Ana Sayfa Güzellik Yıllara meydan okuyacaksınız

Yıllara meydan okuyacaksınız

Gençleştirici bakımlar söz konusu olduğunda akla ilk önce yüz gelir. Oysa gençlik sürecini mümkün olduğunca uzatabilmek için tıpkı yüz bakımını olduğu gibi vücut bakımını da ihmal etmemek gerekiyor. Vücudunuza özel bakım kürleriyle gençliğin formülü elinizde.

Biliyorsunuz, artık birisinin kaç yaşında olduğundan bahsederken "kronolojik" ya da "biyolojik" diye eklemek şart! Kronolojik yaş doğum gününüzden bugüne kadar olan süreci anlatırken, biyolojik yaş da adından anlaşılacağı gibi biyolojik olarak kaç yaşında olduğunuzu belirtiyor. Yani kronolojik yaşınızın otuz olmasına rağmen biyolojik yaşınız pekala yirmi beş olabilir! Tabii bu o kadar kolay değil; gençliğinizi uzun yıllar korumanız pek çok faktöre bağlı. Bilinçli beslenme, düzenli egzersiz ve doğru bir bakım ilk başta gelen şartlardan.

Mükemmel duruş, mükemmel vücut

Küçücük bir çocuktan bile yaşlı taklidi yapmasını isteseniz, hemen belini bükecek, sarsılarak yürümeye başlayacaktır. İşte yaşlanmayla kamburlaşmanın, kısalmanın ve küçülmenin ne kadar özdeşleştirildiğinin kanıtı. Oysa yaşla birlikte herkes dinç görünümü kaybedecek diye bir kural yok. Yani duruşun bozulması yaşlanmanın getirdiği doğal bir süreç değil. Osteoporoz yani kemik erimesi tüm dünyada o kadar yaygın ki herkes bunun kaçınılmaz bir son olduğunu düşünüyor. Geçtiğimiz aylarda katıldığım bir toplantıda, ünlü İsviçreli uzman Dr. Rene Rizzoli, bunun bir kader olmadığını söyledi. Menopozla birlikte yapılacak düzenli kontroller, kalsiyum takviyesi ve bazı ilaçlar bu sorunun üstesinden gelmek için etkili. Alınacak en etkin önlemlerden biri de bol bol egzersiz yapmak.
Doğru duruşu bulmanıza yardımcı olan egzersizler, kemik yapınız müsaade ettiği ölçüde, mükemmel bir vücuda sahip olmanızı sağlıyor. Doğru duruş, gerçekten de güzel bir vücut için ilk anahtar. Kadınlar, genellikle, hayallerindeki vücuda ulaşmak için fazla kiloları ve lokal fazlalıklarıyla uğraşıyorlar. Uzmanlar, bunların da önemli olduğunu ama bir vücudu ortaya çıkarmada, ağırlıklı olarak, duruş, kemik ve kas yapısının önemli olduğunu hatırlatıyorlar.
Doğru duruş söz konusu olunca akla ilk gelen egzersiz Pilates. Pilates, karın ve sırt kaslarını çalıştırıyor. Güçlenen karın ve sırt kasları bir korse gibi sizi dik tutuyor. Bu sayede, vücut toparlanıyor ve yaşınız kaç olursa olsun daha fit, daha dik hatta daha uzun boylu görünebiliyorsunuz.

Sonsuz gençlik için beslenme

Son yıllarda anti-aging ile ilgili pek çok araştırma yapıldı. Bu araştırmaların sonuçları, beslenme ve yaşlanma arasındaki ilişkiyi açıkça gözler önüne seriyor. Yüksek miktarda karbonhidrat, şeker, kafein, alkol, işlenmiş besinler, margarin, kızarmış yiyecekler yaşlanma sürecinin hızlanmasına neden olan besinler olarak karşımıza çıkıyorlar.

Esnek ve sıkı bir ten

Boyunuza göre ideal kilodaysanız, duruşunuz doğruysa ve kemik erimesine karşı tüm önlemleri aldıysanız vücudunuzun gençliğini uzun yıllar sürdürebilmeniz için geriye tek bir şey kalıyor. Esnek ve sıkı bir ten. Cildin bağ dokusunun sıkı olması onu sarkmalardan koruyacak aynı zamanda, selülit ve çatlak gibi sorunların ortaya çıkmasını engelleyecektir. Esnek bir cilt yapabileceklerinizi iki ayrı başlık altında inceleyebiliriz; içten ve dıştan yapabilecekleriniz. "İçten" yapılabilecekler denince akla gelen tabii ki beslenme. "Dıştan" gelecek yardım ise uygun vücut bakım ürünlerini kullanmakla olacak.

Kozmetik ürünlerinin gücü

Gün geçtikçe gelişen ve etkili ürünler sunan kozmetik dünyası da gençliğimizi korumamıza yardımcı. Yüzünüz gibi vücudunuzun gençliğini de çeşitli ürünlerle korumanız mümkün. Bu ürünlerin en önemli özelliği cildin esnekliğini korumaları ve kolajen üretimini uyarmaları. Kozmetik ürünlerin bu şekilde etki etmesini sağlayan bazı maddeler var. Kozmetik sektörünce son yıllarda kullanılan bu maddeler, uzun yıllar boyunca genç kalacak, taze bir cilt vaat ediyor.

Beta-karoten: Beta-karoten harika bir anti-oksidan. Havada suda bulunan ve erken yaşlanmaya yol açan kimyasal maddeler ve radyasyon gibi serbest radikallere karşı koruma sağlıyor. Cildin elastikiyetini ve dokuların dayanıklılığını artırıyor. Cildin üst tabakalarının sıkılığını korumasına yardımcı oluyor.

C ve E vitamini: Tıpkı beta-karoten gibi E ve C vitaminleri de mükemmel birer anti-oksidan. Hücreleri serbest radikallerin zararlı etkilerinden koruyor ve oksidasyon sürecinin başlamasını engelliyorlar. C vitamini ayrıca cildin ışıltı kazanmasına da yardımcı.

Koenzim Q10: KoenzimQ10, hücrelerdeki oksijen seviyesini dengeliyor. Cildin, sıkılığını, elastikiyetini arttırıyor. Oksidasyon sürecini yavaşlatıyor ve hücreleri aktive ediyor.

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here