Cildiniz için kolajen depolarınızı dolu tutun

Konu güzel ve sağlıklı bir cilt olduğunda, vücudumuzdaki kaynakları doğru kullanmak ve gerektiğinde bunları takviye etmek büyük önem taşıyor. Hem içten hem de dıştan iyilik hali sağlayan kolajen proteini de bu kaynakların en önemlilerinden biri…

Hazırlayan: Ayşegül Uyanık Örnekal

Vücutta en çok bulunan proteinin kolajen olduğunu biliyor muydunuz? Bu protein; cildin, kasların, kemiklerin ve tüm bağ dokusunun ana iskeleti oluyor adeta. Ancak kişi yaş aldıkça, vücudu daha az kolajen üretiyor. Bunun sonucunda da kaz ayakları ve kırışıklıklarla başlayan ilk yaşlanma belirtileri, gözle görünür hale geliyor. Kolajenin sadece cildin dış katmanında gözle görülür bir düzelme sağlamakla kalmayıp, içeriden iyileşmeye de yardımcı olduğunu belirten Biyokimya Uzmanı Dr. Ayşegül Çoruhlu, “Kliniklerde uygulanan cilt gençleştirmeye yönelik tedaviler; cildi lazerle, ısıyla ve iğneyle hafifçe zedeleyip, kendini tamir mekanizmasını uyarmak ve bu sayede taze kolajen yapımını arttırmak amacıyla yapılıyor. Cilt dışında eklemler, bağırsaklar ve kemikler de bu proteinden fayda görüyor” diyor.

Doğru beslenerek güzelleşmek mümkün
Cildimiz; 2 m2’lik yüzey alanıyla, dış dünyaya karşı en temel sınırımız. Dolayısıyla günlük hayatta dışarıdan gelen soğuk, rüzgar ve ultraviyole gibi etkilerle tahrişe çok açık oluyor. Bu nedenle de vücudun yapısı hızla zayıflıyor. “Cilt, kendini onarmak için fibroblast isimli hücrelere güvenmek zorunda. Bu hücreler, kolajen dahil cilt için gereken hammaddeleri üretiyor” diyen Dr. Çoruhlu, şöyle devam ediyor: “Tüm hücrelerin fonksiyona geçebilmesi için enerji gerekiyor. Bu, yiyeceklerden sağlanan ATP enerjisi oluyor. Ancak ATP üreten enerji fabrikalarının yani mitokondrilerin sayısı yaşla birlikte hızla azalıyor. Öte yandan cilt hücrelerindeki mitokondriler, beyin, karaciğer ve kalp gibi diğer önemli organlara oranla çok daha az bulunuyor. Çünkü doğa, acil durumlarda hayatta kalmak için gereken enerjiyi hayati organlara saklayarak, bunu insanın dış güzelliğinden üstün tutuyor. Dolayısıyla, cildin genç kalması için mevcut mitokondrilerin korunması büyük önem taşıyor.”

Doğal kolajen kaynaklarını biliyor musunuz?
Bitkisel beslenme, cilt hücrelerinin beslenmesi için önem taşıyor. Ancak kolajen için hayvansal destek de gerekiyor. Yurt dışında, özellikle de Hollywood ünlülerinin tercihi olan kemik suyu tüketiminin temelinde ise bu yatıyor. Çünkü kemik suyu kolajen içeriyor. Bu gıdaların, mide ve bağırsakta sindirilerek “peptit” adı verilen küçük protein parçalarına ayrılarak vücuda geçtiğini, daha sonra da kolajen oluşumuna katkı sağladığını belirten Dr. Ayşegül Çoruhlu, “Kolajen desteği ürünlerde ise bu ön parçalama zaten yapıldığından, hızlıca hedefe ulaşarak ihtiyaç duyulan yerde yenilenme hammaddesi olarak kullanılıyor” diyor.

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here