Tüp Bebek Tedavisinde Stres Faktörü

stres-faktoru

Tüp bebek tedavisi çiftlerin doğal yollardan gebelik sağlayamadığı zamanlarda uygulanan bir yöntemdir. Tedavide her ufak ayrıntı başarıyı etkileyebilmektedir. Bu etkenlerin başında ise stres gelir. Stres, bilimsel olarak kanıtlanmış olarak tüp bebek tedavisinin başarısını olumsuz etkileyen bir faktördür.

Strese neden olan iç ve çevresel etmenler
Çiftlerin arasındaki sorunlar, iş ve gündelik hayatın getirdiği olumsuzluklar ve tüp bebek tedavisinin psikilojik etkileri çiftleri strese sokabilmektedir. Çiftlerin bu tedavide stres yapması elbette ki doğaldır. Ancak bu stresin kontrol altında tutulmaması ve depresyona kadar varması tedavinin gidişatını etkilemektedir.

Stres, baba adaylarının sperm sayısının azalmasına yol açarken cinsel işlev sorunlarını da peşinden getirmektedir. Bu durumda da çocuk sahibi olmak güçleşmektedir.

Kısırlık tedavi edilebilen bir sorundur. Herhangi bir hastalık gibi tedavi edilmesi gereken bir sağlık sorunudur. Bunun için de çiftler kendilerini dışlanmış ya da farklı hissetmemelidir. Günümüzde kısırlık sorunlarının %80’i tüp bebek tedavileri ile çözülebilmektedir.

Stresin tedavi süresince gebe kalamamak üzerindeki olumsuz etkileri
Erkek ve kadın, hormonal durumlarla yönetilmektedir. Duygu durumundaki değişimler hormonal kaynaklıdır. Tüp bebek tedavisinde de hormonların rolü büyüktür. Bu sebeple de çiftlerin stresten uzak durmaları oldukça önemlidir.

Çiftlerin yalnızca tedaviye ve başarıya odaklanması oldukça önemlidir. Şayet anne adayı herhangi bir olay yüzünden kendini çok üzer ve strese girer ise, tüp bebek tedavisinin başarı oranı düşecektir. Stres, üreme organları direkt olarak etkilemektedir. Yumurtalık ve tüpler, stres kaynaklı olarak fonkisyonlarını bozabilmektedir. Bu aşamada çiftlerin tüp bebek tedavisi ile ilgili her aşamada bilgi sahibi olması ve güvenebilecekleri bir doktor ile tedaviye başlamaları oldukça önemlidir. Bu sayede kaygı oranı azalacaktır.

Tüp bebek tedavisinde stresten uzak durma ve korunma
• Tüp bebek tedavi hakkında çiftler ne kadar bilgi sahibi olursa, kaygı oranı da o kadar azalacaktır. Anne adayının tedavi aşamaları hakkında bilgi sahibi olmaması; korkmasına, tedavinin acı vereceğine inanmasına ve tedavi için strese girmesine yol açabilir. Bu sebeple de bilgi sahibi olmak olduça önemlidir.

• Doktor ile iletişim iyi olması kaygı oranını azaltacaktır. Anne ve baba adayı doktora her merak ettikleri soruyu sorabilmelidir. Cinsel ilişkide bulunulması gereken zamanları dahi çekinmeden sorabilmeleri, tedavi için oldukça önemlidir. Bu sayede kaygı oranı azalacak ve anne adayı kendini suçlu hissetmeyecektir. Çünkü anne adayları yaptıkları en ufak olayda örnek olarak embriyo transferinden sonra sandalye ya da poşet taşımak gibi durumlarda, kendilerini suçlu hissedip tedaviyi olumsuz etkilediklerini düşünebilmekte ve bu durumda strese girebilmektedir.

• Tedavi süresince sresten uzak durmanın bir başka yolu da çiftlerin birbirleri ile olan sağlıklı iletişimidir. Çiftler birbirleriyle iyi iletişim kurmaları, sözlü tartışma yaşamamaları ve sürekli olarak birbirlerine destek olmaları çok önemlidir. Tedavinin başarısız olması durumunda çiftlerde umutsuzluk meydana gelebilir. Bu durum çiftlerimizi küstürebilir ve bir daha tedaviyi denemek istemeyebilirler. Ancak tüp bebek tedavilerinde görülmüştür ki birden fazla denemeler yüksek oranda olumlu sonuçlar vermiştir.

• Çiftler gerekli durumlarda psikolojik destek almaktan çekinmemelidir. Anne ve baba adayının sağlam bir psikolojide olması tedavinin gidişatını oldukça olumlu bir şekilde etkilemektedir.

Kaynak: http://latifkupelioglu.com/tup-bebek-tedavisinde-stres-faktoru

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here