• ✓ Doğruluğu kontrol edilmiş makale
Gülkız Tulay

Zihninizin en büyük dostu: Satranç

0
167
zihnimizin-en-buyuk-dostu-satranc

Son yılların en popüler sporlarından biri oldu satranç. Her yaştan bireye sağladığı katkı yadsınamaz boyutta. Orta ile ileri yaşı Alzheimer gibi hastalıklardan korurken küçüklerin zihin ve ruh gelişimine katkı sağlıyor. Türkiye Satranç Federasyonu da her yaştan bireyin bu spordan maksimum faydalanması için yoğun çaba harcıyor. Gelin, Türkiye’de bu spor nasıl yönetiliyor işin başındaki isimden öğrenelim…

Yazı: Ruken Akbay Gürtaş

Türkiye Satranç Federasyonu okullara açtığı özel sınıflardan kız öğrencilere verdiği pozitif desteklere, özel ihtiyacı olan çocuklara gösterdiği ilgiden alt yapı sporcularına sağladığı katkılara kadar bir dizi çalışmaya imza atıyor. Dünya standartlarında hizmet veren bu federasyonun başında Dünya Satranç Federasyonu’nda da as başkanlık yapan Gülkız Tulay var. Gülkız Tulay ile bini aşkın minik ve genç sporcunun Türkiye Satranç Şampiyonası için bir araya geldiği Konya’da buluştuk. Tulay, Formsante okurları için sorularımızı yanıtladı.

Satranç son yılların en popüler sporlarından biri oldu. Özellikle orta yaştan itibaren ruh ve zihin sağlığına sağladığı katkı ile uzmanlar tarafından öneriliyor. Sizin bu konuyla ilgili önerileriniz neler?

Türkiye Satranç Federasyonu (TSF) olarak satranç sporunun ülkemizin en tercih edilen ve en popüler sporları arasında yer alması için mücadele ediyoruz. İlk ve ortaöğretim okullarında ana sponsorumuz İş Bankası ile açtığımız satranç sınıfları, ülkemizin her noktasına yaydığımız turnuva ve şampiyonluklar bunun yanında altyapıya verdiğimiz önem ile satranç sporunu 7’den 77’ye tüm yurttaşlarımıza ulaştırmaya, onları satranç sporu ile bir araya getirmeye gayret ediyoruz. Ben bir kadın federasyon başkanı olarak satranç sporu başta olmak üzere sporda, spor yöneticiliğinde kadınların ön plana çıkması için de uğraş veriyorum. Ülkemizde ender kadın spor yöneticisi olarak satranç sporu ile ilgilenen kız çocuklarımıza örnek olduğumu, önümüzdeki yıllarda sadece sporcu olarak değil, yönetici olarak da kadın sayısının ülkemizde artacağını öngörüyorum. Satrancın daha yaygın hale gelmesi, daha farklı kesimler tarafından benimsenmesi için çalışıyoruz. Satranç sporu kazanımları ile sadece çocuklarımızın akademik ve sosyal gelişimlerini olumlu yönde etkilemiyor, tüm yaş gruplarını olumlu yönde etkiliyor. Yapılan araştırmalarda; satranç sporunun hayatının bir parçası yapan kişilerin bilişsel ve zihinsel gelişimlerine etki yaptığını, özellikle ileriki yaştaki kişilerde görülen Alzheimer ya da benzeri hastalıkları geciktirici etkisi olduğuna dair bulguları görüyoruz.

Satranç hem dünyada hem Türkiye’de önem kazandı. Tabii bunda Türkiye Satranç Federasyonu’nun çalışmaları da öne çıkıyor. Siz bize biraz bu çalışmalardan bahseder misiniz?

Bir sporcu velisi olarak 23 yıl önce tanıştığım satranç sporunda altyapı başta olmak üzere çeşitli görevlerde yer aldım. 2012 yılının Kasım ayında Başkan olarak seçildikten sonra en öncelikli hedeflerimizin başında satranç sporunu ülkemizin en popüler sporları arasında yer almasını sağlamak, önce çocuklarımız ve gençlerimiz olmak üzere 85 milyon vatandaşımızı satranç sporu ile tanıştırmak istiyorduk. Pandemi sürecine kadar yerel, ulusal, uluslararası olmak üzere şampiyonalar turnuvalar ile bunun yanında etkinlik ve sosyal projeler ile satranç sporunun bilinirliğini arttırdık. Altyapıya önem vererek özellikle okullarda en çok tercih edilen sporlardan birinin satranç sporu olmasını sağladık. Bugün nerede ise ülkemizde her özel okulda, ilk ve orta öğretim olmak üzere devlet okullarımızın yarısından fazlasında satranç sınıfı var ve çocuklarımız satranç sporu ile tanışıyor. İki yıldır ülkemizi ve tüm dünyayı etkisi altında alan pandemi sürecini de TSF olarak çok iyi değerlendirdik. Satranç sporunu dijital dünyaya taşıyarak belki de bu süreçte ülkemizde tek aktif yapılabilen spor haline getirdik. Yeni normalle beraber yüzü yüze etkinlikler ön planda olacak şekilde satranç sporunun tüm yurda yayılması için mücadelemize ve etkinliklerimize devam edeceğiz. Şu anda satranç sporu, ülkenin her tarafına yayıldı. Hala gitmesi gereken yerler var ama şu anki çalışmadan oldukça memnunuz. 81 ilde 500’ü aşkın ilçede il ve ilçe temsilciliklerimiz var. Bir milyonu aşkın lisanslı sporcumuz var.

Çocuklara sağladığınız ayrıcalıklı projelerden bahseder misiniz?

2013 yılında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımız ve ana sponsorumuz Türkiye İş Bankası ile devlet koruması altındaki Sevgi ve Çocuk evlerine çocuklarımızın bulunduğu evlerde satranç sınıfları açtık. Sadece satranç sınıfı açmakla kalmadık, devamlılığı sağlamak için psikolog destekleri ve kurum içinde antrenör eğitim destekleri de verdik. TSF olarak bir projeyi başlatmaktan daha çok projenin devamlı olmasını önemsiyoruz. Yani o çocuğumuza nasıl yaklaşılır, satranç nasıl sevdirilir gibi detaylara oldukça dikkat ettik. Bu proje sayesinde dezavantajlı yüzlerce çocuğumuz satranç sporu ile tanıştı. 2021 Türkiye Küçükler ve Yıldızlar Satranç Şampiyonası’na katılacak düzeyde satranç öğrenen Elazığ’dan gelen 10 çocuğumuz da bulunuyor. Yine dezavantajlı gruplardan bahsedecek olursak; Yeni Hayata Bir Hamle projesini gerçekleştirdik. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü bünyesinde iki bine yakın hükümlü çocuğun ve gencin bulunduğu 31 ceza infaz kurumunda toplam 40 satranç sınıfı açtık. Aynı prensibi orada da kullandık. Çocuklarımızdan satranç sporu ile tanıştıktan sonra hayatlarında yaşadıkları değişime yönelik geri dönüşlerine dair mektuplar alıyoruz. Bu mektuplar bize gösterdi ki cezaevlerinden geleceğe dair ümit ışığı doğmasına katkıda bulunduk. Yeni açılan cezaevleri olduğu zaman hemen eklemeler yapıyoruz. Oralara da dahil oluyoruz. Satranç aynı zamanda engelli bireylerin de en rahat yapabilecekleri sporun başında geliyor. Türkiye’deki tüm görme engelli okullara da satranç sınıfı açtık. Görme engelli sporcularımıza özel satranç turnuvaları düzenliyoruz.

Satrancın gelişim çağındaki çocuklar üzerinde de etkisi büyük. Onlar için federasyon olarak nasıl çalışmalar yapıyorsunuz?

Her yaştan bireyler istediği yaşta satranç öğrenebilir ve istediği turnuvaya katılabilir. Ama biz, emeğimizin çoğunu gençlere harcamaya gayret ediyoruz. 7-18 yaş grubuna ekstra önem veriyoruz. İş Bankası ile şu an 30 binden fazla ilk ve orta devlet okula satranç sınıfı açtık. Yakında tüm okullara bu sınıfları açmış olacağız. Buralarda çocuklar satranç sporu ile tanışıyor ve seviyorlar. Profesyonel anlamda ilerlemek isteyen çocuklarımız özel antrenör ya da eğitim kulüpleri ile çalışmaya başlıyor. Ülkemizde şu an 400’ün üzerinde satranç eğitim kulübü var. İstediğiniz ilde, çoğu ilçede il temsilcilerimize ulaşarak, nerede satranç öğrenebilirim hangi turnuvalara katılabilirim diye bilgi edinebilirsiniz.

Pandemi sürecinde sporcuları aktif tutabilmek için nasıl bir yol izlediniz?

Biz pandemi süreci başladığı an online turnuvalar için hiç vakit kaybetmeden organize olduk. Çocuklarımızı bu süreçte dinamik tutmalıyız anlayışı ile harekete geçtik. ‘Evde kal satrançla kal’ dedik. Çocukların ilgilendikleri bu branştan uzak kalmaları onları online oyunlara yönlendirebilirdi. Biz bunu turnuvalarımızı aktif tutarak çocuklarımızın satrançla olan bağının kopmamasını sağladık. Resmi bayramlarımızı da asla atlamıyoruz. Pandemiye denk gelen ilk 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımızda aynı anda 81 ilde 5 binin üstünde sporcumuzla hamle yaptık. Pandemi sürecini an az hasarla atlattık aynı zamanda çok büyük kazanımlar da elde ettik. Çocuklarımızın çoğu bu sporu bırakmadığı gibi yeni lisanslı sporcular da kazandık.

Son zamanlarda dünyadaki turnuvalarda çocuklarımızın adımızı daha sık duyuyoruz. Alt yapıya ekstra özen gösteriyor musunuz?

TSF olarak altyapıya çok önem veriyoruz. A Milli Takımımız’da zaten çok güçlü sporcularımız var. Alt yapı gruplarımızı da eğitiyoruz ve onları yurt dışındaki turnuvalara götürüyoruz. Son yıllarda katıldığımız turnuvalardan önemli başarılar ile döndük. Mesela sekiz yaş grubunda Yağız Kaan Erdoğmuş, sekizde sekiz yaparak Avrupa Şampiyonu oldu. Biz bu çocuklarımızı destekliyoruz. Federasyon imkanları ile onları bu turnuvalara gönderiyoruz. Son yıllarda alt yapıdaki sporcularımızın aldığı madalya ve kupalardan gerçekten çok mutluyuz. Biz destekliyoruz ama müthiş ilgili bir veli grubumuz da var. Ailenin desteği olmasa biz bu başarıları yakalayamayız. Satrancın çok ciddi anlamda akademik ve sosyal hayata katkısı var. Şu an geldiği noktadan çok memnunuz ama biliyoruz ki satranç sporunu çok daha iyi yerlere taşıyacağız.

 

 

 

 

 

Türkiye Satranç Federasyonu’nun başlattığı Sokakta Satranç Var etkinliğine Türkiye’nin dört bir yanından renkli karelerle katılım sağlandı.

İLGİLİ İÇERİKLER

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here