Volümetrik yüz germeyle gençleşin

Yaşlanma etkilerinin giderilmesi için yeni yaklaşımlar benimseniyor. Uzmanlar günümüzde en güncel ve akılcı yaklaşım olarak volümetrik yüz germe ameliyatlarını öneriyor. Yani yüzün üst orta ve alt bölgelerine kompartmantalizasyon uygulanarak, germe ve dolgu işlemleri yapılıyor.

Yüz yaşlanması; üstteki derinin kırışıklıkları ve alttaki destekleyici yumuşak dokular (yağ, kas ve fasya) ve iskelet yapısının (kemikler ve dişler) üç boyutlu değişiklikleri ile kendini gösteriyor. Bayındır Hastanesi İçerenköy ve Bayındır Tıp Merkezi Levent Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Ali Rıza Erçöçen, “Yüz yaşlanmasında etkili olan en önemli faktörler; yerçekimi, iskelet değişiklikleri, cilt altındaki yağ dokusunun yer değiştirmesi ve kaybı, hormonal düzensizlikler (menapoz), kronik güneş ışığına maruz kalma ve sigara gibi alışkanlıklardır” diye açıklıyor. Diğer etkili olan faktörlerin ise stres, beslenme bozuklukları, iş alışkanlıkları, ilaç alışkanlıkları ve kronik süreğen hastalıklar olduğunu belirtiyor. Prof. Dr. Erçöçen’den yüz yaşlanmasıyla birlikte gerçekleşen değişikliklerin ayrıntılarını ve volümetrik yüz germe ameliyatı hakkında temel bilgileri öğrendik.

Yapısal değişiklikler
1. İskelet değişiklikleri: Yüz iskeletinde yaşlanmayla ortaya çıkan en önemli değişiklik, yüzün uzunluğundaki kısalmadır. Özellikle üst ve alt çenede kemik hacmindeki azalma yüzü daha geniş ve basık gösteriyor. Göz küreleri belirginleşiyor, yanaktaki yağ dokuları aşağıya doğru yer değiştiriyor ve yanak çukurları belirginleşiyor. Üst çene kemiğindeki hacim kaybı etkisiyle üst dudak düzleşiyor ve derideki incelmeyle beraber dudak kırışıklıkları artıyor. Diş kayıpları ve yuvalarındaki hacim kaybının etkisiyle altçene kemiğinin incelmesiyle alt çene ucunun belirginliği azalıyor.

2. Cilt altı yağ dokusundaki değişiklikler: Genç bir yüz; tepesi, alt çene tabanları ve şakakları gösteren bir üçgen görünümünde ve yüzeyel ve derin yağ dokuları üç boyutlu olarak yüzde belirgin arklar ve çıkıntılar gösteriyor. Yaşlı bir yüzde yağ dokularında azalma veya yer değiştirmeyle birlikte tepesi alın, tabanları ise altçene hizasında olan bir üçgen görünümü kazanıyor. Yaşlanmanın etkisiyle göz çevresi, alın, yanaklar ve şakaklar, alt çene kenarları, çene ucu ve ağız çevresinde çıkıntılı olması gereken bölgelerde çöküntüler gözlenmeye başlıyor. Çene altında “gıdık”, alt dudak-çene ve alt çene yanlarında “jowl deformitesi” ve yanaklarda yağ dokularının fazlalığı ve aşağıya doğru yer değiştirmesi ve deri elastikiyetinin azalmasıyla belirgin sarkıklıklar ile torbalanmalara yol açıyor. Yanak yağ yastıkçıklarının yaşlanmayla öne ve aşağıya doğru yer değiştirmesi; burun, yanak ile dudak arasındaki katlantının ve çizginin belirginleşmesine yol açıyor. Yandan bakıldığında, alın çıkıntılılığı, kaşların dış kenarlarının dolgunluğu, elmacıkların öne ve yana çıkıntılılığı kayboluyor.

Görünüm değişiklikleri
Yüzün dolgunluğunun azalması, ilerleyici kemik hacmi kaybı, doku elastikiyetinin kaybı ve yerçekiminin etkisiyle yüzde yaşlı yüz görünümü kendini belli etmeye başlıyor. Her ne kadar yüz, bir bütün olarak ele alınsa da ortaya çıkan yapısal değişiklikler ve uygulanacak girişimlerdeki farklılıklar dolayısıyla yüzü üç bölümde değerlendirmek gerekiyor.

1. Üst yüz: Alın, kaş, şakak ve üst göz kapaklarında cilt altı dolgunluğun kaybı üst yüzdeki yaşlanmanın ilk belirleyicisi. Özellikle göz çukurlarının üst ve alt kemik kenarları belirginleşiyor ve uzun süreli kaş çatmaya bağlı dikey ve yatay alın çizgilenmeleri, kırışıklıkları artıyor. Şakaklarda ve kaşların dış kenarlarındaki destek dokusu kaybıyla kaşlarda düşüklük meydana geliyor. Üst göz kapağı destek dokularının incelmesi ve cilt elastikiyetinin azalmasıyla üst göz kapağı kırışıklıkları, katlantıları ve torbalanmaları belirginleşiyor.

2. Orta yüz: Yanakların çıkıntılığının kaybı, yanaklardaki dolgunluğun azalması, alt göz kapaklarındaki yumuşak doku desteğinin zayıflaması, kas dinamiğinin artmasıyla kaz ayağı (crow’s feet) deformitesi belirginleşiyor. Alt göz kapağındaki hacim kaybı, göz yaşı oluğunun (tear-trough) derinleşmesine, alt göz kapağında torbalanmaya, göz çevresi cildinde koyulaşmaya yol açıyor. Burunda kıkırdaklar arasındaki bağ dokusu desteğinin azalmasıyla, burun uzunluğunda artış görünümü ve burun ucunda basıklık gelişiyor. Alın ile burun kökü arasındaki dolgunluğun kaybı çok belirgin oluyor.

3. Alt yüz: Alt yüzde derinin gevşekliğinin artışı, ağız çevresi ve yanaklardaki yağ dokularının azalması, alt çene kemiğinde hacim kaybının etkisiyle alt çene konturunun bozulmasına yol açıyor. Yanağın, yağ yastıkçıklarının destek dokusunu kaybetmesiyle alt çene kenarlarına kadar inmesiyle yanak torbaları (jowl) oluşuyor. Çene altı tükürük bezlerinin sarkıklığı da bu deformitenin belirginleşmesine yol açıyor. Ayrıca çene altı yağ yastığının artışı ve sarkıklığı ile boyun platizma kasının alt yüz dokularını aşağı çekmesiyle “hindi boynu” görünümü belirgin hale geliyor. Gırtlak yapılarının sarkıklığı buna eşlik ettiğinde çene-boyun açısı düzleşiyor.

Volümetrik yüz germe (Facelift)
Yüz gençleştirmede temel hedef, yüzün dolgunluğunun dengeli bir şekilde yeniden restore edilmesi. Geleneksel yüz germe ameliyatları genellikle cildin elastikiyet kaybı ile ortaya çıkan cilt sarkıklığı ve torbalanmalarına odaklanırken, yüzde yaşlanmayla ortaya çıkan yumuşak doku kaybı, kontur düzensizlikleri ve dolgunluk kaybının giderilmesi mümkün olmuyor. Güncel yaklaşımlar cildi germek ve fazla deriyi çıkarmaktan ziyade, derin yumuşak dokulara müdahale ederek, yer değiştiren yapıların anatomik olarak restorasyonu, hacim kayıplarının giderilmesi ve kas dinamiğine modifikasyonlar uygulamak şeklinde gerçekleşiyor.

Yağ greftleri ile restorasyon
Özetlemek gerekirse, yüzde yaşlanmanın etkilerinin giderilmesinde güncel ve en akılcı yaklaşım, yüzün üst orta ve alt bölgelerine kompartmantalizasyon uygulayarak, germe (lifting) ve dolgu (filling) şeklindeki volümetrik yüz germe ameliyatlarıdır. Yüz germe ameliyatlarında derin SMAS lift ile yer değiştiren anatomik yapıların eski yerlerine taşınması ve buna bağlı oluşan deformitelerin kalıcı olarak giderilmesi hedeflenirken, vücudun yağ fazlası olan bölgelerinden elde edilen yağ greftleriyle hacim kaybı olan bölgelerin restorasyonu ve kontur düzensizliklerinin giderilmesi, üst ve alt göz kapaklarına yönelik girişimler de eş zamanlı gerçekleştiriliyor. Yağ grefti alınması mümkün olmayan olgularda geçici/kalıcı dolgu maddeleri ile hacim kayıpları giderilebiliyor. Özellikle iskelet yetersizliği belirgin olan durumlarda yanak-elmacık bölgesi ile üst ve alt çeneye protezlerle kontur düzeltme girişimleri eş zamanlı uygulanabiliyor. Yüz germe ameliyatı ile birlikte özellikle çene altı, yanaklardaki aşırı yağlanma veya torbalanmayı gidermek, yüz bölgesinde anormal yağ dağılımını düzeltmek amacıyla çok ince kanüller yardımıyla yağ alma (microliposuction) işlemi yapılarak yüze üç boyutlu yeni bir görünüm kazandırmak mümkün. Boyundaki yaşlanmayı gidermek için çene altında platizma kasına yönelik girişimler, ilerlemiş olgularda ise boyun germe ameliyatı girişime dahil edilebiliyor.

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here