• ✓ Doğruluğu kontrol edilmiş makale
Psikiyatri Uzmanı Dr. Esra Uğurlu Koçer

Erkekler ve kadınlarda en sık görülen cinsel fonksiyon bozuklukları neler?

0
1393
yalniz-degilsiniz

Sıkıntılar hayatın her aşamasında var. Öncelikle bunu kabul ederek başlamakta fayda var. Cinsellik de bunlardan biriyse, derdinize çare olabilecek önerilerimiz var. Peki, erkekler ve kadınlarda en sık görülen cinsel fonksiyon bozuklukları neler? İşte yanıtları:

Yazı: Irmak Yaşar

Doğal ve sıradan olduğu kadar, karmaşık ve kişisel bir konu cinsellik. Ortamına ve durumuna göre farklılık gösterebiliyor. Cinsel işlev bozuklukları, psikolojik ve biyolojik temellere dayanabiliyor. Her üç kişiden birinde, hayatının bir döneminde cinsel işlev bozukluğu olabileceğini okuduğumda gerçekten şaşırdım. “Ben iyiyim, bana bir şey olmaz!” demeyin. Öğrenin, okuyun, araştırın, gerekirse yardım alın. Kadın ve erkeklerde görülebilen cinsel işlev bozuklukları ile çiftlerdeki cinsel uyumun koşullarını Bayındır İçerenköy Hastanesi ve Bayındır Levent Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Dr. Esra Uğurlu Koçer’e sorduk.

“Çiftler arasında ten uyumu, cinsel uyumu belirleyen ve tatmin edici bir cinselliği sağlayan en önemli faktörlerden biri.”

Kadınlarda yaşanan cinsel fonksiyon bozuklukları nelerdir? Bunlar nasıl tedavi edilebilir?
Kadın cinselliğinin evrelerine bakacak olursak, istek-uyarılma ve orgazmdır. Kadınlarda yaşanan cinsel fonksiyon bozukluklarını da bu evrelere göre gruplandırabiliriz. Bunlar istek ve uyarılma evresindeki bozukluklar, ilgi-uyarılma bozuklukları (cinsel istek bozukluğu, cinsel tiksinti bozukluğu, cinsel uyarılma bozukluğu), orgazm evresi bozuklukları/orgazm bozukluğu (orgazm olamama, geç olma). Ayrıca bunlara ek olarak kadınlarda sık görülen cinsel fonksiyon bozuklukları; birleşememe ile birlikte ağrılı birleşme, korku, kaygı veya kasılmanın eşlik edebildiği; disparanü (ağrılı cinsel birleşme) ve vajinismustur. Bu bozukluklar arasında kadınlarda en sık yaşanılan cinsel fonksiyon bozukluğu ise cinsel istek ve uyarılma bozukluğudur. Cinsel işlev bozukluklarının tedavileri sebeplerine göre değişkenlik göstermekle birlikte, başvuran danışanlarımızda uygun durumlarda medikal tedavi ile cinsel terapi tek başına veya birlikte kullanılıyor. Detaylı değerlendirme şart. Gerekli durumlarda farklı uzmanlık alanlarının (ürologlar, psikiyatrlar, jinekologlar) ve bu konuda eğitim almış psikologların iyi bir iş birliği içerisinde çalışması, doğru tanı konulması açısından çok önemli. Bu iş birliği sadece tanı değil, tedavi aşamasında da devam etmeli.

Erkeklerde en çok görülen cinsel fonksiyon bozuklukları neler? Hangi tedavi yöntemleri uygulanıyor?
Erkeklerde en sık görülen cinsel fonksiyon bozukluğu erken boşalma olmakla birlikte, yine kadınlardaki gibi erkek cinselliğinin evrelerine göre cinsel işlev bozukluklarını sınıflandırabiliriz. Buna göre; istek bozuklukları (azalmış cinsel istek bozukluğu, cinsel tiksinti bozukluğu), uyarılma bozuklukları yani sertleşme kaybı/erektil disfonksiyon ile orgazm bozukluğu ve boşalma evresi bozuklukları (erken boşalma/prematür ejekülasyon ve ağrılı boşalma). Aynı kadınlarda olduğu gibi erkeklerde de cinsel işlev bozukluklarının tedavileri sebeplerine göre değişkenlik göstermekle birlikte, başvuran danışanlarımızda uygun durumlarda medikal tedavi ve cinsel terapi tek başına veya birlikte kullanılıyor.

Cinsel fonksiyon bozukluğunu fark edince kendi başımıza üstesinden gelmeye çalışmak doğru mu?
Cinselliği bir tabu, konuşulmaması gereken bir konu olarak görmememiz ve sağlıkla ilgili her durumda olduğu gibi cinsel sağlıkla ilgili de kendi kendimize çözüm üretmeye çalışmamamız gerekiyor. Günümüzde artık cinsel sağlıkla ilgili danışmanlık, tanı ve tedavi arayışı daha ulaşılır hale geldi. Kişiler cinsel sorunlarını daha kolay dile getirebiliyor. Önemli olan, doğru merkezlere başvurmak ve tedavi sürecini düzenli takip etmek… Bu süreçte zaman zaman düzelmeler olduğu kadar, duraklamaların da olabileceğini bilmek ve pes etmemek gerekiyor.

“Cinsel uyumsuzluk, doyumlu bir cinsellik yaşaNamamasına ve ÇİFTİN birbirinden uzaklaşmaSına sebep oluyor.”

Cinsel fantezilerimizi tabu gibi görmek ya da onlardan utanmanın cinsel işlev bozukluklarına etkisi var mı?
Cinselliğinin en temel parçalarından biri olan cinsel arzular ve fanteziler, cinsel yaşamın doğal ve sağlıklı birer parçası. Cinsel fanteziler herkeste kendine özgü ve tamamen bireysel oluyor. Cinsel fanteziler; çiftin cinsel ilişkisi için eşlerin cinsellik konusunda birbirleriyle daha yakın ve daha açık olmalarını, birbirleriyle arzularını paylaşmalarını sağlaması nedeniyle önemli. Bu nedenle de cinsel fantezileri tabu olarak değerlendirmemek ve kişinin bireysel ya da çift olarak cinselliğini renklendiren, cinsel yaşam kalitelerini artıran bir durum olarak görmek gerekiyor. Ayrıca unutulmaması gereken en önemli konulardan biri cinsel fantezilerin içeriği ne olursa olsun, kimseye zarar vermemeli ve her çift cinsel yaşamında uygulamak zorunda olmamalı. Cinsel fanteziyi kurgulamak, mutlaka uygulamak istemek veya uygulamayı düşünmek anlamına da gelmiyor.

Ten uyumu diye bir şey gerçekten var mı?
Ten uyumu, cinsel uyumu belirleyen ve tatmin edici cinselliği sağlayan en önemli faktörlerden biri. Bu konuda yapılan pek çok araştırmada, cinsel fonksiyonlar ve koku alma duyusu arasında anatomik bir bağlantı olduğu görüldü. İnsan dışındaki diğer memelilerde cinsel tepkileri uyaran “feromon” adında güzel kokulu maddeler salgılandığı bilinmekle birlikte, son dönemde insanlarda da feromon salgılanmasının olduğuna dair teoriler öne sürülüyor. Bu da her ne kadar farkında olmasalar bile cinsel partnerden gelen kokuların, özelliklerine göre kışkırtıcı veya haz almayı engelleyen bir etkisi olduğunu gösteriyor.

Cinsel uyumda en önemli unsurlar neler? Nasıl geliştirilebilir?
Cinsel uyumda en önemli unsur; doğru iletişimi kullanarak karşılıklı olarak keyif almaya, keyif vermeye ve zarar vermemeye odaklı bir cinsellik yaşamaya çalışmak.Bir ilişkide cinsel uyum ne kadar gerekli? Sağlıklı bir cinsel birlikteliğin ilişkiye katkısı nedir?
Cinsel uyum, sağlıklı bir cinsellik için çok önemli. Cinsel uyum çiftin sadece yaşadıkları cinsellikten haz almasını sağlamaz. Aynı zamanda ilişkiyi duygusal açıdan besleyen, çiftin birbirine güvenle bağlanmasını ve ilişkiyle ilgili yaşadıkları zorlukları tolere etmelerini sağlayan en önemli faktörlerden biri. Bu nedenle çiftler arasındaki cinsel uyumsuzluk, kişilerin doyumlu bir cinsellik yaşayamamasına ve birbirlerinden uzaklaşmasına sebep oluyor.

Tatmin duygusuyla dolu bir cinsel hayat için çiftlere önerileriniz neler?
Tatmin duygusuyla dolu ve sağlıklı bir cinsellik yaşanabilmesi için öncelikli olarak doğru ve güvenilir cinsel bilgilenme şart. Çünkü cinsel sağlık dediğimizde sadece üreme ve cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunma ile tedavi akla geliyor. Ancak cinsel sağlığın içinde kişinin cinsel yaşamını zarar görmeden, mutlu ve güvenli bir biçimde sürdürebilmesi de var. Bu nedenle bireysel veya çift olarak yaşanılan cinselliğin içerisinde karşılıklı izin verilen yani kişilerin rıza gösterdiği ve keyif veren her şey cinselliğe dahil edilebiliyor. Cinselliğin bu anlamda bir kuralı olmamalı.

Cinselliği rahat ve sıkıntıya girmeden yaşamanın yolları neler? Daha mutlu bir cinsel yaşam için hayatımızda ne gibi değişimler yapabiliriz?
Özellikle ülkemizde cinsel sorunların nedenlerine baktığımızda, cinsel eğitimde ve bilgilenmedeki eksikliklerin çok önemli bir sebep olduğu görülüyor. Cinsel yaşam, cinsel anatomi, kadın-erkek rolleri ve cinsellikteki davranışlarıyla ilgili yanlış inanışlar bunların başında geliyor. Bunların dışında; eşlerin cinsellik konusunda birbirleriyle daha yakın ve daha açık olmaları, birbirleriyle arzularını paylaşmaları cinselliğe katkıda bulunan en önemli faktörlerden.

Sosyal yaşamın ve kültürün cinselliğe etkisi nedir? Cinsellikle ilgili önyargılar nasıl aşılabilir?
Cinsellik; temelinde duyuya dayalı, doğum öncesi başlayıp ömür boyu devam eden, sadece cinsel organları değil, tüm bedeni ve aklı da içeren, kültürel ve ahlaki pek çok faktörden etkilenen bir deneyim. Üremeyi, cinsel zevk almayı ve vermeyi içeriyor. Dünya üzerinde farklı kültürlerde yapılan araştırmalar, her üç kişiden birinin hayatının herhangi bir döneminde bir cinsel işlev bozukluğu yaşadığını gösteriyor. Cinsel fonksiyon bozukluklarının nedenlerine baktığımızda biyolojik ve psikolojik sebeplere ek olarak sosyal nedenlerin de çok önemli rol aldığını görüyoruz. Özellikle yetişilen ortama bağlı olarak gelişen cinsel mitler ve rollerle ilgili yanlış inanışları, sosyal yaşamın ve kültürün cinselliğe etkileri olarak söyleyebiliriz.

İLGİLİ İÇERİKLER

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here