Siz sorun uzmanlar yanıtlasın

Sağlık konusunda aklınıza takılan ya da sormaya çekindiğiniz sorular mı var? Artık merak ettiğiniz cevaplara kolayca ulaşabileceksiniz…

Sorun yine bel fıtığı mı?
S- “Altı yıl önce bel fıtığı ameliyatı olmuştum. İlk zamanlar bir sıkıntım olmadı. Üzerine bir hamilelik geçirdim. Çok fazla kilo almadım. O günlerde ağrım olmadı ama oğlum doğduktan sonra onu kucağıma aldıkça ara ara sorun yaşamaya başladım. Şimdi bacağımda uyuşma ve karıncalanmalar oluyor. Acaba fıtığım nüksetmiş
olabilir mi?”
Nesrin K.

C- Hamilelik, bele binen yükün artmasıyla birlikte bel ağrılarına yol açan fizyolojik bir süreç. Kilo alımı arttıkça ve hamilelik öncesi eğer bel ve karın adaleleri yeteri kadar güçlü değilse, bu sorun daha da yoğun hissediliyor. Normal doğum süreci de bu problemi arttıran diğer bir faktör oluyor. Belden bacağa giden ağrı ve uyuşmalar, özellikle daha önce ameliyat olmuş bir bel fıtığı hastasında sinir basısını düşündürüyor. Bazen sinir etrafında gelişmiş yapışıklıklar da buna sebep olabiliyor. Nedenin bulunması ve buna yönelik tedavi planının belirlenmesi içinse ayrıntılı bir nörolojik muayene büyük önem taşıyor.
Op. Dr. Kerem Bıkmaz – Nöroşirurji Uzmanı

Diyetten sıkılıyorum
S- “47 yaşındayım, iki yıl önce menopoza girdim. O günden beri dengeli beslenmeme rağmen 85 kilonun altına düşemiyorum. Spor yapmak beni mutsuz ediyor. Geçenlerde ölçüm yaptırdım ve metabolizmamın yavaş çalıştığını öğrendim. Beslenme düzenimde değişiklik yaparak metabolizma hızımı arttırmam mümkün mü?”
Behice K.

C- Metabolizma hızının önemli bir kısmını bazal metabolizma oluşturuyor. Bazal metabolizma; istemsiz yaptığınız nefes alıp-vermek, kalbinizin atması gibi insan yaşamı için olmazsa olmaz aktiviteleri kapsıyor. Bunun hızını; yaş, boy, kilo ve cinsiyetin yanı sıra günlük faaliyetler etkiliyor. Azar azar, sık sık yemek vücudun katabolizma denilen yakma faaliyetlerini arttırdığı için metabolizmayı da hızlandırıyor. Öğünlerin içinde karbonhidrat, protein ve yağ dengesinin olması bu yakma faaliyetlerinin artması açısından önem taşıyor. Günlük düzenli egzersiz yapmak da metabolik hızı yükseltiyor. Kas kitlesini arttırmak için yapılan egzersizler metabolik hızın doğrudan artmasını sağlıyor. Biraz çabalayarak sevebileceğiniz egzersizi bulabilirsiniz. Pilates, yüzme, yürüyüş gibi… Kulaklığınızı takıp, açık havada yürüyüş de yapabilirsiniz. Egzersiz yapmak aynı zamanda mutluluk hormonu salgılatıyor. Bir süre sonra da vücudunuz buna alışıyor. Düzenli uyku, hormon salgılanmasını düzenlediği için metabolik hızı yükseltiyor.
Bazı bilimsel çalışmalarda, besinlerin ve besin öğelerinin metabolizmayı hızlandırıcı etkileri konu ediliyor. Kafeinin metabolik hızı arttırdığı ise uzun zamandır biliniyor. Ancak bunlar çok büyük etki yaratmıyor. Bu yüzden azar azar, sık sık beslenmeye, öğünlerinizde karbonhidrat-protein dengesi ile egzersiz yapmaya özen göstererek metabolizma hızınızı arttırabilirsiniz.
Dyt. Perİhan Kılıç – Beslenme ve Diyet Uzmanı


Sarı nokta tedavi edilebilir mi?
S- “Babam dört yıl önce sol gözünden katarakt ameliyatı oldu. Ardından herhangi bir problemi yoktu. Ancak geçtiğimiz aylarda görme kaybı başladı. Sarı nokta teşhisi konuldu. Şu an iğne tedavisi uygulanıyor. Böylece hastalığın ilerlemesinin durdurulacağı söylendi. Ama kendisi durumuna çok üzülüyor. Bu hastalığın kesin bir tedavisi var mı?
Güler Y.

C- Öncelikle, yapılan katarakt ameliyatı ile sarı nokta rahatsızlığının hiçbir ilgisi olmadığını söylemem gerekiyor. Sarı nokta rahatsızlığı ne yazık ki yaşla birlikte göz arkasında, retinanın keskin görme bölümünde meydana gelen bir hastalığı ifade ediyor. Yaş ve kuru tip olmak üzere iki türü bulunuyor. Kuru tipte, sadece ağızdan alınan lutein vitamin tedavisi uygulanabiliyor. Yaş tipte ise göz içine yapılan iğne ile hastalığın ilerlemesi durdurulabiliyor. Genellikle bir iğne tedavisi yetmiyor ve bir yıl içinde yaklaşık 12 iğne bile yapılabiliyor. Sarı nokta hakkında bilmeniz gereken, bu hastaların asla kör olmayıp, sadece siyah bir leke gördükleri ve çevresinin her zaman açık olduğu…
Op. Dr. Kaan Okan Erdem – Göz Hastalıkları Uzmanı


Tampon zarar verebilir mi?
S- “Adet dönemlerinde sürekli tampon kullanıyorum. Açıkçası büyük rahatlık sağlıyor ama bazen bittikten sonra yoğun akıntım oluyor. Acaba tampon bana zarar veriyor olabilir mi?”
Buket G.

C- Vajinal tamponlar eğer doğru kullanılmazsa sıklıkla bakteriel vaginosis gibi vajinal enfeksiyonlara neden olabiliyor. Bu enfeksiyonlar tampon kullanımı sırasında ya da uygun olmayan tampon kullanımı sonucunda menstrual kanamadan sonra ortaya çıkabiliyor. Tamponlar, bakterilerin gelişimi için mükemmel bir çevre oluşmasına neden oluyor. Vajina, asit pH sayesinde kendi kendini temizleyen bir organ. Tamponlar uygun şekilde kullanılmazsa, hem vajinanın pH değerini bozuyor hem de akıntının vajina dışına çıkışını önlüyor. Şunu unutmamak gerekir ki, tamponlar temiz olmasına rağmen steril değildir. Bu nedenle tamponu yerleştirirken elleri yıkamak ve temizlik kurallarına dikkat etmek büyük önem taşıyor. Ayrıca en fazla iki saat sonra tamponu yenisiyle değiştirmek gerekiyor.
Op. Dr. Betül Görgen – Kadın Hastalıkları ve Doğum, Tüp Bebek Uzmanı


İmplant konusunda kararsızım
S- “Bir dişimi çektirmek zorunda kaldım. Yerine implant yaptırmak istiyorum ancak çene kemiğinde erime ve diş eti çekilmesi var. Bu durumda implant tutar mı?”
Ece A.

C- Diş etrafında bulunan diş eti (periodontal doku), implant etrafında oluşmadığından, implantın tutmasına engel olmuyor. Burada; implanta engel sistemik bir hastalık bulunmaması, klinik ve radyografik muayenede yeterli kemik izlenmesi sonucu ortaya çıkıyor. İmplant uygulama tekniklerine uyularak kaliteli bir implant, tecrübeli bir hekim tarafından uygulanırsa başarı oranı çok yüksek oluyor. Bu uygulama yapılırken oluşan diş eti çekilmesinin estetik bir kayba neden olup olmadığının da değerlendirilmesi önem taşıyor. Eğer diş eti estetiğinde kayıp varsa farklı yumuşak doku operasyonları da gerekebiliyor. Bu faktörlerin hepsi değerlendirilerek, hekim tarafından yapılacak detaylı klinik muayene ve röntgen görüntülemesi sonucu implant uygulama kararı vermek en doğrusu oluyor.
Doç. Dr. Ruhİ Nalçacı – Diş Hekimi

Sorularınız için e-posta gönderebilirsiniz.
bizesorun@formsante.com.tr

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here