Riskin farkında olun meme kanseri ile tanışmayın

İlk Beze Bulma Yöntemi nedir?
Meme kanseri tanısı konulan kadınlarda hastalığın geçip geçmediğini anlamak için mutlaka koltuk altındaki lenf bezlerine bakılıyor. Eski yıllarda bu amaçla koltuk altındaki bütün bezeler çıkarılıyor, oysa koltuk altı çoğunlukla temiz çıkıyordu. Bütün bezelerin çıkarılması ise ilerleyen yıllarda kolda şişme riski yaratıyordu. Bu riskten kurtulmak için ‘sentinel lenf nod biyopsisi’ denilen ilk beze bulma yöntemini uyguluyoruz. Radyoaktif ve boyalı maddeleri kullanarak, kanserli hücrelerin gidebileceği koltuk altındaki ilk bezeyi tespit ediyoruz. Ameliyat anında patoloji uzmanı bu bezeye bakıyor ve bu ilk bezeye kanserli hücre geçmemişse geri kalan bezeleri yerinde bırakılıyor.

Bir kitle fark edildiğinde hangi tanı
yöntemlerinden faydalanılıyor?
Mamografi, ultrasonografi ve biyopsiden yararlanıyoruz. Eğer biyopsi yapılacaksa tercih ettiğimiz biyopsi tipi, kalın iğne ve ince iğne biyopsisi ya da vakum aspirasyon biyopsisi oluyor. Eksizyonel biyopsi dediğimiz, kitlenin tamamen çıkarıldığı biyopsiyi tercih etmiyoruz. Eğer kitleyi çıkaracaksak bu işlemi ameliyathane şartlarında, kansere yönelik bütün hazırlıklar yapıldıktan sonra, patoloji uzmanı ile beraber çalışarak yapıyoruz. Bu yöntemden uzak duruyoruz çünkü kadınlarda koruyucu cerrahiyi tercih ediyoruz. Bunun için de tümörü her zaman bir bütün olarak çıkarıyoruz ve hiçbir zaman tümörlü dokuyu sağlam dokularla temas ettirmiyoruz. Ayrıca artık kadınlarda eskisi gibi koltuk altındaki tüm bezeleri almıyoruz ve ‘İlk Beze Bulma Yöntemi’ni uyguluyoruz. Oysa eksizyonal biyopsi dediğimiz yöntemle tümör çıkarıldığı zaman ilk beze bulma yöntemini tehlikeye atmış oluyorsunuz.

Radyoterapiden ne zaman faydalanılıyor?
Radyoterapi her hastaya yapılmıyor. Memesini koruduğumuz kadınlara ise mutlaka yapıyoruz. Böylece memeyi almadığımız halde memeyi almış kadar iyi sonuç elde ediyoruz. Eğer memeyi almışsak ve koltuk altına da hastalık geçmemişse radyoterapi yapmıyoruz. Memeyi almamıza rağmen hastalık koltuk altına geçmiş ise yine radyoterapi yapıyoruz. Radyoterapi, cerrahi tedavi ve kemoterapinin ardından uygulanıyor. Kemoterapi almayan hastalarda cerrahinin ardından uygulanıyor.

Medikal onkolojide gelişmeler nasıl?
Meme kanserinde artık kişiye özgü tedaviler yapılıyor. Kemoterapi mi, anti hormon terapisi mi yapacağımız konusunda çelişkide kaldığımızda tümörün genetik haritasını çıkarıyoruz ve hangi terapinin daha iyi sonuç vereceğini görüyoruz.

Tedaviden sonraki dönem için neler öneriyorsunuz?
Meme kanseri tedavisi gören kadınların 6 ayda bir düzenli kontrollere mutlaka devam etmeleri çok önemli. Ayrıca özellikle hormona bağlı tümörlerde kilo almamalarını, hormonal ilaçlardan uzak durmalarını, düzenli egzersiz yapmalarını, taze sebze ve meyveden zengin sağlıklı bir beslenme düzeni oluşturmalarını, alkol ve sigaradan uzak durmalarını ve morallerini yüksek tutmalarını öneriyoruz. Moral faktörüne çok önem veriyoruz çünkü depresyon bağışıklık sistemini baskılıyor ve o güne kadar sessiz kalmış ve vücuda bir zarar vermeyecek olan kanserli hücrelerin aktif hale gelmesine neden olabiliyor. Bu nedenle ihtiyacı olduğunu düşündüğümüz hastaların psikolojik destek almalarını sağlıyoruz.

Yaprak Çetinkaya

Formsante Dergisi Ekim 2011 Sayısı

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here