Ana Sayfa Sağlık Yağlı karaciğer veya karaciğer yağlanması hastalığı nedir?

Yağlı karaciğer veya karaciğer yağlanması hastalığı nedir?

FORMSANTE ÖZEL İÇERİK/

Non-Alkolik Yağlı Karaciğer Hastalığı (NAYKH=alkole bağlı olmayan yağlı karaciğer hastalığı), karaciğerde fazla yağ birikmesinin yol açtığı hastalıktır. Karaciğerde aşırı yağ birikmesinin sebebi alkol değildir. Fazla miktarda alkol kullanan kişilerde alkolün yol açtığı karaciğer yağlanmasına ise Alkole bağlı Yağlı Karaciğer Hastalığı denmektedir.

Acıbadem Taksim Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Atakan Yeşil, kaç çeşit alkole bağlı olmayan yağlı karaciğer hastalığı vardır? Hangi çeşit daha önemlidir? açıklamalarda bulundu.

Alkole bağlı olmayan yağlı karaciğer hastalığının iki çeşidi vardır: 

Basit Yağlanma ve NASH (Non-Alkolik SteatoHepatit). NASH siroza ilerleyebilen bir hastalık olduğundan çok daha önemlidir. Basit yağlanma ise sıklıkla ilerleyici değildir ve genellikle önemli bir sağlık problemine yol açmaz.

NASH NEDİR? *

Karaciğerde normalden fazla yağ birikimi tek başına görülebileceği gibi inflamasyon (iltihap) ile birlikte de görülebilir. Eğer karaciğer yağlanması iltihap ile birlikte ise bu hastalığa NASH denir. NASH aslında yağlı karaciğer hastalığının ciddi tipidir. Non-Alkolik Steato Hepatit kelimelerinin baş harflerinin bir arada kullanılmasıyla NASH adı verilmiştir. ‘Steato’ yağ demektir, ‘hepatit’ ise karaciğerin iltihaplanması anlamına gelir. NASH hastalığında karaciğerinizdeki yağ ve hepatit karaciğer hücre hasarı ile birliktedir, bu durum zamanla karaciğerde fibrozis dediğimiz nedbe dokusunun oluşumuna yol açabilir. NASH hastalığında bu nedbe yıllar boyunca hasara paralel olarak artması durumunda siroz oluşur. NASH bu nedenle siroz ve karaciğer kanserine yol açabilecek bir hastalıktır.

BASİT YAĞLANMA NEDİR? *

Basit yağlanmada karaciğerinde normalden fazla yağ birikimi vardır ancak inflamasyon yoktur varsa bile çok azdır. Basit yağlanmanın ilerleyici bir hal alması çok nadirdir bu nedenle siroza pratikte yol açmadığı kabul edilir.

BASİT YAĞLANMA VE NASH ARASINDAKİ FARK NEDİR? *

Yağlı karaciğer hastalığının kabaca iki alt tipi vardır. Basit yağlanma ve NASH. Basit yağlanma adından da anlaşılabileceği gibi genellikle önemli bir sağlık sorununa yol açmaz, basit yağlanması olan kişilerde karaciğer kan testleri (AST ve ALT) genellikle normaldir. NASH’li hastalarda ise karaciğer kan testleri (AST ve ALT) genellikle hafif yüksektir.

A VİTAMİNİN FAZLASI KARACİĞERE ZARAR VERİYOR

TEDAVİSİ VE İYİ GELMEYEN ŞEYLER NELERDİR? *

Kilo kaybı ve fiziksel aktivite şu ana kadar etkisi kanıtlanmış en iyi tedavi yöntemleridir. Bu nedenle doktorunuz sizden diyet ve egzersiz yaparak kilo vermenizi isteyecektir. Ancak kilo kaybı kademeli olmalıdır (haftada en fazla 1,6 kg), çünkü daha hızlı kilo kaybı da yağlanmaya yol açabilir. NASH’i ortadan kaldırabilmek için 1 yıllık süre içinde vücut ağırlığının en az %7’si kadar, fibrozisin ortadan kaldırılabilmesi için en az %10’u kadar kilo verilmelidir. Diyetisyen eşliğinde beslenmenizin yaşam tarzı değişikliği şeklinde yeniden düzenlenmesi önerilir.  Kilo kaybı ve fiziksel aktivite ile NASH ile ilişkili durumların (örneğin şişmanlık, tip 2 şeker hastalığı, hipertansiyon, hiperlipidemi, insülin direnci) kontrolü kolaylaşır.

Yağlı karaciğer hastalığında en sık ölüm nedeninin kalp kökenli olduğu hatırlanacak olursa kilo verme ve fiziksel aktivite ile sadece karaciğer yağlanmasının değil kalp damar hastalığı riskinin azalacağı anlaşılır. Yağlı karaciğeri olanlar kesinlikle alkol tüketmemelidir. Bunun yanı sıra fruktoz içeren hazır meyve sularından, ayrıca meşrubatlardan (meyve suları, kola, fanta, gazozlar vb), da kaçınılmalıdır. ‘Organik’, ‘bitkisel’, ‘doğal’ kelimeleri ile ifade edilen yiyeceklerin karaciğeriniz için her zaman ‘sağlıklı ve güvenli’ anlamına gelmediği unutulmamalıdır. Doktor onayı olmadan (televizyon programlarına aldanmayalım) herhangi bir bitkisel ilaç, çeşitli kürler, vitamin veya ilaç kullanılmamalıdır. Bilimsel olarak bu hastalığın tedavisinde etkili olduğu kanıtlanmış herhangi bir ilaç veya yöntemden üniversitelerimizde çalışan biz sağlık profesyonellerinin öncelikle bilgili olacağı aşikardır.

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here