PiKi ile bilinçaltınızı formatlayın

haziran-2012-alternatif-resim-1

Zihninizin sadece farkında olduğunuz bilincinizden ibaret olduğunu sanıyorsanız yanılıyorsunuz, aslında büyük kısmı bilinçaltından oluşuyor. Peki bilinçaltınıza yolculuk yapıp ona yeni ve sağlıklı tohumlar ekmek ister misiniz?

Bireysel Gelişim Eğitimcisi ve Yazar Nil Gün’ün kas aktivitesi bilimi olarak tanımlanabilecek Kinesiyoloji Bilimi’ni 5 bin yıllık doğu tıbbı ile birleştirerek ortaya çıkardığı Bütünsel Kinesiyoloji (Piki), insanlara kaderlerini yeniden yazma imkanı verebiliyor. Kuantum Dokunuş-Supercharging, reiki, zihin bilimi, holistik beyin, EFT (Duygusal Özgürlük Tekniği), hipnoterapi, biyoenerji, kuantum fizik ve moleküler biyoloji alanlarındaki son gelişmelerden yararlanarak yaratılan bu eğitim modelini ve temel eğitimin detaylarını Kuraldışı Eğitim ve Danışmanlık’tan Bütünsel Kinesiyoloji Eğitmeni ve Danışmanı Dilek Kökter’e sorduk.

PiKi’nin anlamı nedir?

PiKi, sonsuzluğu temsil eden ‘Pi’ ile Uzakdoğu kültüründe yaşam enerjisi anlamına gelen (chi) Ki sözcüklerinin birleşiminden ortaya çıktı. Açarsak; sonsuz yaşam enerjisi diyebiliriz.

PiKi sistemi nasıl işliyor?

Nil Gün’ün hazırladığı Bütünsel Kinesiyoloji eğitimleri; temel, orta, ileri ve master olarak bir program dizisinden oluşuyor ve her gün geliştiriliyor. PiKi’nin temel modülünün üç eğitimi var. Seviye 1’de zihinsel, Seviye 2’de duygusal, Seviye 3’te ise bedensel ve ruhsal boyutta denge sağlamak için eğitim veriliyor.

PİKi, altenatif bir tedavi yöntemi midir?

Hepimiz enerjiden oluşmuş varlıklarız ve enerji akışımızda tıkanma, zayıflama ya da ters akış gibi bozukluklar olduğu zaman bu durum fiziksel boyutumuza da yansıyor. En basitinden her gün trafiğe çıkmak bile enerji dengemizi bozuyor. Burada amaç, kişinin kendi enerji akış dengesini yeniden kurabilmesi… Bu yöntem, bir hastalık tanısı koymak ya da tedavi etme amacı taşımıyor. Bu dengeyi yeniden kurmak, kişiye maksimum enerji ile motive olup günü daha doyumlu ve aktif yaşama imkanı sağlıyor. Enerji akışı sağlıklıysa o zaman bağışıklık sistemi de düzgün çalışıyor.

Enerji dengesi nasıl yeniden kuruluyor?

Günlük birkaç PiKi egzersiziyle bunu kolayca sağlamak mümkün, ancak daha derin bir denge için bilinçaltına doğru bir yolculuğa çıkmak gerekiyor. Bizler zihnimizin farkında olduğumuz bilincimizden ibaret olduğunu sanıyoruz, oysa ki zihnimizin büyük bir kısmı bilinçaltından oluşuyor. Eğitimin ana amaçlarından bir tanesi de bilinçaltına yolculuk yapmak. Bunu nasıl yapıyoruz? Burada Kas Testi’nden, yani Enerji Testi’nden yararlanıyoruz. Bu Enerji Testi, bedendeki birçok kasla yapılabiliyor ama temel seviye eğitiminde öğrenme ve uygulama kolaylığı açısından biz kol kasını kullan›yoruz. Temel eğitimde katılımcılar önce kendi bedenleri ile iletişim kurmayı öğreniyor. Kaç yaşındaysak o kadar yıldır bu bedenin içindeyiz ama bedenimizi tanımıyoruz, onun dilini bilmiyoruz. Bedenimiz bizimle sürekli konuşuyor. Örneğin havasız bir ortama girince başımız ağrıyor, kötü gıda yiyince mide onu dışarı atıyor. Biz bu belirtileri hep bastırıyoruz. Oysa bedenimiz bize ‘Hayatında bir şeyleri değiştir’ diyor. Kol kası ile yaptığımız Enerji Testi sayesinde bedeni dinleyebiliyor, bilinçaltından bazı yanıtlar alabiliyoruz. 

BEDEN İDEAL KİLOSUNU BİLİYOR

PiKi ile ideal kilo yönetiminin de mümkün olduğunu belirten Dilek Kökter, kilo vermek isteyen kişinin önce Temel Modül’ün ilk aşamasını tamamlaması gerektiğini belirtiyor ve ekliyor: “Çoğumuz aynaya baktığımızda ‘Karnım şişti, yüzüm kırıştı’ gibi negatif cümleler kuruyoruz. Ona adeta düşmanımızmış gibi davranıyoruz. P‹K‹ ile önce kişinin bedeniyle dost olmasını sağlıyoruz.” Bedenin ‘yak’ ve ‘yağ’ olmak üzere iki mekanizması bulunduğunu belirten Dilek Kökter, kilo sorunu olan insanlarda ‘yağ’ mekanizmasının devrede olduğunu belirterek, bilinçaltına bakıldığında ise güçlü olmak, karşı cinsten korunmak, kendini cazip olmaktan çıkarmak gibi sebeplerle kilo alındığını söylüyor. Bu kalıplar temizlendikten sonra bedende birtakım noktalara dokunularak iştah düzenleyici, duygusal açlığı sağlıklı yollarla giderici egzersizler öğretiliyor. Eğitime katılanlar bu süreçte doymanın çok yemekle değil, doğru yemekle doğru orantılı olduğunu fark ediyor ve egzersizi hayatlarına sokmaya başlıyorlar. PiKi programında hızlı kilo vermek değil, sağlıklı ve kalıcı kilo vermek amaçlanıyor. Beden kayıtlı olan ideal kilosuna ulaştığında artık orada kalmayı tercih ediyor.

Bilinçaltı neden bu kadar önemli?

Bilinçaltımızın gizli mesajlarını anlamadığımız sürece kendimizi gerçekten tanıyoruz diyemeyiz. Bilinçaltı kayıtlarımızın her biri birer duygu ile 0-6 yaş arasında ve anne karnında oluşuyor. Bedenimiz öyle müthiş bir bilgisayar ki bütün deneyimlerimiz her hücremize kaydoluyor. Hayatta iradenin yetmediği bazı şeyler vardır; ne kadar uğraşırsanız uğraşın birtakım olaylar bir türlü gerçekleşmez. Bunun iki sebebi var; ya o olay sizin için sırada öncelikli değil ve bilinçli zihninizin göremediği bu gerçeği bedeniniz aslında biliyor, sorulduğunda hayır yanıtını veriyor. Ya da bilinçaltında sizin bilincinizle çatışan bir inanç var ve ikisinin çatışması sonucunda daima bilinçaltı kazanıyor. Örneğin kimimiz bir ailenin olması gereken bir parçası olarak düşünüldüğümüz için, kimimiz bir evliliği kurtarmak, kimimiz emeklilik sigortası, kimimiz tekne kazıntısı, kimimiz ise erkek beklenirken kız olarak doğduk. Yani daha yolun başında değersizlik duygusu ile tanışt›k. Oysa hepimiz sadece varlığımız ile değer görmek istiyoruz, yaptıklarımızla değil. Eğer farkında olmadan ‘ben değersizim’ kalıbı ile büyüyorsak o değeri dışsal olaylarda arıyoruz. Belki marka takıntısı geliştiriyoruz ya da o değeri unvanlarda, parada arıyoruz. Herkesin bilinçaltı ve oluşturduğu kayıtlar birbirinden çok farklı oluyor. Negatif inanç kalıbını şöyle tanımlayabiliriz: Varsayın ki önünüzde görünmez bir cam duvar var ve o sizin negatif bilinçaltı kalıbınızı temsil ediyor. Bu cam duvar gitmek istediğiniz yolun ortasında duruyor. Kendi çabanızla, iradenizle hedefinize doğru giderken bu cam duvara çarpıp duruyorsunuz. Ama neye çarpt›ğınızı bilmiyorsunuz. Örneğin tam başarıya ulaşacakken kendinizi farkında bile olmadan sabote ediyorsunuz.

Bilinçaltı bunu bize neden yapıyor?
Bilinçaltımız sanıldığı gibi düşmanımız değil, tam aksine dostumuz. Bilinçaltımızın bu kayıtları oluştururken tek bir amacı var; koşullar ne olursa olsun, ister savaşta olalım, ister zengin, ister fakir, bizi hayatta tutmak… Hepimiz hayatta kalma içgüdüsü ile doğuyoruz. Özellikle 0-6 yaş döneminde anne babamızı modelleyerek hayata hazırlanıyoruz. Ancak hiçbirimiz bilinçli ailelerin çocukları olarak doğmadığımızdan o dönemde oluşan inançlar o gün için işe yaramış olsa da yetişkinlikte bize destek olmak yerine köstek olabiliyor. Örneğin çocukken bana sadece ağladığımda ilgi gösterildiyse o zaman şimdi bir yetişkin olarak ilişkimde ilgi görmek için sıkça sorun yaratan kişi olmayı bilinçsizce seçebiliyorum. Yani ilişkilerimi zaman içerisinde sabote etmeye başlıyorum ve ilişkimin ömrü partnerimin sabrı ile sınırlı oluyor. Enerji Testi ile bilinçaltında ne var ne yok görebiliyoruz. Kişiyi destekleyen olumlu bilinçaltı kayıtlar da var tabii, onların yeni bir formata ihtiyacı yok. Amacımız kişinin kendini sabote ettiği, engellediği negatif kayıtlarını keşfetmesi ve onları olumluya dönüştürmesi. Yani bu çalışmalarda kişi kendi cam duvarını kendisi kaldırıyor. Ard›ndan da hedefe doğru adım atmak gerekiyor, işte burada bilinç ve irade devreye giriyor.

Yaprak ÇETİNKAYA

Formsanté Dergisi Haziran 2012 Sayısı

1 YORUM

  1. Değindiğiniz bilinçaltını pozitif bir evreye dönüşümü sağlayabilirsek mutlu bir hedefe varacağımıza inanıyorum, bu temelde aktardıklarınız ayriyeten bir güç veriyor. Bence önemli olan pozitif düşünmek teşekkürler

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here