Salya akıntısına Drooling ameliyatı

Toplumda pek bilinmeyen, birçok ailenin hayatını karartan bir sorundur çocuklarının ağızda salya akıntısının olması. Çocuklarda üç yaşına kadar ağızdan salya akışı doğaldır, özellikle diş çıkarırken. Ancak özürlü çocuklarda salya akıntısı uzun yıllar hatta yetişkin olunca dahi devam edebiliyor.

Spastik çocuklarda yutma refleksi yeterince gelişmemişse, çocuğun başı öne eğik duruyorsa, ağzını kapatmıyorsa, ağzından sürekli salya akışı olabiliyor. Bu yüzden bu çocukların önünde genellikle önlük bağlı olduğunu, ailelerin ellerinde peçete ile dolaştığını, çocukları ile birlikte eve hapsolduklarını ifade eden Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Oytun İdil, konuyla ilgili sorularımızı yanıtladı.

Sürekli ağızdan akan salya problemi nasıl tedavi ediliyor?
Bu çocuklar yetişkin yaşlara geldiğinde dahi dışarı pek çıkarılmıyor ve evde tutuluyor. Bu yüzden sorunu ancak yaşayan aile fertleri biliyor. Halbuki bu sorunu çözmek için uygulanan bir ameliyat var; buna Drooling ameliyatı deniyor. Bu ameliyat nedense ülkemizde pek bilinmiyor. Halbuki bu ameliyatlar uzun yıllardır dünyada yapılan, artık tekniği iyice oturmuş, klasik kitaplarda onlarca yıldır yer alan ameliyatlar. Bu ameliyatta yapılan işlem, temelde salya akıntısının kaynağı olan tükürük bezlerinin çıkarılması veya tükürük akıntısının boğazın arkasına doğru olmasının sağlanması. Aslında yapılabilecek bir dizi işlem var. Doktor hastanın akıntısının fazlalığına göre ameliyatı planlıyor. İlk yapılan işlem genellikle dilaltı tükürük bezlerinin çıkarılması. Ağzın ön tarafına yakın ve salya akıntısının en büyük sebebi olduğundan dilaltı tükürük bezlerinin çıkarılması salya akışını azaltıyor.

Drooling ameliyatı nasıl yapılıyor?
Müdahale edilebilecek diğer büyük tükürük bezleri çene altı tükürük bezleridir. Bunlar da genellikle tükürük kanalı yerinden alınıp, dilin arkasına doğru veriliyor. Tükürük salgısı devam ediyor ama hastanın dilinin arkasına aktığı için hasta bu tükürük salgısını yutmak zorunda kalıyor. Salya akıntısı çok fazla olan, başı öne eğik duran ve tükürüğünü hiç yutmayan hastalarda ise dilaltı tükürük bezleri çıkarılıyor, çene altı tükürük bezlerinin kanalları bağlanıyor, ek olarak yanakta bulunan büyük tükürük bezlerinin de birinin kanalı bağlanıyor. Böylece hastanın ağzına tükürük veren tek bir yanak tükürük bezi kalıyor. Akıntı büyük oranda kesiliyor. Biraz eğitimle hastanın başını dik tutması sağlanıyor, kalan az tükürüğü yutması sağlanırsa ve ağzını kapalı tutmayı öğrenirse aileler tamamen önlükten kurtulabiliyor. Ailelerin ısrarlı çabaları, çocuğun eğitilebilir olması ve kooperasyonu, ameliyat sonucunu olumlu etkiliyor. Salya akışı kesilirse ve hasta önlüğü atarsa tüm ailenin yaşam şekli değişiyor. Bu ameliyat, ameliyathane şartlarında genel anestezi ile yapılıyor.

Ameliyat sonrası süreç nasıl oluyor?
Hastalar genellikle bir-iki gün hastanede yatırılıyor. Bunun birkaç sebebi var. Hastanın dilaltında dikişler olacağından hemen ameliyattan sonra beslenmesi zor oluyor. Ayrıca dilaltında çalışıldığından ameliyattan sonra dilde şişme yaşanabiliyor. Yine de bu gibi sorunlara az rastlanıyor. Hasta sulu gıdalarla beslenerek bir ya da iki gün içinde taburcu ediliyor.

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here