Yüksek ökçe mi, düz taban mı?

secim04112013

Bir yanda birçok kadının vazgeçilmezi olan yüksek topuklar, diğer yanda gün boyu rahat rahat yürümenizi sağlayan düz tabanlı ayakkabılar… İkisinden de vazgeçemiyorsanız ancak ayak sağlığı açısından endişeleriniz varsa Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı, Ayak ve Ayak Bileği Cerrahı Prof. Dr. Tahir Öğüt’ün tavsiyelerini okuyun, bundan sonraki seçimleriniz daha sağlıklı olsun.

Yüksek ökçeliler mi?

Söz konusu ayaklar olduğunda unutmamamız gereken bir gerçek var; insan ayağı düz ve çıplak yürümeye göre tasarlanmış bir organ… Ayakların özgürlüğünü kısıtlayan, yerle yaptığı sürtünmeyi azaltan veya artıran, yer tepkimesini azaltmadan hatta artırarak ayaklara aktaran her türlü ayakkabı bu mükemmel tasarıma zarar veriyor.

Topukları 4-5 santimden yüksek olan ayakkabılar, kadınlara estetik bir görünüm kazandırsa da insan biyomekaniğine tamamen aykırı. Omurga etrafındaki kasların aşırı çalışıp sertleşmelerine ve neticede bel hatta boyun ağrılarına neden olabiliyor. Bu etkiler 45-50’li yaşlardan sonra daha belirgin olarak ortaya çıkıyor. Yine uzun süre giyilen topuklu ayakkabılar seneler sonra aşil tendonunda kısalmaya neden olarak ağrı ve yürüme bozukluklarına yol açabiliyor. Uzun süre topuklu ayakkabı giyenlerde vücut yükü parmaklara doğru kayıyor ve ileri dönemde parmak eklemlerinde erken kireçlenme, şekil bozukluğu gibi istenmeyen durumlara yol açıyor. Burun kısmı dar olan ayakkabılar parmak kemikleri arasından geçen sinir uçlarının sıkışarak iltihaplanmalarına ve kronik ağrıya neden oluyor. Yine dar burun ve yüksek topuk kombinasyonu, ayak parmaklarında kireçlenme ve şekil bozukluğu oluşma ihtimalini artırıyor. Halk arasında başparmak çıkıntısı olarak bilinen durum (Halluks valgus), yatkınlığı olan kişilerde, topuklu ve dar burunlu ayakkabı giyildiği takdirde hızlı ilerliyor. İnce ve yüksek topuklar üzerinde dengeli yürümek kolay olmadığı için sık sık ayak bileği burkulmaları ile buna bağlı ileri dönemde ayak bileği problemleri de ortaya çıkabiliyor.

 

Düz tabanlılar mı?

Her ne kadar ayaklarımız çıplak yürümeye göre tasarlanmış olsalar da düz tabanlı ayakkabılar buna yakın bir yürüyüş sağlıyor gibi gözükseler de bu tip ayakkabılar her zaman çok sağlıklı olmuyor. Çocukluk döneminde ve özellikle ilk 5 yaşta, ayak kaslarının kuvvetlenmesine ihtiyaç duyulduğu için düz ve yumuşak tabanlı ayakkabılar tavsiye ediliyor. Erişkin yaşa gelindiğinde ise artık ayak kasları yeterince kuvvetlenmiş oluyor. Özellikle ilerleyen yaş ve kilolarla birlikte kusursuz ayaklarda bile ufak tefek sorunlar ortaya çıkmaya başlıyor. Günümüz modern endüstrisinde kullanılan kaliteli ayakkabılar genellikle poliüretan veya ‘e.v.a.’ malzemesinden yapılan tabanlara ve yumuşak derilere sahip oluyor. Tabanları bu malzemelerden yapılmış ayakkabılar, ayaklara gelen şok ve çarpma etkilerini emerek ayağın zarar görmesini önlüyor. Ancak son zamanlarda moda haline gelen ucuz, düz ayakkabıların tabanları kaliteli malzemeden yapılmadıkları için ayakları dış etkenlerden koruyamıyor, ayağa binen yükü azaltmıyor. Ufak tefek de olsa sorunu olanlar (hafif taban düşüklüğü, tendon problemi, doğuştan aksesuar kemiği olan ayaklar gibi) düz tabanlı bir ayakkabı giydiğinde rahatsızlığı ilerleyebiliyor, ağrı ortaya çıkabiliyor. Uzun süre topuklu ayakkabı giymiş ve bunu alışkanlık haline getirmiş kadınlar bir anda düz ayakkabıya geçerlerse, ayak ve baldırlarında ağrı duyabiliyorlar. Topuklu ayakkabı alışkanlığı olup bundan kurtulmak isteyenlerin topuk boyunu bir anda değil, yavaş yavaş düşürmeleri gerekiyor.

 

Sonuç

Ayak sağlığımız genel sağlığımız için, ayakkabı seçimi de ayak sağlığımız için önem taşıyor. Gerek 4 cm’nin üzerinde topuklu ayakkabılar, gerekse kalitesiz dümdüz tabanlı ayakkabılar ayak sağlığımıza zarar verebiliyorlar. Uygun ayakkabı tanımı ise kişiden kişiye, ayak yapısına göre değişkenlik gösteriyor. Genel prensip olarak seçimlerinizde her iki aşırı uçtan da uzak durmakta fayda bulunuyor. Ayaklarıyla ilgili şüphesi olanların ayak cerrahisinde tecrübeli bir ortopedi uzmanından yardım almaları öneriliyor.

 

Yaprak ÇETİNKAYA

Formsanté Dergisi Temmuz 2012 sayısı

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here