Sağlıklı vegan yaşamın formülü

ocak-2013-beslenme-2-resim-1

Vejetaryen olmak her zaman sağlıklı beslenmek anlamına gelmiyor. Besin çeşitliliği iyi ayarlanamazsa başta kansızlık olmak üzere çeşitli sağlık sorunları ile karşılaşılması kaçınılmaz oluyor.

Linda ve Paul McCartney’nin şu meşhur sözünü duymuşsunuzdur; “Mezbahaların duvarları camdan olsaydı, herkes vejetaryen olurdu.” Yüzyıllardır milyonlarca insan gerek ahlaki gerek ekolojik gerekse kişisel nedenlerle et yemiyor. Bizim gibi et yemeye meraklı toplumlarda çok yeni bir kavram olsa da vejetaryenlik dünyada hızla yayılıyor. Bu değişimde beslenmenin sağlık üzerindeki etkisinin anlaşılması, doğu felsefelerine artan ilgi ve insanın ekolojik endişeleri rol oynuyor. Sağlık otoriteleri de sadece vejetaryen diyet uygulayan kişilerin, et yiyenlere göre daha az kalori aldığını ve kalp krizi risklerinin daha düşük olduğunu söylüyor. İngiltere Kanser Dergisi’nde yayımlanan ve 60 bin denek üzerinde gerçekleştirilen bir araştırma ise kan, mesane, Nonhodgkin lenfoma, miyelom ve mide kanserlerinin vejetaryenlerde daha az geliştiğini gösteriyor. İşlenmiş etin mide kanserini tetiklediği de uzun zamandır biliniyor. Peki vejetaryen beslenmenin sağlıklı olabilmesi için nelere dikkat etmek gerekiyor? Uzman Diyetisyen Pınar Kural Enç, vejetaryenlerin her gün meyvesebze tüketmesi ve organik ürünleri tercih etmesi gerektiğini söylüyor. Et yemeyen kişilerin aşırı ekmek, hamur işi, pirinç, tuz ve şeker tüketme riski bulunuyor.

Demir eksikliği
Kan yapımında görevli demir minerali de en çok kırmızı et, kuzu ciğeri ve yumurta gibi hayvansal gıdalarda bulunuyor. Demir eksikliği sadece vejetaryen beslenenlerle sınırlı olmuyor, dünyada bugün 2,5 milyar kişide demir eksikliği görülüyor. Et yemeyen kişilerin demir eksikliği yaşamamaları için bitkisel demirin emilimini artırmaları gerekiyor. Diyetisyen Pınar Kural Enç, bunu sağlamak için günlük beslenmede C vitamini kaynaklarına yer verilmesini öneriyor. Sebzelerin pişirilmesi sırasında C vitamini başta olmak üzere diğer vitamin kayıplarını azaltmak için elle doğramak ve buharda pişirmek gibi önlemler almak gerekiyor. Yemeklerle birlikte ya da yemeğin hemen ardından tüketilen çay, bağırsaklardan demir emilimini azaltıyor. Bu nedenle çayın öğün aralarında ve yemekten bir saat sonra tüketilmesi gerekiyor. Bazı minerallerin emilimini engellediği için, vejetaryen diyetlerde posa alımının da sınırlanması gerekiyor. Vejetaryenlerin D vitamini ihtiyaçlarını karşılamak için mutlaka güneş ışınlarından faydalanması da öneriliyor.
Birçok vejetaryenin beslenmesindeki en önemli sorun, yeterli miktarda ve kalitede protein alınmaması oluyor. Hiçbir hayvansal ürün yemeyen veganlar, bu açığı soya fasulyesi tüketerek kapatabiliyor. Balık tüketmeyen vejetaryenlerin ve özellikle veganların, ayçiçek yağı yerine soya ve kanola yağı kullanması, ceviz ve yeşil yapraklı sebzeleri bol tüketmesi yararlı oluyor.

Devamı diğer sayfada

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here