Dengede, zinde ve mutlu

iStock 000034808610 Full

Mutlu ve sağlıklı bir yaşamın temelinde bedenimiz, zihnimiz ve çevremiz arasındaki denge var. 5 bin yıllık bir sistem olan Ayurveda bu dengeyi beslenmeden masaja birçok teknikle sağlıyor. 

 

 

 

 

Bedenimiz sadece yediklerimizden etkilenmiyor. Ne yediğimiz kadar ne düşündüğümüz ve hissettiğimizin de çok önemi var. Çünkü tıpkı gıdalar gibi onlar da bedenimiz tarafından sindiriliyor, bazen atılıyor bazen de içeride tıkanıp kalıyor. Hindistan’ın Vedik kültürüne dayanan Ayurveda sistemi, insanoğlunun potansiyellerini üst sınırda gerçekleştirmesine, her yönden dengede ve zinde kalmasına yardımcı oluyor. ABD’de Chopra Center Üniversitesi’nden mezun olan Ayurvedik Yaşam Eğitmeni Ebru Şinik ile Ayurvedik yaşamı, bünye tiplerimizi ve dengenin yollarını konuştuk. 

AYURVEDA KELİMESİ NEYİ İFADE EDİYOR? 
Ayurveda, Sanskritçe bir kelime ve Sanskritçe 5 bin yıl önce Hindistan’da konuşulan kadim bir lisan, aynen Latince gibi. Nasıl ki tıp fakültesine gittiğinizde Latince öğrenmek zorundaysanız, ayurveda uzmanı ya da doktoru olmak için de Sanskritçe’nin bu terminolojisini bilmek gerekiyor. Ayurveda iki kelimeden oluşuyor; “ayur” yaşam, “veda” ise bilim anlamına geliyor. Yani ayurvedanın kelime anlamı yaşam bilimi… Ayurveda, kökeni Hindistan’ın Vedik kültürüne dayanan ve bilincin yükseltilmesine bağlı 5 bin yıllık doğal bir şifa sistemi… 

BU SİSTEM BİZE NE SÖYLEMEK İSTİYOR? 
Ayurveda diyor ki, “Ey insanoğlu, sen sadece et, kemik ve kandan oluşan bu bedenden oluşmuyorsun. Senin sekiz bedenin daha var.” İnsan aslında dokuz bedenden oluşuyor. Birincisi gördüğümüz fiziksel bedenimiz. Fiziksel beden madde ve enerjiden oluşuyor. Zihinsel beden; akıl, zihin ve egodan, ruhsal beden ise ruh ve kollektif enerjilerden oluşuyor. 

Beyaz Saray’ın da doktorlarından olan ünlü tıp uzmanı Dr. Dean Ornish, Chopra Center Üniversitesi Ayurveda Fakültesi’nde dersimize giriyordu. İlk derste şöyle dedi: “Size çok güzel bir haberim var: Genleriniz belirleyici değil.” İşte bu kadar basit. Doğru bir yaşam tarzı ile tüm bedenlerimizi yeniden yaratma şansına sahibiz. Artık şunu biliyoruz; bedenimizde yüz milyar hücre var ve bunların yüzde 98’i bir senede tamamen değişiyor. Ayurvedik yaşam tarzına geçtiğimiz zaman bilinç ve şuur yükseliyor. Bunlar yükseldikçe seçimlerimiz otomatik olarak bilinçli hale geliyor. Beni beslemeyecek, bana faydası olmayacak seçimi artık düşünmüyoruz bile. Yepyeni bir ben yaratıyoruz. 

Ayurveda, insanın tüm bedenlerinde dengede olmadan bütünsel olarak sağlıklı olamayacağını söylüyor. Sadece yediklerimize dikkat ederek, düzenli fiziksel aktivite yaparak bütünsel anlamda sağlıklı olamıyoruz. Zihinsel problemler, stresli bir hayat, anksiyete gibi sorunlar var olmaya devam edebiliyor. Tüm bedenler birbiri ile iletişim içinde olduğundan, fiziksel beden bir yere kadar sağlıklı olsa da diğerlerindeki olumsuz durumdan eninde sonunda etkileniyor. Diyelim ki dünyanın en sağlıklı yemeğini yiyorsunuz; haşlanmış brokoli… Moraliniz de o sırada çok iyi. Sessiz sakin bir ortamdasınız. Yemek yerken kendinizi dinliyorsunuz. Ama bu sırada telefon çaldı ve sizi çok üzecek, sinirlendirecek bir haber aldınız. Bütün vücut kimyanız değişiyor. O brokoliyi yemeye devam ettiğiniz andan itibaren brokoli size zehir olur, direkt toksin yaratır. Çünkü o aşamada enerji bedenin verdiği bilgi devreye girmiştir. 

AYURVEDA’YA GÖRE BEDENLER ARASI DENGEYİ KURMANIN VE KORUMANIN YOLLARI NELER? 
Vedik bilgilere göre dünya beş ana elementten oluşuyor: Ether, hava, ateş, su ve toprak. Bu beş element bütün insanların bedenlerinde farklı oranlarda dağılıyor. Bir ayurveda doktoruna gittiğiniz zaman önce doğuştan sahip olduğunuz bünye tipinize (dosha) bakılıyor. Ayurvedaya göre üç bünye tipi var: Vada, Pitta ve Kapha… Bünye tipleri, fiziksel ve zihinsel bedenlerin birleşimi neticesinde oluşuyor. Dosha denilen bünye tipinin Türkçe karşılığı aslında “fıtrat”. Ayurveda diyor ki, “Doğuştan sahip olduğun bünyeyi bilerek ve o bünyeyi dengeleyici öneriler doğrultusunda yaşayarak tüm bedenlerinde dengede, daha sağlıklı ve mutlu, tatminkar bir hayat yaratırsın.” 

BÜNYE TİPİMİZİ NASIL ÖĞRENİYORUZ? 
Bunu belirlemek için bazı testleri yanıtlamanız yeterli oluyor. Birebir görüşmelerde nabız testi de uygulanıyor. Doğuştan sahip olduğumuz bünye tipi ölene kadar değişmiyor. Ancak yaşadığımız çevre, beslenme tarzımız, fiziksel aktivitelerimiz, duygusal durumumuz, yaşadığımız travmalar ile bünye tipimizde bazı sapmalar oluyor. Ayurveda uzmanı önce bünye tipine sonra da doğal halinizden ne kadar uzaklaşmış olduğunuza bakıyor. Doğal bünyemizden ne kadar uzaklaşırsak fiziksel, zihinsel ve ruhsal hastalıklara da o kadar yakalanıyoruz. Dengede olduğumuz sürece bağışıklık sistemimiz, sinir sistemimiz gibi tüm sistemlerimiz çok iyi çalışıyor. 

Ayurveda’da, kronik hastalıklar olmadığı sürece, mahrumiyet yoktur; denge vardır. Tabii ki bazı gıdalar bazı bünye tiplerinde dengesizlik yaratabiliyor. Bunları danışanlarla paylaşıyoruz. Ama diyelim ki nohutu ya da avokadoyu çok seviyorsunuz ancak bunlar sizin bünyenizi rahatsız ediyor. Ayurveda kişide kıtlık bilinci yaratmamak için bunları günün hangi saatinde, hangi baharatlarla yiyerek olumsuz etkiyi en aza indirebileceğinizi öğretiyor. Aksi takdirde kişiye “yeme” dediğiniz an bilinçaltı devreye giriyor ve daha fazla yiyorsunuz. 

HER ŞEYE RAĞMEN KİLO VEREMEYENLER İÇİN NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?
Eğer fiziksel bedendeki organlarda bir sorun yoksa, tüm sistemler doğru çalışıyorsa, kişi kilo alıyor ve veremiyorsa enerji beden ile ruhsal beden arasında blokaj vardır. Bunları kaldırmak için kadim nefes tekniklerinden, meditasyondan ve affetme tekniklerinden yararlanmak gerekiyor. Affetmek çok önemli. Hayatta affedemediğimiz, kin duyduğumuz ya da affettiğimizi sandığımız halde bilinçaltımızda kalan her şey yaşam amacımızı gerçekleştirme planımızı bloke ediyor. Nefesle ve meditasyonla bu çalışmaları yapabiliyoruz.

FİZİKSEL AKTİVİTE ÖNERİLERİNİZ NELER?
En önemli ve en çok dikkat edilmesi gereken konu omurilik sağlığı… Eğer omuriliğiniz sağlıklı değilse bütünsel sağlık mümkün değil. Değerli bir hocamıza tüm bünye tipleri için en etkili fiziksel aktivitenin ne olduğunu sormuştuk ve şu yanıtı almıştık: “Her sabah erken kalkıp 45 dakika doğada yürüyüş yapmak.” 

AYURVEDİK YAŞAM EĞİTMENİ İLE AYURVEDA DOKTORU ARASINDA HANGİ FARKLAR VAR?
Ayurvedik yaşam eğitmeni hastalık teşhisi yapmaz ama bünyelerini dengelemek isteyenlerle metotlarını paylaşır. Bünye tipinizi, bu tipten sapmalarınızı belirler ve hayat boyu uygulayabileceğiniz, şahsınıza yönelik raporlar paylaşır. Bir de tıp fakültesi kökenli olan ve ayurveda eğitimi almış isimler var. Onlar spesifik hastalıklarla başvuranların ayurvedik tedavilerini yapabilir. 

Formsanté – 2015 Ağustos sayısı
Yaprak Çetinkaya

 

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here