Yogayla ilgili önyargılara elveda!

Röportaj: Elif Gürsoy

Yoga aslında nedir? Neden yapılır? Faydaları nelerdir? Doğru bildiğimiz yanlışlar var mı?

Hepimizin az ya da çok yogayla ilgili bir fikri var. Kimimiz amatör, kimimiz profesyonel olarak yogayla ilgileniyor. Ancak işin temelinde yoganın gerçekte ne olduğunun, ne anlatmak istediğinin ya da bize neler katabileceğinin farkında mıyız? Yoga eğitmeni Arzu Özev’e sorduğumuz birkaç soru ile yoga hakkında bilmediğimiz, belki de göremediğimiz ya da pek önemsemediğimiz noktalara dair bilgiler aldık.

Kısmen yoganın ne olduğunu, nasıl yapıldığını biliyoruz. Sizin bakış açınızda yoganın tanımı nedir?
Yoga, içimizdeki bölünmüşlüğün birleşmesi demek. Aynı zamanda bedensel ve zihinsel olduğu kadar, ruhsal varlıklar olduğumuzu ve çok ciddi bir potansiyelle bu dünyaya geldiğimizi hatırlamak. Huzur, sağlık ve mutluluğun bir gün tesadüfen kapımızı çalmayacağını fark edip, bunun için bir şeyler yapmanın esas olduğunu görmeyi sağlayan bir yol haritası da denebilir. Bilinçaltını arındıran ve insanı kendi zihninin tutsaklığından kurtaran bir matematik formülü, bir özgürleşme yolculuğu… “Yoga” kelimesini duyunca insanların aklında huzur, sağlık, öze dönüş gibi ruhsal anlamlar uyansa bile yoga halen fiziksel bir egzersiz olarak algılanıyor. Çoğu zaman pilatesle kıyaslanıyor. Burada haklı bir sebep var çünkü yoga çoğu yerde fiziksel hareketler olarak sunuluyor. Günümüzde popüler olan yoga, Hatha yoga. Yani hareketler, nefes egzersizleri ve meditasyonlar… Vinyasa yoga, Ashtanga yyoga, Yin yoga, Yang yoga, Power yoga… Bunların tümü Hatha yoga uygulamaları. Ama yoga sadece Hatha yogadan ibaret değil ki! Gyana yoga, öz-varlık bilgisi. Öz bilgisi olmadan yogayı tam olarak anlamak ve yaşamak mümkün değil. Karma yoga, karşılıksız hizmet yolu. Bhakti yoga sevgi ve teslimiyet öğretisi. Yoga, kökleri derinlere uzanan, dallı budaklı, cüsseli bir külliyat.

Uzun süredir düzenli olarak yoga yapan birinin hayatında ne gibi olumlu değişiklikler ortaya çıkıyor?
Yoga öğretmenim Krishan Verma bu külliyata hakim bir ustaydı. Eğitmenlik eğitiminde bize şöyle demişti: “Buradan herkes yoga öğretmeni olarak çıkabilir. Ama gerçek bir yogi olmanız uzun zaman alır.” Hareketleri uygulamakla, yogayı bir perspektif haline getirmek arasında fark var. Yogayı yaşam perspektifi haline getirdiğinizde özgürleşme yolunda adım atmış olursunuz. Gölgelerinizle yüzleşiyor, karanlıklarınıza derinlemesine dalmaktan korkmadan, acınızı iyileştirmeye başlıyorsunuz. Korku, kaygı, utanç, yalnızlık, ıssızlık, öfke, nefret, suçluluk, suçlama gibi duyguları anlamaya, onlardan arınmaya, onların ötesine geçmeye başlıyorsunuz. Yaşam enerjiniz yükseliyor, daha sık ve sebepsiz yere sevgi ve sevinç hissediyorsunuz. Hayatla ve kendinizle aranızda kurduğunuz bağ güçleniyor. Bağışıklık sisteminiz kuvvetleniyor, tutulma ve ağrılardan kurtuluyorsunuz. Güçlü, dengeli, enerjik, neşeli ve sarsılmaz hissediyorsunuz. Yaratıcı gücünüzle irtibata geçiyorsunuz. Yaşamın ritmiyle uyum içinde olduğunuz için eş zamanlılıklar çoğalıyor. Daha net düşünebilir hale geliyorsunuz. Zihniniz daha fazla anın içinde kalabildiği için muhakeme ve doğru karar verme yetiniz kuvvetleniyor. Kendi acınızdan kaçmaktan vazgeçtiğiniz için önce sevdiklerinizin, sonra dünyanın acısına karşı empati yeteneğiniz artıyor. Daha çok affedip, daha fazla sevmeye başlıyorsunuz. Bu da sosyal ilişkilerinizi kuvvetlendiriyor.

Yoganın nefesle olan ilişkisi neden bu kadar önemli?
Üstadım Sri Sri Ravi Shankar, nefesin duygularla beden arasındaki bağ olduğunu söylüyor: “Zihne zihin seviyesinden hükmedemezsiniz. Fakat nefeste her duygunun karşılık geldiği bir ritim var. Öfkelendiğiniz zaman nefesiniz hızlanır. Mutlu bir zihin durumunda daha yavaş nefes alıp verirsiniz. Zihni bir uçurtma olarak düşünün. Nefes, bu uçurtmanın ipidir.” Nefes, yoluyla bilinçaltındaki olumsuz duygu ve düşüncelere erişimimiz kolaylaşıyor.

Neden yoga yapmalı? Özellikle günümüz şartlarında yogaya neden ihtiyaç duyulmalı?
“Nasılsın?” sorusuna en sık aldığım cevap “İyiyim işte, koşturuyorum” oluyor. Gerilimin yüksek olduğu bir koşuşturma çağında yaşıyoruz. Kafamız karışık. Zihinlerimiz kalabalık. Kendimizle aramızdaki bağ çok kopuk. Doğayla, diğer canlılar, insanlar ve dünyayla da iletişimimiz haliyle zayıf. Bu yüzden de kendimize, sevdiklerimize, doğaya istemeden de olsa zarar veriyoruz. Olumsuz duygu ve düşüncelerimizle nasıl mücadele edebileceğimizi bilmiyoruz. Sevgi ve şefkat duygularını tam anlamıyla hissedemiyoruz. Araştırmalara göre, bugünlerde 300 milyondan fazla insan depresyonda. Yorgunuz ve çoğumuz hastayız. Yoga öğretisi, bu sorunlardan kurtuluş yollarını deneyimsel olarak kendi içimizde bulmamıza imkan tanıyor. Yaşamla ilgili pek çok sorunun cevabına da bu kadim öğretiler sayesinde kavuşabiliyoruz.

Sizce yoga konusunda doğru bilindiği varsayılan yanlışlar neler?
İlki, yoganın fiziksel hareketlerden ibaret olduğunun düşünülmesi. İkincisi toplumumuzdaki pek çok erkek tarafından kanıksanmış olan “Erkek adam yoga yapmaz!” algısı. Yoga, sağlık demek. Herkes yoga yapabilir. Üçüncüsü de yoganın bazı çevreler tarafından bir din gibi algılanması. Yoga; insanı sağlığa, mutluluğa, kendi tinselliğine ve insani değerlerine yaklaştıran evrensel bir bilim.

“Esnek değilim, yoga yapamam…” savunmasının da yanlış olduğunu söyleyebilir miyiz?
Yoga öğretisi bedenden çok zihni esnetmeyi hedefler aslında. Rahat ve esnek bir zihne sahip olan insan, olaylar karşısında sarsılmadan kalabilir. Kafa karışıklığı ortadan kalktığı zaman hissedilen bu sarsılmazlık, insanı daha vicdanlı olmaya ve erdemli seçimler yapmaya yönlendirir. Fiziksel hareketler bedeni esneterek, içeride enerjinin rahatça hareket edebilmesini sağlıyor, ki daha odaklı yaşayalım, büyük resmi görebilelim ve hayatı daha geniş bir perspektiften algılayabilelim, bize ve çevremizdekilere zarar veren alışkanlıklarımızı daha kolay dönüştürebilelim diye. Bu dönüşüm için yüksek yaşam enerjisi gerekiyor. Hareketler; sağlıklı bir omurga, kas sistemi ve sağlıklı iç organlara sahip olmak için yapılıyor. Beden enerjik, sağlıklı ve esnek olursa ruhun sesi yükselebiliyor. Her yaştan kişi, kendi bedenine en uygun olan şekilde yoga hareketlerini uygulayabilir ve yaşam enerjisini yükseltebilir. Çünkü düzenli uygulandıkça esneklik de artıyor.

Yogaya yeni başlayan biri için tavsiyeleriniz ne olur?
En sağlıklısı, yogaya yetkin bir rehber eşliğinde başlamak. Bu şekilde insanın kendine vereceği olası zararlar ve riskler minimuma iniyor. İstanbul’un çeşitli yerlerinde düzenli olarak Sri Sri Yoga aktivitelerimiz oluyor. Bize katılabilirler. Sri Sri Yoga, yogayı bütünselliğiyle sunan bir ekol. İçinde vücudu zorlamayan fiziksel hareketler, nefes egzersizleri ve meditasyonlar olduğu kadar, hatırı sayılır derecede öz ve varlık bilgisi sohbetleri de yer alıyor.

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here