Yeni yol arkadaşlarımız: Koçlar

13032014 kocluk2İhtiyaçtan doğduğu halde “koçluk” kavramına hala bir güvensizlik var, sizce neden?

Büyük kurumların çoğu kendi içlerinde düzenli olarak koçlarla çalışmaya başlayınca herkes kendini “koç” olarak ilan etmeye başladı. Bir kavram popüler olduğunda ona sahip çıkan çok oluyor ve bir anlamda kavramın içi boşalıyor. Koç olduğunu söyleyen bazı kişilerin yaptığı işe bakınca bunun koçlukla ilgisi olmadığını görüyoruz. Aslında Türkiye “koç”luk kavramı ile 80’lerde “Beyaz Gölge” dizisi ile tanıştı. O hikayede anlatılan bir mentörlük süreciydi ama koçluk yaklaşımları kullanılıyordu. Bu dizi nedeniyle koçluğu spor ile birlikte düşünüyoruz. Diğer tarafta her türlü etiketin yanına “bir şey koçu” deniliyor ama yapılanlar koçlukla örtüşmüyor. İşin ehli olmayan, eğitimden geçmeyen insanların o kavram altında yaptıkları şeylerin sonuçları farklı noktalara gidince insanlarda kaygı, endişe doğuyor. Oysa koçluk profesyonel bir meslek… Birleşmiş Milletler her sene geleceğin meslekleri ile ilgili çalışma yapıyor ve koçluk hep ilk 10’un içinde yer alıyor, giderek de yükseliyor. Neden? Çünkü insanların ihtiyaçları da insanın gelişim ve evrim sürecinde değişiyor. Bilgi toplumundan bilgelik toplumuna geçtiğimiz söyleniyor ve insanın kendine yönelik farkındalığı artıyor. Biz değişiyoruz, kapasitelerimiz değişiyor, potansiyellerimizin ortaya çıkma şekli değişiyor. Benim terminolojimde bunun karşılığı, beynimizdeki algı sistemimiz ve beyin hücrelerimizin birbiri ile kurduğu elektriksel ileti yapılarında farklılıklar ortaya çıkması. Koçluk iç motivasyonu sağlayıp yaratıcılığı harekete geçirdiği için 21’inci yüzyılda bu kadar ihtiyaç duyuluyor. 

 

 

Bu favori mesleği kazanmak sanıldığı kadar kolay mı?

Türkiye’de koçluğun başlaması 15 yıllık bir süreç ama son 4-5 yılda özellikle kurumsal dünyada çok daha iyi biliniyor. Kurumlar bir koçla çalışacakları zaman önce Uluslararası Koçluk Federasyonu (ICF) tarafından onaylı eğitim almış koçlara yöneliyor. ICF iki şeyi akredite ediyor; eğitimleri ve koçların kendilerini… Çünkü koçların da birtakım sıfatları var ve bunlar belli saatlere belli süreçlerden ve sınavlardan geçmeye göre veriliyor. Bu ciddi bir iş, başı var ama sonu yok… Çünkü insanın sonu yok. Koçlukta sadece koçluk alan kişi ile değil, kendi üzerinizde de çalışmanız gerekiyor. Koç nötr kalır, insanları hiçbir zaman yargılamaz. Herkes istediği gibi düşünebilir, koç seans süresince tamamen nötr konumda kalma kapasitesini ortaya çıkarmazsa, gerçekten sorması gereken soruları soramaz. Koçluk eğitiminin en önemli kısmı “koç konumu” dediğimiz nötr alanda kalabilme, dinleme ve soru sorma yetkinliğini geliştirmektir. 

 

Koç olmak isteyen birine en baştan “Bu iş size göre değil” dediğiniz oluyor mu?

Bazen ön görüşmede, bazen de eğitimin bir aşamasında olabiliyor. Temel eğitim sürecimiz 8-9 aylık bir süreç. Onun üzerine birçok eğitim daha var. Bir insanın profesyonel koç olma noktasına gelene kadar pek çok pratik ve geri bildirim yapması gerekiyor. Hem maddi hem manevi kaynak ayırarak ve gerçekten gönülden isteyerek başlamak lazım. Gerçekten uzun bir süreç… 

 

 

Koç olmak isteyenler nasıl bir eğitim sürecinden geçiyorlar?

Temel eğitim, dörder günlük dört modül olmak üzere, aralarındaki çalışma süreleri ile sekiz ay gibi bir sürede tamamlanıyor. Temel eğitimin sonunda katılım belgesi veriliyor ve onun ardından da birtakım aşamalar var. Bunlar da en geç bir yıl ama tercihen altı ay içinde tamamlanıyor. İşte o zaman Erickson Profesyonel Koç Sertifikası veriliyor. ICF’e hazırlamak ve onun birinci düzey sertifikasyonu için bir başka eğitim sürecimiz var ve o da yaklaşık bir yıl sürüyor. 

 

Koçluk alan kişi koçunu seçerken nelere dikkat etmeli?

Koçun nereden eğitim aldığı sorulmalı. Sonra Uluslararası Koçluk Derneği Türkiye şubesinin internet sitesinde o okulun olup olmadığı kontrol edilmeli. O kişinin nasıl bir eğitim sürecinden geçtiği ve hangi aşamada olduğu öğrenilmeli. 

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here