Işıltı saçan ifade…

Bitkin cildiniz, sürekli yorgun gözüken yüzünüz sizi olduğunuzdan yaşlı gösteriyorsa, canlılık ve ferahlık sağlayacak bir uygulamaya ihtiyacınız var demektir.

Hazırlayan: Elif Gürsoy

Mevsimlerden, içtiğiniz suya, yaşadığınız strese kadar her şey cildinizde istenmeyen etkiler yaratabiliyor. Ne kadar temizleyip nemlendirseniz de bazı durumlar yaptıklarınızın işe yaramasını engelliyor. Haliyle birtakım uygulamalar veya teknikler kaçınılmaz oluyor. Cansız gözüken cildinizi düzenli olarak temizleyip nemlendirirken, ışık dolgusuna şöyle yandan bir göz kırpabilirsiniz. Dermatoloji Uzmanı Dr. Evrim Pınar Güzel’e yönelttiğimiz soruların cevaplarına okuyarak, belki yeni yılda kendinizi tazelemek istersiniz!

Işık dolgusu nedir? Amacı ve uygulama tekniklerinden bahsedebilir misiniz?
Işık dolgusu; içeriğinde “resilient” hyalüronik asit bulunduran, cilde ışığı yansıtma kapasitesini geri vermek için üretilmiş mezoterapi ve dolgu tekniklerini birleştiren bir yöntem. Işık dolgusunu diğer dolgu maddelerinden farklı kılan en önemli nokta içeriği. Bu içerik, hyalüronik asit ve yeniden yapılandırma kompleksinden (sekiz amino asit, üç antioksidan, iki mineral ve bir vitamin) oluşuyor. Amino asitler, vitamin ve mineraller hücre korunması için yeniden yapılanma ve hücre yenilenmesini sağlıyor. Işık dolgusu cildin nem ve elastikiyetini arttırıyor, canlandırarak parlatıyor. İki farklı formu var. Bunlardan biri göz altına uygulanıyor. Hatta bazen göz altı ışık uygulaması olarak da anılıyor. Diğeri ise yüz, boyun, dekolte gibi alanlarda ışıltı etkisi oluşturmak amacıyla kullanılıyor.

Özellikle 30’lu yaşlardan sonra cilt nasıl bir döngü içine giriyor? Neler, nasıl değişiyor?
30’lu yaşlardan sonra cildin kendini yenileme süreci yavaşlamaya başlıyor. Eskisine oranla daha kurulaşıyor ve elastikiyet kaybı görülüyor. Göz, ağız çevresinde ilk ince çizgiler belirmeye başlıyor. Cilt artık eskisi kadar sıkı ve pürüzsüz olamıyor. Yaşlanma sürecinde hücreler arası sıvılarda bulunan hyalüronik asit miktarı da azalıyor. Daha gergin ve dinamik bir görünüm sağlayan bu sıvının azalması sonucu daha kırılgan, esnekliği kaybolmuş ve kırışmaya müsait bir cilt ortaya çıkıyor. Hyalüronik asit vücutta üretilen ve derimiz için olmazsa olmaz bir madde. Ancak tıbbi araştırmalar, gıdalarla alınmasının yeterli olmadığını ve üretim hızının yavaşladığını gösteriyor. Bu durumun düzeltilebilmesi için cilde dışarıdan, yeterli miktarda hyalüronik asit verilmesi gerekiyor.

Belli periyotlarla tekrar edilebilen bir uygulama mı? Ne kadar süre sonra yenilebiliyor?
Göz altı ve yüz, boyun, dekolte uygulamaları farklılık gösteriyor. Göz altı uygulaması özellikle gözyaşı oluğu ile göz çevresi deformasyonu için öneriliyor. Uygulama tekrarları hastanın durumuna, cildinin kalitesine, beslenmesine, yaşına, genetik yapısına bağlı olarak 9-12 ay arasında değişebiliyor. Yüz, boyun, dekolte için de üç dört hafta aralıklarla üç seans öneriliyor. Birinci seanstan itibaren gözle görülür sonuçlar ortaya çıkıyor. Kişi, sonuçları birkaç gün içinde görmeye başlıyor. Her enjeksiyonda olduğu gibi morarma ve şişme nadiren de olsa oluşabiliyor. Bu yan etkiler de üç dört gün içinde kayboluyor.

Işık dolgusu ile göz altı ışık dolgusu uygulamasında ne gibi teknik farklar var?
Göz altı ışık dolgusunu, göz altında oluşan problemleri gidermek veya azaltmak için sadece bu bölgeye özgü olarak geliştirilmiş, içeriği itibarıyla normal dolgulardan birçok konuda farklılık gösteren bir dolgu çeşidi olarak tanımlayabiliriz. Çapraz/yarı çapraz bağlı hyalüronik asit içeriğinin yanı sıra sekiz amino asit, üç antioksidan, çinko, bakır ve B vitamini ile ciltte yeniden yapılandırma sağlıyor. Uygulanan bölgeye anestezi verilerek, hasta konforu ile birlikte işlem kolaylaşıyor. Işık dolgusu ise özel içeriği sayesinde cilt nemlendirilmesi, antioksidan koruma, hücre yenilenmesi ve yeniden yapılandırılmasını hedefleyen bir mezoterapi yöntemi. Yüz, boyun, el üzeri ve dekolte bölgesinin gençleştirilmesi, onarımı ve yenilenmesi konusunda yardımcı oluyor.

Uygulamanın ardından kişi iyileşme süreci ve sonrasında cilt bakımında nelere dikkat etmeli?
Uygulama öncesinde kan sulandırıcı ilaçlar, vitaminler, yeşil çay, ginseng gibi ek gıda alımından kaçınılmalı. Aksi takdirde morluklar oluşabiliyor. Uygulamadan sonra güneş ışınlarından korunmalı, sauna hamam gibi sıcak ortamlardan kısa süre uzak durulmalı.

Bu uygulamayı yaptıracak kişiler, uzman seçiminde hangi noktaları göz önünde bulundurmalı?
Hastalar kendilerine kullanılan dolgu maddesinin markasını doktoruna mutlaka sormalı, ucuzunu değil en kalitelisini tercih etmeli. Kullanılan dolgunun LOT numarası ve son kullanma tarihini içeren bandrolünü doktorundan istemeli. Ayrıca uygulamayı yapacak kişi mutlaka uzman doktor olmalı. Aksi takdirde başarılı sonuçlar elde edilebilmesi mümkün değil. Dolgular açısından ideal sonuçlar tecrübe gerektiriyor. Dolguların uzman doktor harici kişilere yaptırılması ve içeriğinin ne olduğu bilinmeyen dolgu maddelerinin uygulanması kötü sonuçlara neden olabiliyor. Bu nedenle dolgu yaptırılacak doktor ve dolgu seçilirken, çok dikkatli olmak gerekiyor.

Dr. Evrim Pınar Güzel

Hangi etkenler ciltte hasar oluşmasına yol açıyor?
Yaşla birlikte metabolizma değişiyor, ciltte yağ bezleri daha az çalışıyor. Özellikle kolajen ve elastin liflerin yıkım hızları artıyor. Bu gibi nedenlerle cilt, esnekliğini ve nemini yitirmeye başlıyor. İklim değişiklikleri, rüzgar, soğuk, güneş ışınları, sigara kullanımı, hava kirliliği gibi çevresel faktörlerin de etkisiyle cilt çok fazla su veya yağ kaybettiğinde kuruluk ve kırışıklıklar hemen herkeste görülebiliyor.

YORUM YAZIN

Please enter your comment!
Please enter your name here