Zeynep Ertung: Koşu bağımlısıyım…

Paris Maratonu’na katılan Zeynep Ertung, koşuyor çünkü kendini özgür hissediyor. Koşarken attığı her adımda, teriyle birlikte sorunlarını da atıyor. Koşmaya başladıktan sonra hayatı değişti. Onunla spor üzerine söyleştik…

Neden koşuyorsunuz?

New york'ta yaşamaya başlayınca heveslendim. Orada herkes koşuyor sokakta, parkta. Evim de sahile yakındı. Kısa kısa koşmaya başladım.

Paris Maratonuna katılmaya nasıl karar verdiniz?

Türkiye'ye dönünce, Suzi, Benjamin ve Sara'yla tanıştım. Birlikte koşmaya başladık ve karar verdim. Hedef gerekiyordu yoksa sıkılıyorsun. Belirli bir program izlemeye başladık.

Nerede koşuyorsunuz?

36 kilometreyi koşarken mesela, Kuruçeşme'den çıktık, Sarıyer İskelesine kadar koşup geri döndük. İki kere su içmek için durduk O da paralarımız hazırdı. Belgrad Ormanı'nda da koşuyoruz.

Maratona nasıl hazırlandınız?

Londra Maratonu'nda koşacak bir arkadaşın programını aldık. Koşu kitaplarım vardı. Hazırlık 4 ay sürdü.

Rekabeti hep sever miydiniz?

Sporu ve rekabeti hep sevdim. Dağcılık yapmak istiyorum şimdi. Koşu için de özgür ruhlu olmak gerek.

Beslenme tarzınız değişti mi?

İki aydır bir bardak şarap içmiyorum. Eskiden kuru baklagil hiç yemezdim artık yemeye başladım. Uzun koşulardan önce karbonhidrat ağırlıklı besleniyorum. Kilo vermek gibi bir amacım yok.

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here