Sayarak zayıflamaya var mısınız?

06022014 diyet1

Bu diyette listeler yok. Tek yapmanız gereken ne yiyip içtiğinizin farkında olmak, besin gruplarını sayarak öğünlere bölmek ve böylece en sevdiklerinizden bile mahrum kalmadan yavaş yavaş ama kalıcı zayıflamak…

Kilo vermek mi? Kiloyu korumak mı? “Sayarak Zayıfla” kitabının yazarı, İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayça Kaya, kendi deneyimlerinden de yola çıkarak sağlıklı beslenme ve zayıflama konusuna bu soru ile başlamak gerektiğini söylüyor. İlk kilo verme denemesini 12 yaşında yapan, sonraki yıllarda farklı diyetlerle zayıflamaya çalışan Dr. Ayça Kaya, dahiliye asistanlığı döneminde diyabet, kalp ve hipertansiyon hastalarının ortak sorunlarının hep fazla kilolar olduğuna şahit oluyor ve hastalarına zayıflamalarını önerirken artık kendisinin de doğru biçimde zayıflaması gerektiğine karar veriyor. Ancak geldiği noktada artık diyet yapmanın listelere indirgenemeyecek bir şey olduğunu da fark ettiği için önce kendi yeme davranışlarını değiştirerek kilo veriyor, ardından nasıl yaptığını merak eden meslektaşlarına yol göstermeye başlıyor. Aynı dönemde bitirme tezi olarak obezite konusunu seçen Dr. Kaya’nın iki yıl boyunca vakalar üzerinde şişmanlık tedavisinde ilaç kullanımı ile ilgili yaptığı çalışma bir araştırma olarak kabul ediliyor ve içerik bakımından dünyada bir ilk oluyor. Bitirme tezini de karaciğer yağlanması üzerine yapan Dr. Kaya, 13 yıllık tecrübelerinin sonucunda oluşturduğu ve kalıcı kilo vermeyi hedefleyen “Sayarak Zayıflama” yöntemiyle obezite hastalarına da birkaç kilo ile boğuşanlara da yol gösteriyor.

 

Sosyal hayattan kopmak yok

“Biz zaten neyin kilo aldırdığını neyin aldırmadığını biliyoruz ama yine de kilo veremiyoruz” diyebilirsiniz. Dr. Ayça Kaya bu yaklaşıma şöyle yanıt veriyor: “Bu programda kişiyi sosyal hayattan koparan listeler, yasak yiyecekler yok. Yani kimse listesinde olmayan bir yiyeceği dayanamayıp yedikten sonra nasıl olsa bozuldu diye diyete veda etmiyor. Yediğinin neye denk geldiğini hesaplıyor, o günkü diğer öğünlerini buna göre ayarlıyor ve kilo vermeye devam ediyor. Kişi o gün lahmacun yemek istiyorsa bir lahmacunun iki dilim ekmek, bir porsiyon et olduğunu hesaplıyor. Günlük ekmek ve et hakkından bunu çıkarıyor. Yani biz seçim yapmayı ve bunu bir davranış haline getirmeyi planlıyoruz. Kişi seçimlerini kendi yaptığı için uzun vadede de başarılı oluyor.”

 

“Sabah kalkıyorsunuz ve cebinizde 5333 lira var. Akşam eve dönene kadar bu parayı nasıl harcayacağınıza kendiniz karar verin. Ama bütün paranızı sabah kahvaltısında harcarsanız akşam eve yürüyerek dönmek zorunda kalırsınız.”

 

5333 sistemi nasıl çalışıyor?

Dr. Ayça Kaya, besin gruplarını temel olarak dörde ayırıyor; tahıl, et, süt ve meyve. Yağ grubunu bu formüle katmasa da az yağlı beslenmeyi öneriyor ve “Sütte, peynirde, yoğurtta, etin yağsız kısımlarında ve sebze yemeklerinde bulunan yağlara evet; sonradan eklenen yağlara hayır” diyor. Formülde günlük yağ miktarı her zaman 3 birim ile sınırlandırılıyor. 

Formülün açılımı ise şöyle; birinci sayı günlük alınması gereken tahılı, ikinci sayı eti, üçüncü sayı sütü, dördüncü sayı ise meyveyi gösteriyor. Eğer 5333 formülünü uygulayacaksanız gün içinde tahıl grubundan 5 birim, et, süt ve meyve gruplarından ise 3’er birim tüketmeniz gerekiyor. Eğitim kısmı işte burada devreye giriyor. Hangi gıdanın hangi gruba girdiğini ve kaç birime denk geldiğini öğrenmek gerekiyor. İlk günler belki biraz kafanız karışabilir ama zamanla bunu hızlıca hesaplamak mümkün.

 

 

Her gün hesabınıza para yükleniyor

Dr. Ayça Kaya, bu formülü anlatırken şöyle bir tanımlama yapıyor: “Sabah kalkıyorsunuz ve cebinizde 5333 lira var. Akşam eve dönene kadar bu parayı nasıl harcayacağınıza kendiniz karar verin. Ama bütün paranızı sabah kahvaltısında harcarsanız akşam eve yürüyerek dönmek zorunda kalırsınız. Eğer bir sonraki günden kredi çekerseniz de onu geri ödemek zorunda kalırsınız hem de faiz riskini göze alarak.” Endişelenmeyin, fazla kredi çekmeniz doğru olmasa da gün içinde ihtiyaç duyduğumuzda birimlerinizi birer tane artırmak ya da o gün yeme isteğiniz az ise azaltma şansınız var. İyi haber ise çiğ sebzeler formüle dahil edilmiyor, etsiz ancak yağ eklenmiş sebze yemeklerinin bir porsiyonu ise bir birim yağa denk geliyor. 

Tabii bu formül kişiye özel ayarlanabiliyor ve erkekler için formül genellikle 8434 olarak uygulanıyor. Eğer vermeniz gereken kilo çok değilse 4232’yi de uygulayabilirsiniz. Dr. Kaya kitabında hasta hikayesi örnekleri ile okuyucularına bu konuda bir fikir veriyor. 

 

Öğün sayısı yok, ara öğün şart değil

“Yemek bir ihtiyaçtır, acıktığınızda yiyin ve açlığınızı ertelemeyin” diyen Dr. Ayça Kaya, “Tecrübelerim bana gösterdi ki ara öğün yemiş olmak için saati geldiğinde acıkmadan yediğinizde sürekli insülin salgılanmasına neden olup yağlanıyorsunuz. Ayrıca aklınız sürekli ne yiyeceğinizde oluyor ve iştahınız açılıyor. Açlık hissettiğinizde bunun gerçek bir açlık olduğunu anlamak için önce su için ve biraz bekleyin. Eğer açlık duygusu devam ediyorsa vücudunuza vereceğiniz küçük bir yanıt da yeterli. Sütlü kahve veya ayran için, 5-6 badem yiyin. Ya da öğle veya akşam yemeği saati yakınsa ara öğün yerine ana öğününüzü de yiyebilirsiniz, hep aynı saatlerde yemeye takılmayın” diyor.

 

Bir brunch hatırası

Dr. Ayça Kaya’nın röportaj sırasında anlattığı bir anısı size diyetin amacı ve işleyişi hakkında fikir verebilir. Son görüşmelerinde 84 kilo olan bir hastası ile yıllar sonra bir pazar günü brunch’ta karşılaştıklarını söyleyen Dr. Kaya şunları anlatıyor: “Son görüşmemizden sonra aynı yöntemle kilo vermeye devam etmişti ve artık 64 kiloydu. Beni bir arkadaşı ile tanıştırdı. Arkadaşı diyetteydi ve tabağında kibrit kutusu kadar peynir, bir dilim ekmek, domates ve iki tane zeytin vardı. Kendisi ise sucuk, menemen, su böreği, simit, reçel ve zeytin almış, brunch’ın tadını çıkarıyordu. O gün yediklerine dikkat edecek, belki ertesi gün telafi diyeti yapacak ve o pazar sabahı istediğini yediği halde kilo almayacaktı.”

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here