Yeni nesil yağ enjeksiyonu

İlk gençlik fotoğraflarınızla, güncel selfie’leriniz arasındaki en belirgin farka hiç dikkat ettiniz mi? Elmacık kemikleriniz eskisi gibi belirgin değil, burun kenarlarınızdan dudaklarınızın yanına doğru inen hat giderek daha belirgin bir hal alıyor… Eski halinize yaklaşabilmenin sırrı bu satırlarda!

Hazırlayan: Elif Gürsoy

Yüzdeki yaşlanma belirtileri kişiden kişiye değişiyor. Hatta aynı genetik kodlamaya sahip ikizler bile farklı yaşlanabiliyor. Bu süreci güneş banyolarınızın uzunluğundan nasıl beslendiğinize ve yeni nesil antiaging uygulamalardan yararlanıp yararlanmadığınıza göre birçok farklı faktör belirliyor. Ama değişmeyen tek şey, bu yaşlanma sürecini meydana getiren unsurlar. Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Dr. Osman Şenel, “Nedense yaşlanma dendiğinde akla sadece cilt geliyor” diyor. Estetik ve Plastik Cerrah Dr. Şenel, yaş almanın anatomisini ve bu süreci geri çevirmede en etkili dokunuşlardan biri olan yağ enjeksiyonunu ve uygulamadaki gelişmeleri anlatıyor.

Yaşlanma süreci
Yağ dokusundaki ve kemik yapısındaki değişimler, yaşlanma sürecinde rol oynayan en önemli unsurlar. Yüz hacmini kaybediyor, yüzün çatısı olan kemik yapısı az da olsa eriyor ve yüzü eskisi kadar desteklememeye başlıyor. Kulağa moral bozucu gelse de bu unsurların çoğuna müdahale etmek mümkün. Dr. Şenel “Kemik yapısındaki değişiklikler geri döndürülemez ama yağ dokusu yerine konabilir, yeni teknolojiler ve doğru seçimlerle cilde gençliğini veren elastin ve kolajen lifleri korunabilir” diyor. Günümüz tıbbı yüz yaşlanmasının nedenlerini daha iyi anlıyor ve daha başarılı sonuçlara ulaşmak için bu değişimlerin arkasındaki küçük detayları tespit edebiliyor. Bu da estetik cerrahi ile çok daha doğal ve başarılı sonuçlar sağlıyor.

Yağ enjeksiyonunda yenilikler
20-25 yıllık bir geçmişe sahip olan yağ enjeksiyonu da estetik cerrahideki gelişmelerden nasibini almış bir uygulama. Dr. Şenel “Yıllarca insan yüzünün dikey ve eşit oranda yaşlandığına inanıldı. Ancak günümüz modern plastik cerrahi ekolü, yağ bölmelerinin yüzün farklı bölgelerini nasıl desteklediğini bilgisine sahip. Bu bilgi de alınan sonuçları önemli ölçüde etkiliyor” diyerek yağ bölmesi teorisini anlatıyor: “Yağ, yaratılış icabı yüzün farklı yerlerinde veya bölmelerinde bulunuyor. Vücudumuzun farklı yerleri nasıl farklı biçimde yağlanıyor veya yaşla beraber yağ kaybediyorsa, yüzümüzde de aynısı oluyor. Bugün artık alt yağ katmanı dediğimiz bölgeler olduğunu, yanak ortası ve göz altında bulunan bu yağın yüze şekil ve dolgunluk vermekle görevli olduğunu biliyoruz. Bu da yağ enjeksiyonu müdahalesini eskisine kıyasla kusursuzlaştıran bir etken.”

Doğal ve kalıcı sonuçlar
Yağ enjeksiyonu ya da yağ transferi olarak adlandırılan bu işlem sırasında popo, kalça ya da üst bacaklardan yağ alınıyor. Bu yağ da yüzü yeniden şekillendirmek, yaşla beraber azalan yüz hacmini geri kazandırmak için kullanılıyor. Dr. Şenel, başarılı bir yağ enjeksiyonunun püf noktasının, cerrahın deneyimi olduğunu söylüyor: “Doğal ve kalıcı sonuçlar almanın sırrı doğru ellerde olmaktan geçiyor. Estetik cerrah bu konuda ne kadar deneyimli ise sonuçlar da o kadar başarılı oluyor. Örneğin; eğer bir bölgeye gereğinden fazla yağ enjekte ederseniz, o yağ hücreleri damarlanamıyor ve kısa süre sonra yüze enjekte edilen yağ tamamen eriyor. Az yağ enjekte ederseniz de yine aynı şey oluyor.” Dr. Şenel, başarılı bir yağ dolgusunda yüze yapılan yağ transferinin yüzde 40-50’sinin kalıcı olduğunu belirtiyor.

Nano teknolojisi ile çizgi kontrolü
Dr. Osman Şenel, 10 yıl önce yağ dokusunun kök hücreden zengin olduğunun keşfedilmesiyle beraber yüz şekillendirmede çok daha iyi sonuçlar alınmaya başlandığını söylüyor: “Kök hücreden zengin yağ dokusu verdiğimiz bölgelerde cilt kalitesi de iyileşiyor. Artık uygulamanın antiaging fayda sağladığını da biliyoruz. Yağ dokusu kök hücre açısından en zengin doku. Doğru ve modern teknikler kullanılarak yapılan yağ enjeksiyon tedavisinde yüze kök hücre tedavisi de yapmış oluyoruz. Kök hücreler de zamanla cilt kalitesinin artmasını ve gençleşmesini sağlıyor.”
Yağ enjeksiyonunda gelinen son noktalardan biri de nano yağ enjeksiyonu. Yeni kullanım alanlarından biri de kırışıklık tedavisi. Son bir yıldır kök hücreden zengin olduğu bilimsel olarak kanıtlanan nano yağ enjeksiyonları, ince kırışıklıkların tedavisine yeni bir bakış açısı getiriyor. Nano yağ enjeksiyonu tedavisinde en ince iğnelerden geçebilecek kök hücreden yana zengin hücre partikülleri kullanılıyor. Bu sayede de herhangi bir çıkıntı ya da sertlik olmadan tedavi edilebiliyor. Amaç ise dolgu yapıp hacim vermek değil; çizgilere, kırışıklıklara müdahale etmek.

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here