Ruhu yaralayan fısıltılar

agustos-2012-psikoloji-resim-3● Biraz kişilik özelliği biraz da genetikle ilgili olsa da dedikodu yapmak ailede de öğreniliyor. Eğer şu an yetiştirmekte olduğunuz çocuklarınızın üzerlerine vazife olmayan konularda konuşmasını, gelecekte birer dedikoducuya dönüşmelerini istemiyorsanız onların yanında siz de dikkatli olun ve dedikodu yapmayın.

● Dedikodu yapmaktan büyük bir haz duyuyor, diğer yandan da çok rahatsız oluyorsanız profesyonel destek almanızın zamanı gelmiş demektir. İlişkileri kopartan, bazen ölümcül zararlar veren dedikodudan kurtulmak için destek alarak daha sağlıklı ve güvenli ilişkiler kurabileceğinizi unutmayın.

● Eğer sevdiğiniz bir insanın fazla dedikodu yaptığını düşünüyorsanız onu nazikçe uyarın. Dedikodunun ona zarar verebileceğini ona yumuşak bir dille anlatın.

● Bazı kişiler dedikodu yapmaya hiç niyetleri yokken dahi farkında olmadan malzeme olacak bilgileri usta dedikoduculara kaptırabiliyorlar. Ve sonunda onların da adı dedikoducuya çıkıyor. Eğer siz de fark etmeden ağzından laf kaçıranlardansanız kendinizi kontrol etmeyi öğrenmeniz, yapamıyorsanız bu konuda destek almanız gerekiyor.

Erkekler daha acımasız
Kadınların daha çok dedikodu yaptığı düşünülse de aslında temel fark cinslerin konu seçiminde yatıyor. Erkekler daha çok cinsel konulardan, kadınlardan ve iş hayatından konuşmayı, önce kendileri hakkında gerçek olmayan bilgilerin yayılmasını sağlayıp karşı tarafı tahrik etmeyi seviyor. Örneğin bir erkek yaşamadığı bir cinsel ilişkiyi ya da eski işyerinden ayrılmaması için çok çaba harcandığını, özellikle bu hikayeleri yayacak kişilere anlatıyor ve böylece diğer insanların gözünde puan kazanmayı amaçlıyor. Cinsel içerikli dedikodularda erkeklerin en fazla başvurduğu yollardan biri de rakiplerinin cinsel performansı ya da cinsel tercihleri hakkında asılsız bilgiler aktarmak oluyor. Kadınla erkek arasındaki en temel fark ise şu; bazı erkekler işten atılmaya dahi neden olabilecek ölümcül dedikodular yapmaktan kaçınmazken kadınlar genellikle bu kadar acımasız davranamıyor.

Yaprak ÇETİNKAYA

Formsanté Dergisi Ağustos 2012 Sayısı

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here