Ünlüler sordu, uzmanlar yanıtladı! En çok bunları merak ediyorlarmış

Spor, beslenme, güzellik, makyaj ve yaşama dair görüşlerini aldığımız ünlü isimler bu kez sorularını bize yöneltti. Sağlığa dair merak ettiklerini uzmanlar yanıtladı.

27102014 unluler03Ayşe Kucuroğlu

“Check-up kontrolleri ve kan testleri ne sıklıkta yapılmalı? Bu kontrollerde hastalıkların erken teşhisi mümkün mü?”

Akupunktur Uzmanı Dr. Şelale Kesginci

“Pek çok hastalığın erken teşhisinde kan tahlilleri ve check-up büyük önem taşıyor. Bu nedenle yılda bir kez check-up yaptırılmasını öneriyoruz. Genel olarak kolesterol, diyabet, kalp, böbrek, akciğer, karaciğer, kemik ve kan hastalıkları ile çeşitli kanser türlerinin erken teşhisi check-up programları sayesinde tespit edilebiliyor. Sadece hastalandığımızda değil, hastalıklara karşı önlem amacıyla da check-up yaptırılması gerekiyor. Böylece birçok hastalık daha ortaya çıkmadan kolaylıkla teşhis edilerek erken süreçte önlem almayı da kolaylaştırıyor. Kan tahlilleri ise sadece hastalık sürecinde değil, ileride yakalanabileceğiniz bazı hastalıkların ya da sağlık sorunlarının teşhisinde de daha problem ortaya çıkmadan tedbir almayı mümkün kılıyor.”

27102014 unluler02Çağla Şikel

Kasların beslenmesi açısından hangisi daha yararlı; spor yaptıktan sonraki bir saat içinde mi yoksa egzersizden bir saat sonra mı yemek yemeli?

Diyetisyen Canan Aksoy

“Kas kitlesinin artması, büyüyebilmesi ve korunması için her iki yöntem de uygulanabilir. Spordan 1-1,5 saat önce mutlaka beslenmek gerekiyor. Aç karnına yapılan spor enerji için kasların yakılmasına neden olacağından öncesinde glisemik indeksi yüksek karbonhidratlar tercih edilmeli. Özellikle tam tahıllı ekmekler, meyve, makarna, bulgur pilavı, süt, yoğurt gibi yiyecekler tüketilmesi önem taşıyor. Spor sırasında kaybedilen suyun da yerine konması gerekiyor. Spordan sonraki ilk bir saat ‘altın saat’ olarak nitelendiriliyor. Boşalan karbonhidrat depolarının doldurulması, açılan kas fibrillerinin beslenmesi ve oksidatif strese maruz kalan hücreleri koruyabilmek için antioksidan alınması gerekiyor. Örneğin; tam buğday ekmeğine yapılmış peynirli sandviç ile bir adet meyve veya ızgara et, tavuk ya da balıkla birlikte yenecek salata ve makarna gibi…”

27102014 unluler04

Özlem Yıldız

“Vücudumdaki benler yaz aylarında daha da çoğalıyor. Bu normal mi? Benlerdeki ne tür değişimler bir dermatoloji uzmanına görünmeyi gerektiriyor?”

Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Ahu Birol

“Yazın benler güneş ışınlarının etkisiyle artıyor. Vücudunda çok sayıda beni olanların güneşe karşı çok dikkatli olması gerekiyor. Bu nedenle benleri düzenli olarak takip etmek önem taşıyor. Eğer vücudunuzdaki benlerin bir yarısı diğer yarısıyla şekil olarak simetrik değilse, çevresinde düzensizlik varsa, açık kahve, mavi, beyaz gibi değişik renkler bulunuyorsa, çapı 6 mm’den büyükse, zaman içerisinde mevcut bir benin yüzeyinde değişiklik meydana geldiyse, özellikle avuç içi ya da ayak tabanında lokalize benlerin, tırnak kenarında ya da tırnakta kahverengi renk değişikliği varsa mutlaka bir dermatolog tarafından incelenmesi gerekiyor. Normal şartlar altında vücudunda çok sayıda beni olan bir kişinin yıllık olarak dermatoloji hekimine başvurması öneriliyor. Atipik özellikler gösteren benlerin ise üçer aylık periyotlarda hekim tarafından görülmesi ve değişikliğin tespit edilmesi gerekiyor. Bazı durumlarda aylık kontrol de öneriliyor.” 

27102014 unluler06Ece Uslu

“Çıban neden çıkar? Böyle bir durumda ne yapmak gerekiyor? Çıban patladıktan sonra tedavisi nasıl yürütülmeli? Denize ya da havuza girmek sorun yaratır mı?”

Dermatoloji Uzmanı Dr. Kemal Kara

“Deri yüzeyindeki kılların ve çevresindeki dokunun iltihaplı apsesi, çıban olarak adlandırılıyor. Genellikle bakterilerin neden olduğu bu sorun, mantar ve virüslerle de ortaya çıkabiliyor. Kendiliğinden patlayan bu lezyonlar, iz bırakmadan düzelebiliyor. Başlangıçta cildin derin dokusunda sert, duyarlı ve kırmızı bir nodül olarak başlıyor, daha sonra yumuşayarak dermise yayılan, ağrılı apse haline geliyor. Çıban, doğal seyri içerisinde kendi kendine patlayarak iyileşiyor. Ancak kendiliğinden patlamayan çıbanlarda cerrahi müdahale gerekebiliyor. Ilık ve nemli pansumanlar ağrıyı hafifleterek kolay patlamasını sağlıyor. Gerekli hallerde antibiyotik tedavisi de uygulanabiliyor. Denize veya havuza girerken hijyen kurallarına dikkat etmek gerekiyor.”

Ece Vahapoğlu

27102014 unluler05

“Besin intoleransı testlerinin doğruluk oranı nedir? Vücudumuz intoleransımız veya alerjimiz olan bir besin maddesine ileride değişik tepkiler verebilir mi? İntolerans zamanla geçer mi?”

Beslenme ve Diyet Uzmanı Arzu Gökmen

“Besin alerjisi, besin intoleransıyla aynı şey değil. Klasik bir besin alerjisi (yer fıstığı gibi), genellikle ani gelişiyor ya da sıklıkla bağışıklık sisteminin belli bir besine maruz kalıp, şiddetli reaksiyon göstermesiyle ortaya çıkıyor. Besin intoleransı ise kendini birçok farklı şekilde gösterebilen, vücudumuzun belli besinlere karşı gösterdiği olağandışı bir reaksiyon olarak tanımlanıyor. Bazı insanlar irritabl bağırsak sendromu, migren, deri ya da solunumla ilgili şiddetli problemleri deneyimlerken, bazıları şiddetli baş ağrısı gibi tek bir belirti yaşayabiliyor. Besin intoleransı belirtilerinin görülmesi saatler ve hatta günler alabildiğinden, belli başlı belirtiler için katalizör görevi gören besinin farkına varmak zor oluyor. Bu durumda, yenilen yiyeceklerin olumsuz etkisi 3-24 saat arasında çıkmaya başlıyor. Normal beslenen bir insan, 24 saat içinde birçok yiyecek yediği için, yaşadığı sorunların gıdadan olduğunu bilse bile buna neyin sebep olduğunu belirlemek oldukça zor oluyor. Besin intoleransı ancak uygun beslenme programı ve hipoalerjik diyet tedavileri ile zaman içinde düzeliyor.”

Ayşegül UYANIK ÖRNEKAL

Fotoğraflar: İnci Cabir, Hande Göksan, Sinan Özbalkan, Murat Sargın, DB Arşivi

Formsanté Dergisi Arşivinden…

 

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here