Ana Sayfa Güzellik Yağ torbalarından nasıl kurtulunur?

Yağ torbalarından nasıl kurtulunur?

15042014 estetik

Yağ fazlalığı vücudun neresinde olursa olsun hoşlanmayız. Özellikle göz çevresinde oluşan küçük yağ kesecikleri, ayna karşısında daha çok vakit geçirmemize neden oluyor.

Göz çevresindeki deri son derece ince, dolayısıyla göz çevresi en çabuk hasar gören bölgemiz. Onep Estetik Cerrahi Kliniği’nden Prof. Dr. Onur Erol, göz kapaklarını hareket ettiren kasların bu ince deride zamanla kırışma ve gevşeme yaptığını söylüyor. Yıllar içinde kolajen dokusunu ve ince yağ tabakasını kaybeden göz çevresindeki deri; kırışıklıklar, çöküntüler, morluklar, sarkma veya torbalanma gibi reaksiyonlarla kendini gösterebiliyor. Prof. Dr. Erol, “Göz altında oluşan torbalar, gerçek torbalama olabileceği gibi, alt kapak bölgesindeki çökme sonucu yanıltıcı olarak torba izlenimini verebiliyor. Göz altı torbaları aslında bu bölgedeki kas ve zarın zayıflaması sonucunda ‘yağ fıtığı’ gibi dışarıya şişme şeklinde görülüyor” diye anlatıyor.

 

YAĞ TORBALARI SIKIŞTIRILIYOR

Bazı kadınlarda, adet dönemlerinde göz altı torbalarında artış oluyor. Bu durum vücudun genel olarak şişmesiyle ilgili. Dönem sonu, kalıcı değillerse kayboluyorlar. Prof. Dr. Onur Erol, yağ kesecikleri ve göz altı torbalarından kurtulmak için yapılması gerekenleri şu sözlerle anlatıyor: “İlerlemiş göz altı torbalarından bitkisel ürünlerle, kremlerle tamamen kurtulmak mümkün değil. Belirgin bir çözüm aranıyorsa cerrahi operasyon şart. Cerrahi operasyonlar ise sadece torbaların alınması biçiminde olmaz. Torbalanmanın biçimine göre dokuların sıkıştırılması, kemik yapıda erimeler varsa yağ enjeksiyonu gibi uygulamalarla desteklenmeli. Kirpik kenarından yapılan minik kesiyle içeriye girilip yağ dokuları ve buradaki kas dokuları sıkıştırılıyor. Lokal anestezi ile yapılabiliyor ve kirpik kenarından dikiş olduğu için izi görünmüyor, birkaç ay sonra izini bulmak dahi mümkün olmuyor. Göz altı yağ torbalarının aşırı derecede alınması yüze yorgun ifade vereceğinden son senelerde yurt dışındaki kongrelerde bu yağ torbalarının alınmasından ziyade sıkıştırılması öneriliyor. Ayrıca gerçek olmayan ancak yağ torbası izlenimini veren görüntünün nedeni ise göz çevresindeki orbita tabanının altındaki yağlar ile kemik yapının erimesi ve çöküntünün üstünde kalan kısmın şiş gibi görünmesi. Bu durumda buraya yağ dokuları enjekte edilerek buradaki çöküntü giderildiğinde yalancı göz torbası görüntüsü kayboluyor veya daha az görünüyor.”

 

Göz altı torbalarının oluşumunda:

Aktif ve pasif sigara içimi, böbrek hastalıkları, kalp sorunları, büyüme hormonu eksikliği, vücutta oluşan toksikasyon, alerjiler, uyku ve dinlenme kalitesi, yorgunluk rol oynayabilir ancak en önemli faktör genetik olarak kabul ediliyor.

Alt göz kapağında kırışıklık varsa bu kırışıklıkların kesilerek çıkarılması yerine, herhangi bir kesi izi bırakmadan lazer ile bu bölgelerin sıkıtırılması tavsiye ediliyor. Ancak gerçek anlamda yağ fıtığı, deride aşırı gevşeme ve sarkma varsa cerrahi tedavi en uygun yaklaşım oluyor.

Prof. Dr. Erol, “Elde edilen sonuca gelince, bu hastaya göre değişiyor. Eğer hastanın alerjik bir durumu olup sürekli gözleri şişmiyorsa yapılan operasyonun etkisi senelerce devam ediyor. Eğer çukurluk varsa bu çukurluğa zaman zaman yağ dokusu aşılamaları yapılarak verilen konturun korunması da sağlanabiliyor. Alt göz kapağı ameliyatlarında erken devrede hafif kızarıklık ve morarma olabiliyor. Bir hafta içinde buralar kendisini toparlıyor. Bu süre içinde morluklar güneşten korunmalı” diye ekliyor.

 

GÖZ ALTI MORLUKLARI

Göz çevresi gerek kozmetik dermatoloji gerekse ameliyatlı ameliyatsız estetik uygulamalarının en sık uygulama alanlarından biri. Gözlerimiz, ilerleyen yaşımız, jest ve mimikler dolayısıyla kırışıyor, torbalanıyor yani yaşlanıyor. Uykusuzluk, aşırı kafein tüketimi, bilgisayar, tablet ekranları, TV karşısında uzun saatler geçirmek, gözleri yeterince dinlendirmemek, dengesiz ve yetersiz beslenmek, yeterli uyku almamak da gözlerimizi ve göz çevremizi yorgun, yıpranmış ve yaşlı gösteriyor. Dermatolog Dr. Ömür Tekeli, genetik olarak göz altı torbalanmaları ya da çukurlaşıp mor halkalar oluşmasının da göz estetiğini bozduğunu söylüyor. Göz altı morlukları, insanların gündelik hayatında mutsuz olmalarına neden olan kozmetik sorunlardan biri. Bu sorun, iyi bir muayene ve sonrasında atılacak doğru tedavi adımlarıyla en aza indirilebiliyor. 

Dr. Tekeli göz altı morluğunda muayenenin çok önemli olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Hastada morluk nedenini oluşturan yoğun göz altı torbalanması veya sarkması mevcutsa, hasta ilk planda cerrahi operasyona yönlendirilmeli. Göz altında çökmeler ise yine cerrahi bir uygulama olan yağ dokusu enjeksiyonu ile yükseltilebiliyor. Yapılan muayenede herhangi bir bağ dokusu kaybı yok sadece renk değişikliği mevcutsa; bu bölge renginde açılmaya neden olabilecek göz çevresine özel kimyasal peeling uygulamaları yapılabiliyor. Beraberinde uygulanacak Q-switch Nd-YAG lazer veya Fraxel lazer kombinasyonu, tedavinin başarısını artırmaya yardımcı oluyor. Neden ne olursa olsun, yapılacak olan tüm tedavilerle beraber renk açıcı özellikteki kremlerin; E, K, C vitaminleri ve bazı büyüme ile doku faktörü içeren krem ve serumların önerilmesi, tedavi başarısını yükseltiyor. Bu seçenekler arasında en doğrusunu seçmek, hastanın şikayetinin neden kaynaklandığının belirlenmesi ve doğru yönlendirilmesi ile mümkün oluyor.”

 

Kırışıklığı önleyici tedbirler:

E Vitamini içerikli nemlendiriciler kullanın.

Bol bol su için.

Göz çevresi ve alında başlayan hafif kırışıklıklar için botoks uygulaması yapıtırabilirsiniz. 

Yaz-kış güneş koruyucu kullanın.

Cilt bakımı ve peeling gibi cildin dış katmanını rahatlatan uygulamaları yaptırın.

Sigara içmeyin.

Stres en büyük yaşlanma nedeni, olabildiğince stresten uzak durun.

Sağlıksız ve bilinçsiz diyetler yapmaktan kaçının. 

 

Deran ÇETİNSARAÇ

Formsanté Dergisi Ağustos 2013 sayısı

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here