Ana Sayfa Pozitif Dünya bir oyun alanı, bizler de bu oyunun içindeyiz

Dünya bir oyun alanı, bizler de bu oyunun içindeyiz

03022014 pozitif1

Oyunun tuzakları olarak “zannetmeler”den bahsediyorsunuz. Nedir insanın zannettikleri?

Yaşamımız korku kayıtlarımızın duyguları ile örülü ve zannetmeler içinde yaşanıyor. Bu zannetmeler de bizi bir kısır döngü içinde hapsediyor. Ve böylelikle insan kendini dualiter oyunlar içine hep zannederek yaşıyor. Kendimizi iyi insan zannederiz, kötü insan zannederiz, anne zannederiz, baba zannederiz, zengin ya da fakir zannederiz, guru, lider, öğretmen, kral, Mevlana zannederiz. En büyük zannetmelerimiz yönetmek ve kontrol etmektir. Böylece de fark etmediğimiz bu korku duygularıyla çevremizdeki insanları kendimize bağlarız. Aslında bütün etiketlerimiz, korkularımız, endişelerimiz, rollerimiz, inandığımız, doğru olarak kabul ettiğimiz her şey bizim zannetmelerimizdir.

 

Zannetmelerden nasıl kurtulabiliriz?

Bütün bu oyunları bitirdiğimizde de bu tanımlamaların hepsinin geçersiz ve değişken olduğunu görürüz. Yaşam zaten bir zannetme oyunudur. Kendimizin tamlığına, bütünlüğüne inanmadığımız için başkalarının varlığıyla tamamlanacağımızı zannederiz. Bu zannetmeleri fark ettiğimizde önümüze koyduğumuz duvarlar, sınırlar ortadan kalkar ve biz evrenin sınırsız seçenekleri ve sonsuz bolluğu içinde olduğumuzu farkederiz.

 

“Sonsuz Biliş”te “zaman”ın tanımı nasıldır?

Aslolan “AN”dır. Her şey anda eşzamanlı olarak var. Biz dünya düzleminde zamana geçmiş-şimdi-gelecek şeklinde bakarız. Geçmişin bilgisi şimdiyi, şimdi de geleceği oluşturur. Zamanı sadece tek düzlemde algılayan insan eşzamanlılığı, paralel anları (paralel evrenleri) göremez, geçmişte yaşadıklarının geleceği oluşturduğunu bilemez. Aslında geçmiş yaşam dediğimiz şey de geçmişte değil şu an paralel zamanda hala yaşanan zamandır ve bugünü etkiler. Benim için zamanın tek başına bir anlamı yok. Önemli olan insanın bütün yaşadıklarının Lemurya’dan Atlantis’ten getirdiği kayıtlarını bu zamanda dönüştürebileceğini bilmesidir. Bugüne kadar korkularıyla yaşayan insan, korkularını dönüştürdüğünde sonsuz bilişin sınırsız yaratımına geçecektir.

 

Ne yaşanmıştı Lemurya ve Atlantis’te?

Lemurya’da pozitif egoyla toplumun yararına göre yaşanıyordu. Atlantis’te ise bireysellik ön plana çıktı. Negatif egonun etkisinde bir yaşam başladı. Atlantis’in negatif egosu önce Lemurya’yı kontrolü altına aldı, sonunda da Büyük Tufan’a sebep oldu ve sonrasında perde arkasındaki uzay iyice ortaya çıkarak Atlantis’in batış anında Büyük Tufan’dan insanları kurtararak kendini ön planda ortaya koymaya başladı. Artık oyunun yönü kurtarma ve kurtarılma üzerine yoğunluk kazandı. Dünya alanında artık kurtarma ve kurtarılma enerjileri ile oyun devam ediyor.

 

İnsanlık oyunun hangi aşamasında?

Zaman, büyük dönüşüm zamanı. Artık bir yol ayrımındayız. Önümüzde iki seçenek var: İnsanlık ya Deccal’e bağlanacak ya da kendine özüne. Özüne bağlanan sevgi enerjisiyle varlığını sürdürecek, bağlanamayan Deccal’in kölesi olacak.

 

Yazı: Özgü Elvan YILMAZ

Pozitif Dergisi Sayı 3

 

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here