Ana Sayfa Gezi SAFRANBOLU – GİRNE

SAFRANBOLU – GİRNE

Bu ay tatil yapmak için 2 fırsatınız var: Kurban Bayramı ve yılbaşı. Bu bahaneyle isterseniz Safranbolu’da tarihin içinde kaybolabilir, isterseniz ılıman bir havada Girne’de Akdeniz’in tadını çıkarabilirsiniz.

ELİF NAZLI DURAN

Kocaman bir müze
SAFRANBOLU

Daracık arnavut kaldırımlı sokaklar, eski evler, rengarenk vitrinleriyle lokumcular… Doğal bir film platosuna benzeyen Safranbolu’yu seveceksiniz. Safranbolu’da ‘hayal’ gibi bir mekanda dolaşmak, tarihten hiç hoşlanmayanların bile hoşuna gidecek kesinlikle. Üstelik, sadece seyirci olarak kalmak mümkün değil bu dekorun içinde; kapısından içeri ayakkabılarınızı çıkarıp girdiğiniz, bir zamanların konağı oteller, gümüş demliklerle çay sunan kahveler sizi de birer oyuncu olmaya ikna edecek, isteseniz de istemeseniz de.
Evet, dünyanın en özel yerlerinden biri olduğu tescillenen Safranbolu, yeni yılı karşılamak için tercih edebileceğiniz en ilginç mekanlardan birisi şüphesiz… Nerede kalınır, neler yapılır, ne yenir, ne içilir? Bu detaylar ise yazımızın geri kalan bölümünde…
Dünya mirası listesinde
Safranbolu, UNESCO tarafından 17 Aralık 1994 tarihinde, Dünya Mirasları Listesi’ne alınmış. Müze kent durumunda olan kasaba Türkiye’de bulunan ve korunması gereken 50 bin kültür ve tabiat varlığının 1.125’ini barındırıyor sınırları içerisinde… Bu bilgiler bile yeterli aslında Safranbolu’yu neyin böylesine özel kıldığını anlamak için ama dilerseniz biz biraz da tarihine göz atalım, biraz geçmişe uzanalım: Tarihte Paflagonya olarak adlandırılan bölgede bulunan ve birçok medeniyete ev sahipliği yapan Safranbolu, Türkler tarafından 1196 yılında kesin olarak alınmış. Safranbolu’nun ünlü evleri, 18. ve 19. yüzyıl Türk toplumunun geçmişini, kültürünü, ekonomisini, teknolojisini ve yaşama biçimini yansıtan mimarlık bilgiyle inşa edilmiş. Şehirde bulunan yaklaşık iki bin geleneksel yapıdan 1.008 adedi tescil edilmiş ve yasal koruma altına alınmış.

Mutfağından, dolap içinde yer alan banyolarına kadar korunan konakların en ünlüleri arasında Kaymakamlar Gezi Evi’ni, Kileciler Gezi Evi’ni ve Sipahioğlu Gezi Evi’ni saymak mümkün. Gelelim yeme-içme meselelerine… Öncelikle kilo almaktan korkanların bu geziyi başka bir tarihe ertelemeleri gerektiğini hemen hatırlatalım. Çünkü, yöre mutfağı çoğunlukla hamur işlerinden oluşuyor, hem de nefis hamur işlerinden! Gözleme, mantı, etli ekmek ve çeşit çeşit çorbalar damak tadına düşkün olanları mutlu edecek nitelikte. Tabii, Safranbolu’dan bahsetmişken lokumu unutmak olmaz.
Bu lezzetli lokumlar aynı zamanda çok da iyi bir hediyelik alternatifi.

Haberin devamı 2007 Aralık sayımızda…

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here