• ✓ Doğruluğu kontrol edilmiş makale
Motivasyon ve Nefes Koçu Tuğçe Sabaz

İçimizdeki üretkeni çıkartın!

icinizdeki-uretkeni-cikarin

Zaman akıp geçiyor, hayatın koşuşturması içerisinde hep bir şeyler eksik kalıyor hissi yaşayabilirsiniz. Bunun sebebi ev, iş, çocuk (evcil hayvan) üçgeninden artakalan zamanda hayatta hiçbir şey üretemediğinizi düşünmeniz. Oysa ki üreten insanlara baktığınızda, onların en büyük başarısı çok çalışmaları değil, planlı ve sistemli çalışıyor olmaları.

Yazı: Irmak Yaşar

Üretkenlik benim üzerinde en çok çalıştığım konulardan biri çünkü hep “ayık olmayı” gerektiriyor. Ne demek ayık olmak? Biraz açıklayayım; hayatta hiçbir şeyin bir kere yapınca olmadığını anladığımdan beri, hem çok rahat ettim hem de biraz strese girdim. Sonra da bunu dengelemeyi öğrendim. Mesela egzersiz, bir defa yapınca muhteşem bir vücuda kavuşmuyorsun ama yılmadan bıkmadan yapabildiğin kadar yaptığında belki hemen olmuyor ama sonunda bedeninle barışıyor ve onun sana verdiği cömert karşılığı görüyorsun. Ve egzersiz yapmak sana yemek yemek, su içmek kadar doğal geliyor (öyle zaten). üretkenlik de böyle bir şey; bir günde kafandaki işlerini hallettiğinde sadece o günün üretken oluyor ama sen bunu alışkanlık haline getirip yapabildiklerini kendini tüketmeden yapmaya gayret gösterdiğinde, aylar yıllar sonunda üretken bir insana dönüşüyorsun. Ve gelelim tekrar ayık olmaya, her şeyde olduğu gibi üretkenlikte de tuzaklar var. Mesela bahaneler, mükemmelliyetçilik, erteleme, oyalanma, kendini kandırma; daha sayayım mı? üretkenlikle aranda duranları sen içinden bilirsin ama bir de Motivasyon ve Nefes Koçu Tuğçe Sabaz’dan öğrenmeye ve bunları ortadan kaldırmaya başlayabilirsin.

KENDİMİ TÜKETMEDEN NASIL ÜRETKEN ÇALIŞABİLİRİM? *

Hiç şunu merak ettiniz mi? Dünyanın en başarılı insanları nasıl bu kadar çok şey üretebiliyor? Bazıları nasıl 7/24 çalışmaya devam edebiliyor? Bunun arkasında bilmediğiniz bir gerçek var. Onlar çok çalışmıyor, akıllı çalışıyor. Çünkü kendimizi çok zorlayıp günde 10-14 saat çalışırsak en sonunda tükenmişliğe gidiyoruz. Kendimizi tüketmeden üretken çalışmanın sırrı ise: DİNLENMEK. Evet, bilgisayarlar pek çok programı aynı anda aralıksız çalıştırabiliyor. Ama bizim beynimiz ve bedenimiz buna uygun değil. Bu yüzden çalışırken akıllı ve etkin aralar vermek son derece önemli. üretkenlik konusunda yığınla araştırma, yığınla taktik ve yöntem var. Peki bu stratejilerin hepsi herkeste işe yarıyor mu? Elbette hayır. Biri için işe yarayan bir başkasında yaramayabiliyor. Ama burada bahsedeceğim altı strateji kesinlikle bir başlangıç noktası oluşturacak. Kendi hayatımda kullanıyorum. Ve üretkenliğimi iki-üç katına çıkarıyor. Ve bu altı stratejiyi DİNLEN kelimesinin baş harfleriyle eşleşecek şekilde oluşturdum.

D-DEĞERLENDİR *

Günlük programını değerlendir. Akıllıca planla. Yani programının içine mutlaka vereceğin araları da dahil et. Çünkü nerede ve ne zaman spesifik aksiyon alacağını netleştirdiğinde, hedefine ulaşma olasılığını katlıyorsun. Mesela ben genellikle 90 dakika çalışma, 15 dakika mola şeklinde organize oluyorum.

İ-İŞARETLE *

Yapacaklarınızın hepsini, aralar dahil, takviminize işaretleyin. Çünkü nereye yönleneceğiniz net olmayınca önemli olan hiçbir şeyi yapmadan gün bitiyor. Tavsiyem günlük planınızı yaparken üçten fazla proje almayın. Listeye eklemekte bir sıkıntı yok. Ama zaman yetmediği için tamamlanmayan görevler sizi yalnızca başarısız hissettirir. Program takip için önereceğim ücretsiz uygulamalar ise Asana, Trello ve Google Takvim.

N-NEŞELEN *

Neşe her zaman size daha çok enerji verir. Yaratıcılığınızı artırır. Böylece daha çok şey üretirsiniz. Bunun için molanızın hakkını verin. Yani molada e-postanıza veya mesajlarınıza bakmayın. Çünkü bu esnada zihniniz yine çalışıyor. Dolayısıyla tükenmişliğe kucak açıyorsunuz.

L-LEHİMLE *

Günlük planınızı sizi neşelendiren, enerjinizi yükselten şeylerle lehimleyin. Yani birleştirin. Mesela egzersiz yapmak neşenizi çok hızlı yükseltir. Çünkü dopamin ve seratonin salgılarsınız. Harward Medical’dan John Retey’in dediği gibi “Egzersiz beden için değil, beyin içindir”. Dolayısıyla modunuz yükselir, canlılığınız artar, dikkatiniz canlanır kendinizi daha iyi hissedersiniz. Bunlar da üretkenliğin yapıtaşları. 10-15 dakikalık molalarınızda dans edebilirsiniz, kısa bir yoga serisi veya crossfit dahi yapabilirsiniz. Ben Leslie Sansone’un 10-15 dakikalık evde yürüyüş videolarını yapıyorum. Youtube’dan ulaşabilirsiniz.

E-ETKİNLEŞTİR *

Suyun gücünü etkinleştirin. Yukon’s Human Performance Laboratory’de yapılan araştırmalar gösteriyor ki susuzluk konsantrasyonu, hafızayı olumsuz etkiliyor, modu düşürüyor ve baş ağrısı yapıyor. Dolayısıyla üretkenliğimiz azalıyor, tükenmişlik ve anksiyeteye adım adım giriyoruz. Öyleyse çalışırken mutlaka koca koca bardaklarla su içmeyi unutmayalım. Ben çalışırken bir kağıdın üstüne sekiz kocaman bardak resmi çiziyorum. Her içtiğim bardakta içine tik atıyorum. Bu hem beni motive ediyor hem de takip etmemi sağlıyor.

N-NETİCELENDİR *

Enerjini topladıktan sonra tekrar geri dön. Kaldığın yerden devam et ve projeni bitir. Ve her gün sonunda bitirdiğin projelerin kutlamasını yapmayı unutma. Mesela yüz masajı yapmak, spa kıvamında banyoyu hazırlayıp rahatlamak.

Gün içerisinde tonlarca şey yapıp, yine de yeterince şey yapamadığımızı neden hissederiz?

Aslında bu toplumsal bir algı. Daha çok şey yaparsak, daha çok yoğun olursak, daha çok oradan oraya koşturursak daha değerli ve önemli hissediyoruz. Ama bunu sürekli yapmak mümkün değil. Çünkü daha çok şey üretmek için dinlenmeye ihtiyacımız var. Harward Business Review’a göre yüksek performanslı sporcular, yazarlar ve müzisyenler dahil olmak üzere yalnızca çok az kişi dört-beş saatin üzerinde odaklanabiliyor. Dolayısıyla dinlenmek için, kendimizi, bedenimizi ve zihnimizi beslemek için zaman yaratmamız gerekiyor. Yoksa yaptığımız şeyin makarna süzgecini su ile doldurmaya çalışmaktan bir farkı yok. Yani kaybedeceğimiz bir oyunu oynarız. Bunun için de yapılacaklar listemizde daha az şey olması gerek. Şimdi bunu öğrencilerime söyleyince hemen korkuyorlar. “Nasıl yani işlerimi yapmayayım mı?”. Hayır onu demek istemiyorum. Yalnızca önemli olanları yapın. Yani sizi istediğiniz sonuçlara ulaştıracak şeyleri daha çok yapın. Kalanları yapmazsanız kıyamet kopmayacak. Ayrıca şu bir gerçek her bölündüğümüzde tekrardan odaklanmamız 25 dakikamızı alıyor. Bir saat içinde üç-dört defa bölündüğünüzü düşünürseniz neredeyse hiç çalışmıyor gibi oluyorsunuz. Özetle tüm bölücüleri ortadan kaldırıp, çok değil akıllı çalışmaya başladığınızda zaten daha az çalışıyorsunuz ve daha çok üretiyorsunuz. Bir de üstüne kendinize ayıracağınız zamanınız kalıyor. üretkenliğe engel olan faktörler nelerdir? Yaptığınız işte yüksek standartlarınızın olması son derece motive edici ve güzel. Ama mükemmelliyetçilik yalnızca hayallerinizi öldürür. Ne yazık ki hiçbirimizin mükemmelliğe bağışıklığı yok. Burada işleri düşük kalitede yapmaktan bahsetmiyorum. Elbette elinden gelen en iyi performansı göstermelisin. Ama sürekli düzeltme, sürekli revize etme, sürekli “o mu, yoksa bu mu?” diye kararsızlıkta kalma ertelemekten başka bir şey değil. Ertelemek de üretkenliği baltalayan en etkili faktörlerdendir.

Evden çalışırken yapılacaklar listesi kontrol dışına çıktıysa neler yapabiliriz? Planlarımızı gerçekleştirmek için üretkenlikten nasıl faydalanabiliriz?

Bir tarafta hedeflerinizi ve hayallerinizi gerçekleştirmek için yapmanız gerekenler, katıldığınız eğitimlerin ödevleri ve okumaları, diğer tarafta yemek pişirme, çocuklara bakma, genel ev düzenini yürütme… Sonuç ise kirli sepetindeki kirlilerden daha hızlı artan yapılacaklar listesi. Böyle durumlarda hayattan istifa ediyorum departmanını aramadan önce odaklanmanız gereken tek bir şey var: Şu an hayatınızda sizin için neyin önemli olduğunun farkına varmak. Çünkü sizin için neyin önemli olduğunun farkına vardığınızda önemli olmayanları hayatınızdan çıkarmak çok daha kolay oluyor. Yapılacak şey ise son derece basit: Adım-1: Günün en verimli ve bölünmeden odaklanabileceğiniz zamanınızı kendiniz için gerçekten önemli olan işlere ayırmak. İş listenize bakın. Hayalleriniz ve hedeflerinizle ilgili yapılacakların yanına “Ö” harfini koyun. Ve biri incinmedikçe, hastalanmadıkça asla ama asla bunlara ayıracağınız zamandan feragat etmeyin. Adım-2: Hayatınızdan bölücüleri çıkarın. Sosyal medya, gereksiz aramalar ya da belirlediğiniz önemli amacınıza hizmet etmeyen işler. Mesela yemek ve temizlik için birisinden destek alabilirsiniz. Ve bunu yapmadığınızda aslında çok büyük bir bedel ödüyorsunuz. Bu da zaman kaybı. Sonuç: üretkenliğiniz artacak. Önemli işlerinizi rahatça bitireceksiniz. Kendinize güveniniz ve yaratıcılığınız artacak.

ÜRETKENLİĞİ EN ÜST DÜZEYE NASIL ÇIKARABİLİRİZ? *

Neye cevap verdiğinizi bilinçli bir şekilde seçerek… E-postalarınız, whatsapp mesajlarınız, sosyal medya yorumlarınız yerine yaratıcı hayallerinize cevap verin. Aslında biz kendimizi, potansiyelimizin altında performans göstermek için programlıyoruz. Elbette bunu farkında olmadan yapıyoruz. Sürekli telefonlarımızı kontrol ediyoruz, e-postalarımıza bakıyoruz, zırt pırt arayanlara cevap veriyoruz ya da delege edebileceğimiz işleri kendimiz yapmaya kalkıyoruz. Ve böylece odağımızı bölüyoruz ve bizim için asıl önemli olan işi yapmıyoruz. üretkenliğinizi en üst seviyeye çıkarmak için yapmanız gereken zamanınızın, odağınızın ve enerjinizin kontrolünü geri almak. Yani bir e-postaya anında cevap vermezseniz asla dünyanın sonu gelmeyecek, Covid-19’dan daha ciddi bir virüs çıkmayacak ya da 25 sene daha pandemide kalıp evimizde oturmayacağız. Ve şimdi bahsedeceğim üç adım hayatınızdaki üretkenliği maksimum seviyeye çıkarmak için size yardımcı olacak.

ADIM-1:
YARATICI İŞİ İLK ÖNCE YAPIN *

Ve bence bu pek çok kişinin yaptığı bir hata. Herkes küçük şeyleri önce yapıp listeyi eritmek istiyor. Ama bu yalnızca beyninizin en aktif, en yaratıcı ve en üretken olduğu zamanı harcamak. Sabah uyandığımızda muhteşem bir yaratıcı gücümüz oluyor. Bunu neden ıvır zıvır, bir şeye yaramayan işler için boşa harcayalım ki. Kendimden biliyorum, enerji depom dolu olduğu için de normalde 8-10 saatte yapacağım bir işi iki-üç saatte rahatlıkla bitirebiliyorum.

ADIM-2:
TÜM HAYATINIZI UÇAK MODUNA ALIN *

Postaları, gelen aramaları göz ardı etmenizden bahsetmiyorum. Çünkü bu yalnızca regl esnasında dolapta duran koskoca bir profiterollü pastayı göz ardı etmeye çalışmak gibi olur. Demek istediğim filtrelemek. Yani iş listenizdeki bir şeye odaklanırken tüm bildirimleri kapatın, eşiniz ve çocuklarınız evdeyse kapınızı kapatın. Onlara x-y saatleri arasında sizi rahatsız etmemeleri gerektiğinin net bilgisini verin.

ADIM-3:
GÖREVLERİ NETLEŞTİRİN VE KÜÇÜLTÜN *

Diyelim kitap yazıyorsunuz. İş listenize “kitap yaz” diye bir adım eklediğinizde önünüzde üretkenlik açısından ciddi bir problem var. Çünkü koca bir kitap yazmak bazen senelerce sürüyor. Kitabınızın hangi bölümünü yazacaksınız? Bunun için araştırma mı yapacaksınız? Ya da kitabın düzenlemesini mi yapacaksınız? Demek istediğim işinizi net ve en küçük adımlara bölerek planlayın. Mesela;

◗ 9.30-10.30: Kitabın x bölümü için araştırma yap.

◗ 12.00-12.30: Kitabın 105-115 sayfaları arasının düzeltmelerini yap.

4 DAKİKALIK ÜRETKENLİK ARTTIRAN İPUCU *

Hayatımda yaratmak, öğrenmek, görmek ve keşfetmek istediğim çok fazla şey var. Süper üretken olmayı, 10’da yatıp 5’te kalkmayı ben de çok isterim. Ama öyle günler oluyor ki sabahın birinde Netflix’e düşmüş yeni fantastik dizilerin en son bölümlerini izlemek ya da geç saatlere kadar süren arkadaş zoom geyiklerine dalmak da istiyorum. Ve yapıyorum da. Ama üretkenlikle işlerimi de yönetiyorum. Nasıl mı? Yalnızca üç-dört dakikamı alan bir metodla.

Gününü bir gün önceden planlamak: Çoğu kişi bunu yapmıyor, günü akışına bırakıyor. Ben mesela her pazar ilk olarak haftamı programlıyorum. Yani takvimime yüklediğim seanslarıma, görüşmelerime, toplantılarıma bakıyorum. Haftamın hedeflerini belirliyorum. O hafta teslim etmem gereken işleri çıkarıyorum. Sonra hepsini günlük takvimime mola zamanlarımı düşünerek ilave ediyorum. Takvime alışveriş, yemek, kuaför gibi işten görülmeyen ama zamanımı alan şeyleri de ekliyorum. Sonrasında da her gün bir sonraki günün planının üzerinden geçiyorum. Programıma eklediğim her iş için ön gördüğüm bitirme zamanlarımı da yazıyorum. Evet bazen daha uzun sürüyor bazen de daha kısa. Ama bu basit plan günümü üretken bir şekilde yönetmemi ve kendime bilinçli bir şekilde zaman ayırmamı sağlıyor. Sonuçta da ne kadar çok iş olsa da ben kendimi tükenmiş hissetmiyorum.

ÜRETKEN OLMAK İÇİN GÜNLÜK HAYATIMIZDA NELERE DİKKAT ETMELİYİZ? *

Bunun için yalnızca iki adım uygulamanız yeterli: Düzenle ve buda. İlk adım için yapmanız gereken tek şey bir not defteri ve bir kalem almak. Aklınıza gelen tüm yapılacak şeyleri, önemli veya önemsiz fark etmez, her şeyi yazın. İkinci adım ise bunları budayın. Budamayı bitkilerdeki işe yaramayan, kurumuş dalları kesmek gibi düşün. Bu dalları kestiğinizde bitki daha sağlıklı olur. Ve üretkenliğinizin sağlığını iyileştirmek için de aynı şeyi yapacaksınız. Peki budarken neye dikkat edeceğiz? Hayallerinizi ve hedeflerinizi gerçekleştirmenin önünde duran her şey budanacak. Önemsiz ama yine de yapılması gereken işler için neler yapabilirsiniz düşünün. Mesela ev temizliği, alışveriş ve yemek. Toplu yemek yapabilirsiniz. Bir yardımcı tutabilir ya da diğer ev sakinleriyle iş bölümü yapabilirsiniz.

Sonuçta en anlamlı, en güçlü, en yüksek hedeflerinize ulaşmanıza yardımcı olacak aksiyonlar, hep ilk olarak yapılacaklar. Ve bu dört filtreleyici soruyla neyin kalıp neyin budanacağının ayrımına rahatça varabileceksiniz.

  1. Bu projeyi yaptığımda bunun karşılığı ne olacak?
  2. Bu hedefimi gerçekleştirdiğimde hayatımı duygusal zihinsel, ruhsal ve fiziksel olarak nasıl etkileyecek?
  3. Bu projeyi bitirmek çevremdekileri nasıl etkileyecek?
  4. En önemlisi bunu gerçekleştirmek için hayatımdan neleri çıkarmalıyım? Nelere sınır koymalıyım? Neleri delege etmeliyim?

Filtreden geçmeyen listeden budanacak demektir.

İLGİLİ İÇERİKLER

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here