Sağlığınız strese yenilmesin!

STRES
Motivasyonu düşürüyor mu?

Leeds Üniversitesi’nde yapılan bir çalışma; uzun saatler boyunca çalışan kadınların yağ ve şeker oranı yüksek atıştırmalıklar yemeye, daha az egzersiz yapmaya ve daha fazla kafein almaya yatkın olduğunu gösteriyor. Oysa aynı durumdaki erkekler kendilerine zarar veren bu tür davranışlarda bulunmuyorlar.
Çözüm: Önceliği kendinize verin
Kadınlar için atılacak ilk adım; kendilerini stresli hissettiklerinde yaşamlarını sabote etme olasılıklarının farkında olmaları… Stres kadınlara zaman baskısı hissettiriyor ve yeterli zamanlarının olmadığını düşündüklerinde kendi mutluluklarını listenin en aşağısına koyuyorlar. Oysa bu doğrudan bağlantıyı fark etmek, kişiye değişik ve daha iyi seçimler yapmada yardımcı oluyor.

STRES
Görünüşünüzü nasıl etkiliyor?

Çok sayıda kadın stres ve sağlıksız diyetin saçlarını incelttiğini, akneye yol açtığını söylüyor. Beslenme uzmanları, stresin B vitaminlerini vücudumuzdan attığını, oysa bunların böbreküstü bezlerine ve hücrelere oksijen sağlamak için gerekli olduğunu belirtiyor. B vitamini ve magnezyumdan yoksun kalmaksa testosteron artışına neden olabiliyor.
Çözüm: Besin alımınızı artırın
Meyve suyu, çorba, fındık ve tahıllı salatalar atıştırarak farklı çeşitte meyve ve sebze tüketin. Ayrıca mercimek, hindi, ton balığı ve muz gibi B vitamininden zengin gıdalar yemeye özen gösterin. Çünkü özellikle stresli olduğunuz ve beslenmeye gereksinim duyduğunuzda vücudunuzun ihtiyaç duyduğu her şeyi gıdalardan almanızın çok zor olduğunu unutmayın. Vitamin ve mineral açısından çeşitli, kaliteli gıdalar ile deri ve saç uzamasına yardım eden biotin ve bakır gibi ilaveler almaya dikkat edin. Eğer mevcut deri ve saç problemleriniz varsa, gerçekten beslenmenize odaklanın ve rahatlatıcı aktiviteleri deneyin. Mesela yoga yapmaya başlayın.

STRES
Doğurganlığı etkiliyor mu?

Stres, hormon seviyeleri ve bağışıklık sisteminin işleyişini etkiliyor. Bunlar da doğurganlıkta rol oynuyor. Kronik stres, kadınlarda adet periyodunu etkileyen androjen (erkek hormonu) üretimini artırıyor. Doğurganlığı etkileyen tek etken olmasa da yapılan araştırmalar, psikiyatrik terapinin önceden kısır olan kadınlarda görülen strese bağlı kısırlığı azalttığını ortaya koyuyor. Tüp bebek tedavisi gören 800 Danimarkalı çift ile yapılan bir araştırmaya göre ise az stresli olan kadınlar hamile kalmaya daha yatkın oluyor. Yardımcı üreme tekniği uzmanları ise son 20 yılda stresin kısırlıkta geçmişte olduğundan daha büyük bir faktöre dönüştüğünü belirtiyor. Bu bağlantı şaşırtıcı değil çünkü stres hormonları, cinsellik hormonlarının da üretildiği hipofiz bezinde ortaya çıkıyor. Bu nedenle birinin fazla üretimi, diğerini baskılamaya yatkın oluyor.
Çözüm: Tam anlamıyla nasıl rahatlayacağınızı öğrenin
Beynimizi kapatma şansımız yok! Sürekli telefondayız, müzik dinliyoruz ya da televizyon izliyoruz. Oysa uzmanlar doğurganlığınızı artırmak için yardımcı olacak şeyin günde sadece 20 dakikayı kendinize ayırmak olduğunu belirtiyor. O sürede ister banyo yapın, ister çimlerde uzanın, ister gökyüzüne bakın, ister şekerleme yapın… Bu şimdilerde çoğumuz için ciddi bir zorluk fakat istediğiniz zaman bebek sahibi olmak ve uzun vadede sağlıklı bir yaşam sürdürebilmek için büyük bir değişim yaratacağını unutmayın. Ortalama haftada 5 gün, 30 dakikalık egzersiz sizi sağlıklı tutmaya ve stresinizi azaltmaya yardımcı oluyor. Öte yandan Amerika’da ilk kez tüp bebek tedavisi deneyen kadınlar üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, hamile kalmak için 1-9 yıl boyunca haftada 4 saat veya daha fazla egzersiz yapanların, hiç spor yapmayan kadınlardan yüzde 40 daha az şansı oluyor. Eğer yakın zamanda hamile kalmayı düşünüyorsanız, yürüyüş, yoga, yüzme gibi sporları yapmaya başlayabilirsiniz.

Formsanté Dergisi Eylül 2012 Sayısı

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here