizi unutuyoruz.Panik atakta da bu bastırılmış duyguların, isteklerimizi unutuyoruz. Panik atakta da bu bastırılmış duyguların, isteklerin bir süre sonra ortaya çıkması var.Vücut tepki göstermeye başlıyor. Ben de bir yarışın içindeyim, bir noktadan sonra bu yarışı bırakamıyorsunuz.
Vücudun ağlaması

Hastalığınız karakterinizle bir ilgisi var mı sizce?
Mükemmeliyetçi karakterdeki insanlarda panik atak daha çok görülüyormuş. En iyiyi yapma isteği, içinizde kendinize baskı uygulamanıza neden oluyor. Bende bu panik atak kriz şeklinde, tam işlerin çok yoğun olduğu bir dönemde çıktı. Hayatımda değişiklikler vardı,evlenme kararı almışım,işimden memnun değilim… Vücudun ağlaması olarak nitelendiriyor doktorlar bu hastalığı. Kimisinin dudağında uçuk olarak çıkar bende panik atak şeklinde çıktı.
Kaç yaşındaydınız bu krizleri ortaya çıktığında?
26 yaşındaydım. Panik atak yaşayan insanların mutlaka doktora gitmesi gerekir. Kendi kendine halletmeye çalışırlarsa çok daha uzun sürer ve o dönem daha zor geçer.
Kriz geldiğinde ne yaşadınız?
Ölüyorum, kalp krizi geçiriyorum zannettim. Ohissin verdiği yoğun bir panik duygusu yaşıyorsun. Panik,kalbin daha çok çarpmasına neden oluyor. Korkunç bir durum. Hastaneye gittik ama hiçbir şey olmadı. Sonra doktora gidince ortaya çıktı.
Nasıl bir tedavi uyguladınız?
Mutlaka doktora gitmeniz gerekiyor. Sadece yoga ve meditasyon yeterli değil tabii ki. Rahatsızlığın şiddetine göre doktor bir süre psikanaliz ve ilaç tedavisi uyguladı. İki sene kadar sürdü bu durum. Benim için bir dönüm noktasıydı. İçimdeki gerçek Zeynep'i ortaya çıkardım. İçinizdeki ölüm korkusunun size ait doktora götürmesi içime ölüm korkusu olarak yansımış.
Psikanaliz dönemini nasıl adlandırıyorsunuz?
tatlı acı bir dönem. Kolay bir dönem değil. Bence panik atak yaşamayan insanların bile bu psikanalizi yapmaları gerek. Hayatınız değişmeye başlıyor, öncelikleriniz değişiyor. Zihninize daha çok önem veriyorsunuz. Bu psikanalizler sırasında, doktorum sayesinde meditasyon yapmayı öğrendim. Yoga yapmaya da o dönemde başladım.

Dingin ve huzurluyum

Yoga yapmaya başladığınızda ne hissettiniz?
ilk seansta, doktora gidip, bir saat konuştuğunuzdaki rahatlamayla aynı rahatlamayı yaşadım. Ve o andan itibaren yoganın hayatımda hep olacağını hissettim. bir süre sonra işi bıraktım. O kadar stres altında çalışmayıp kendime izin vermeye karar verdim. Zorlamaya gerek olmadığını anladım.
Yoga ve meditasyona devam ediyorsunuz değil mi?
Tabi ki! Özel hocalarla yoga çalıştım. Meditasyonu doktorumdan öğrenip kendim yapmaya başladım. Doğumdan bir süre sonra da daha düzenli bir şekilde yogaya devam ettim. O arada arkadaşım Sinem, benim yogayı anlatmamdan o kadar etkilenmiş ki, o d abaşlamıştı. Uma ile ilgili projeyi kafasında o geliştirmiş ve biz bu işe girdik.
Panik atağınız nasıl geçti?
Tabii bu üç günde olmuyor. Panik atakla yüzleşiyorsunuz. Ondan lormamayı öğreniyorsunuz. kendi gerçek kimliğinizi farkediyorsunuz.
Bu noktada yoga ve meditasyonun nasıl bir yardımı oldu?
Yoga ve meditasyon zihninizi dinlendirmeyi sağlıyor. Zaten bu panikler, zihnimizin ve beynimizin kısa devre yapması. Çok yoğun ve stresli çalışıyorsunuz, hayatta düşünecek çok şeyiniz var, bu düşüncelerin hepsi sizin sağlıklı düşünmenizi engelliyor. Yoga ve meditasyonla zihninizle birlikte vücudunuz da dinleniyor. Bu benim hastalığı daha kısa sürede atlatmamı sağlamış olabilir. Bende böyle bir etki gösterdi tabii. Sadece meditasyonla panik atak kesinlikle iyileşmez. Meditasyon ve yoga aldığınız üç ilaçtan sadece iki tanesi.
Hastalık geçtikten sonra yoga ve meditasyonu bıraktınız mı?
Hayır, bunlar benim hayatımın bir parçası oldu. Çünkü hayatta stres her zaman var. Aksilikler her zaman olabilir ama siz bunlarla başa çıkmayı öğreniyorsunuz. Ve bunun için yoga ve meditasyon çok iyi bir yol. Negatif etkileri azaltıyor. Şimdi burada (UMA yoga) bol bol derslere giriyorum.
Yogaya başlamadan önceki Zeynep ile bugünkü arasında net bir fark var mı?
Eskiden zihnim çok karışıktı, şimdi daha dingin ve huzurluyum. Çabuk öfkelenen bir insandım, şimdi öfkelendiğiniz zaman bu öfkenin size geri döndüğünü,zarar verdiğini çok iyi farkkettim. bu tip konularda kendimi çok iyi eğittim.

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here