Enfeksiyonlar tatil keyfinizi bozmasın

temmuz-2011-saglik-resim-1_copy

Yazın serinlemek için kendinizi bıraktığınız suların serinliği kadar temizliğinden de emin olmalısınız çünkü suyun içinde temas edilen mikroplar gerekli ortamı bulunca vajinal enfeksiyonlara neden olup tatilin tadını kaçırabiliyor.

SIVI KAYBETMEYİN
Yaz aylarında aşırı terlemeye bağlı olarak oluşan sıvı kaybı nedeniyle sistit, böbrek iltihabı ve böbrek taşı belirtilerine daha çok rastlanıyor. Sıvı kaybı nedeniyle koyulaşan idrarda mikroorganizmalar daha kolay ürüyor. Bu nedenle herkes için bol sıvı tüketmek büyük önem taşıyor. Prof. Dr. Meral Aban, yazın günde en az 2,5-3 litre su tüketilmesini öneriyor ve “Çantanızda bir küçük şişe su taşımaya gayret edin” diyor.

Hava sıcaklıklarının artması
ile birlikte bedenimizin diğer noktalarında olduğu gibi vajinanın da nem oranı artıyor. Buna bir de deniz veya havuz suyu ile temas eklenince vajinal enfeksiyonlar kaçınılmaz oluyor. İçerenköy Bayındır Hastanesi’nden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Meral Aban’a kadınların yaz aylarında vajinal sağlıklarını korumak için nelere dikkat etmeleri gerektiğini sorduk. Tatilde sıkıntı çekmek istemiyorsanız bu uyarıları dikkate almadan yola çıkmayın…

Yaz aylarında jinekolojik hastalıklarda artış oluyor mu?
Genital organlarda enfeksiyon ile ilgili sorunlarda artış gözlemleniyor. Bunun nedenlerinden biri, kirli havuz veya denize girerek ya da başkasının kirli eşyalarını kullanarak enfeksiyonun etkenlerinden bakteri, virüs veya mantarla temas etmenin kolaylaşıyor olması…. Ayrıca yazın daha çok terlemek genital bölgenin daha uzun süre nemli kalmasına neden oluyor ve bu da enfeksiyon oluşumunu kolaylaştırıyor. Çok dar pantolonlar da enfeksiyonların yanı sıra alerjiye ya da kıl kökü iltihaplarına neden olabiliyor.

Enfeksiyon nasıl gelişiyor?
Aslında vajina steril değil fakat bu ortamda bakterilerin hastalık oluşturmasını engelleyen doğal bir ortam mevcut. Bu asidik yapı bozulunca mikroorganizma üremesine elverişli bir ortam oluşuyor. Doğru bilinen bir yanlış ise üşütme nedeniyle enfeksiyon oluştuğu inancı. Kadınlar denizde üşüttükleri için enfeksiyona yakalanmıyor.

Vajinanın doğal dengesini nasıl koruyabiliriz?
Kadınlar temizlik için bu bölgeyi sabun gibi dezenfektan maddelerle yıkamayı seviyor. Oysa bu tür maddelerin kullanımı genital bölgeyi enfeksiyona açık hale getiriyor. Vajinayı sadece suyla bile sık yıkamak da dengeyi bozuyor. Antibiyotik kullanımı da oradaki faydalı bakterileri öldürüp fırsatçı enfeksiyonların üremesine neden olabiliyor. Yazın temiz sularda yüzmek de korunmak için önem taşıyor. Bir diğer faktör de adet döneminde kullanılan pedlerin sık değiştirilmemesi.

“Havuzdan mantar bulaşır” endişesinde haklı mıyız?
Havuzdan mutlaka mantar bulaşacak diye bir kaide yok. Mantardan çok suyun temiz kalması için kullanılan kimyasalların vücuda verdiği zararlardan korkmalıyız. Mantar havuzdan, kirli eşyadan ve en sık görülen şekliyle cinsel yolla bulaştığında kolay üreyebileceği bir ortam arıyor. Genital bölgenin uzun süre nemli kalması enfeksiyonun ortaya çıkmasına neden oluyor.

Tatilde vajinal enfeksiyona yakalanırsak havuz-deniz sezonunu kapatmamız mı gerekiyor?
Hayır, tedaviye başlanmışsa bu süreçte havuza değil ama denize girmeye devam edilebilir. Enfeksiyon çok geniş kapsamlı bir kavram. Hepatit A da, HIV de, HPV de enfeksiyondur ve havuzlardan insan salgısı yoluyla bulaşabilir. Bu nedenle havuzun temizliğinden emin olmak büyük önem taşıyor.

Tatil sırasında vajinada oluşan enfeksiyon ihmal edilirse nasıl sonuçlarla karşılaşılabilir?
Mantar enfeksiyonu kesilmiş süt kıvamında akıntı ve şiddetli kaşıntı ile ortaya çıkıyor. Mantar sosyal hayatı olumsuz etkiliyor ve bu nedenle tedavisinin ihmal edilmesi pek de mümkün olmuyor. Cinsel olarak aktif olan kadınlar, vajinadan ovül kullanarak tedavi olabiliyor. Mantar tedavisi gören kadınların aynı zamanda eşlerinin de tedavi olmasını öneriyoruz. Özellikle yaz aylarında teri çekebilen pamuklu iç çamaşırları kullanılması, bunların iyi yıkanıp ütülenmesi de enfeksiyonu önlüyor. Burada asıl dikkat edilmesi gereken ise bakteriyel enfeksiyonlar. Vajina direkt karın içerisine açılan bir köprü gibi olduğu için burada başlayan enfeksiyonlar ilerlediğinde rahim ağzında, rahim duvarında ve tuba dediğimiz kanallar yoluyla karın boşluğuna ilerleyerek yumurtalıkta iltihaba neden olabiliyor. Bu enfeksiyonlar önce kötü kokulu, yeşilimsi veya kahverengi, hafif kan içeren akıntılar olarak kendini belli ediyor. Ağrı olabiliyor. Enfeksiyon daha da şiddetlendiği zaman ateş yükselebiliyor. Bu belirtiler varsa gecikmeden hekime başvurmak gerekiyor. Aksi takdirde ameliyat gerekebiliyor.

Sistit de vajinal bir enfeksiyon nedeniyle mi oluşuyor?
Mesanenin ağız kısmı olan üretra ile vajina ve anüs birbirine çok yakın organlar. Bunlardan birinde bulunan bakteriler diğerlerini etkileyebiliyor. Vajinadaki bir iltihaplanma (vajinit) rahatlıkla üretraya yayılıp mesane ağzının iltihaplanması (üretrit) ya da mesanenin iltihaplanmasına (sistit) neden olabiliyor. Yaz aylarında çevresel faktörlerin ve yaşam şeklinin değişmesi, sık havuza girmek vajinit gibi sistiti de uyarabiliyor. Üretrit ve sistitte belirtiler; sık sık tuvalete gitme ihtiyacı, bir damla yapıp ardından ağrı, yanma hissetme, bazen de idrardan kan gelmesi olarak ortaya çıkıyor. Hastaya ızdırap veren bu durumun tedavisine uygun antibiyotik ile hemen başlanırsa ertesi gün rahatlama başlıyor. Tedavi edilmezse böbrek iltihab›na kadar gidebiliyor.

temmuz-2011-saglik-resim-2_copyYAZIN TAMPON KULLANMAK DAHA KONFORLU
Türk toplumunda yaygın bir alışkanlık olmasa da cinsel yönden aktif olan kadınların adet dönemlerinde tampon kullanmaları büyük konfor sağlıyor. Önerilen değiştirme saatlerine uyularak kullanılması önem taşıyan tamponlarla denize girmek de mümkün oluyor. Prof. Dr. Aban, “Havuz kimyasal maddeler açısından güvenli olmayabilir ancak tampon ile denize rahatlıkla girilebilir. Tabii ki çıkar çıkmaz değiştirmek kaydıyla…” diyor. Tatilde adet görmek istemeyen kadınlar da adet olmadan 4-5 gün önce başlanması gereken adet geciktirici ilaçlar sayesinde daha rahat bir tatil geçirebiliyor.

HAMİLELER İÇİN ÖZEL UYARILAR
Hamilelik kadın vücudunda büyük değişikliklere neden oluyor. Bunların üzerine bir de sıcak eklendi mi bazı konulara özellikle dikkat etmek gerekiyor. Hamilelerin idrar sistemi hormonal değişiklikler nedeniyle daha yavaş boşaltım yapıyor. Bu da idrarın koyulaşmasına neden oluyor ve idrar yolu enfeksiyonu görülebiliyor. Bu enfeksiyonun hem böbrekler açısından tehlikeli olması hem de erken doğumu tetikleyebilmesi nedeniyle hamilelerin özellikle yaz aylarında bol su tüketmeleri büyük önem taşıyor. Bol su tükettiklerini düşünseler de idrar yolunda ağrı hisseden, ateşi yükselen hamilelerin hemen doktora başvurması gerekiyor. Hamilelerin vajinal PH’ında da değişiklik olabiliyor. Vajinal enfeksiyon oluşması durumunda doktor kontrolünde ilaç tedavisi uygulanabiliyor. Çok sıcağa maruz kalmamaları gereken hamilelerin kesinlikle temiz bir denizde yüzmeleri öneriliyor.

Yaprak Çetinkaya

Formsante Dergisi Temmuz 2011 Sayısı

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here